‘İnternet siber terörü de artırdı’

Özkök, ”Günümüzde ülkeleri korkutan en önemli konu, bilgisayar ağlarının ve İnternet’in ülkenin gelişimini sürükleyen en önemli araç olmasının yanında, yönetilebilir olmaktan çıkarak bir tehdit haline dönüşmesi ihtimalidir” dedi.


Orgeneral Özkök, Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde yer alan ve bugün Harp Akademileri Komutanlığı’nda yaptığı konuşmada, Harp Akademileri’nin TSK içinde en çok önem verdiği kurumların başında geldiğini ifade ederek, özellikle buradan yetişen ve mezun olan subayların kalitesinin yüksek olmasının çok önemli olduğunu düşündüğünü belirtti. Orgeneral Özkök, “TSK’nin bütün birimlerinde kurum vizyonuna uygun yürütülen önemli çalışmalar ağırlıkla bu arkadaşlarımız tarafından hazırlanmaktadır. Bu çalışmaların verimliliği, kalitesi onların bilgi ve yetenekleriyle doğru orantılıdır” diye konuştu. Akademi öğrencilerine, “Geçmiş yıllardan sizlere intikal etmiş ve ‘arşiv’ diye adlandırdığınız dokümanları hangi sıklıkla kullanıyorsunuz?” diye soran Orgeneral Özkök, bu soruyu yöneltmesindeki maksadın, artık ellerindeki geçmiş yıllardan kalan dokümanların şu anki gereksinimlere yanıt vermediğini vurgulamak olduğunu söyledi.


Orgeneral Özkök, şunları söyledi:


“Hatta ben şunu da iddia ediyorum; elinizde geçen yıldan kalan benzer dokümanlar bile bugün güncelliğini yitirmiş olmalıdır. Çünkü içinde bulunduğumuz çağ ve yaşadığımız değişim, bırakınız yılları, bir günü ve bazen bir saati bile diğerinden farklı kılmaktadır. Bilginin ve hatta bazen bilinen, geniş çevrelerce kabul görmüş yaklaşımların bile hızla eskidiği bir çağda yaşıyoruz. Dolayısıyla, eskiden akademi öğrencisi için bir servet kıymetinde olan arşivlerin bugün artık çok fazla önemi olduğunu söylemek mümkün değildir.Arşiv sahibi olmayanlar, arşiv sahibi arkadaşlarına göre biraz fazla düşünüyor olabilirler, ancak bu düşünsel zorlanmanın onların araştırma yeteneğine ve yaratıcılıklarına çok önemli katkı sağladığını unutmasınlar. Benim sizlere tavsiyem, eski dokümanlara tabii ki bakın. Ancak onları yargılayın ve kendi düşüncelerinizi mutlaka çalışmalarınıza aktarın. Özellikle iletişim ve bilişim altyapısını teşkil eden İnternet de dahil olmak üzere tüm araçların sunduğu imkanları devamlı olarak kullanın.”Orgeneral Özkök, internetin kullanıcılara sunduğu sınırsız olanakların yanında, çok dikkat edilmesi gereken ve ülkelerin bekasını tehdit edebilecek riskler taşıdığına da dikkati çekerek, şöyle devam etti:“İnternetin gelişmesiyle birlikte psikolojik harekat ve uluslararası siber terörde bir tırmanma yaşanmıştır. İnternet, korkakların insan karalama forumuna dönüştürülmüştür. İnternet ortamından yararlanılarak yapılan psikolojik harekat, hedefi insan, silahı kitle iletişim araçları ve mermisi propaganda ve iftira olan bir tür mücadele yöntemidir. Günümüzde ülkeleri korkutan en önemli konu, bilgisayar ağlarının ve İnternet’in ülkenin gelişimini sürükleyen en önemli araç olmasının yanında, yönetilebilir olmaktan çıkarak bir tehdit haline dönüşmesi ihtimalidir. Çünkü, Ahmet Pekel’in ‘Bilişim Güvenliği’ adlı makalesinde de vurguladığı gibi; ülkelere ait stratejik önemi haiz bilgisayar sistemleri, terörist eylemler yoluyla vurulabileceği gibi siber saldırıların da hedefi olabilir ve zarar görebilir. Devlet kurumlarına ait bilgisayarlar, bankacılık sistemleri ve e-ticaret siteleri yoğun siber saldırılara maruz kalabileceği için ciddi tehdit altındadır. Ayrıca, İnternet yoluyla yayılan fikirlerin, ülkelerin dokusu ve bekası üzerindeki etkisi de gittikçe artmaya başlamıştır. Bazı ülkelerde yaşanan yönetim değişikliklerinin altyapısı İnternet yoluyla hazırlanmıştır.Bu sebeple, sizin yaptığınız sanal ortamdaki çalışmaların bir şekilde dünya üzerinde hızla yayılması yüksek bir ihtimal dahilindedir. Bu noktada, ürettiğiniz dokümanların doğruluğu, kalitesi ve özgünlüğü çok önemlidir. Bundan dolayı ortaya koyacağınız her çalışma yüksek standartlarda hazırlanmalıdır. Aksi taktirde, yapılan çalışmalar ‘akademik’ sıfatlamasını alamaz. Bunun için, bilgi devrimi tüm yönleriyle birlikte anlaşılmalı ve özellikle eğitim sistemimizdeki uygulamalara yansıtılmalıdır.”


“ASİMETRİ YARATACAK FİKİRLERDEN ÜRKMEMEK GEREK”


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, “asimetri yaratacak fikirlerden ürkmemek” gerektiğini belirterek, “uygarlığın, karşı fikirlerin çarpışmasıyla geliştiğine” dikkati çekti ve “Çok aykırı fikirlerle karşılaşabilirsiniz, hele bu fikirlere ‘vatan haini bir düşünce’ gibi çok iddialı bir önyargı ile yaklaşırsanız, fikirlerden istifade marjını daha başlangıçta sıfırlamış olursunuz” dedi.


Orgeneral Özkök, “Ne yazık ki son yıllarda çoktan seçmeli imtihan usulleri, bir iki neslin hareket tarzı yaratma kabiliyetini yok etmiş, hepsini lider değil, tabi yapmıştır” görüşünü dile getirdi.


Orgeneral Özkök, Harp Akademileri Komutanlığı’nda yaptığı konuşmada, İspanya’nın Bilbao kentinde modern mimari yapıtlarından biri olan “Guggenheim Bilbao Müzesi”nin inşa hikayesinden örnek verdi.


Orgeneral Özkök, şöyle konuştu:


“ Bu süreci anlatan mimar ve mühendislerin anlatımlarındaki şu hususlar çok dikkat çekicidir;


– Böyle bir yapıyı tasarlayabilmek için “düşünce seansları” uyguladık.
– Daha önce hiç kimsenin uygulamadığı bir yaklaşım denedik.
– Sıra dışı mühendislik yöntemleri uyguladık.
– Bilgisayar olmasaydı herhalde böyle bir yapıyı tasarlayamazdık.
– Bilgisayar çizimlerinden sonra bilginin etkin biçimde dağıtımı çok önemliydi.
– Kağıt üzerinde her şey inşa edilebilir, ancak uygulama bambaşka bir şeydir.


Bu altı husus, gelecekte çok önemli görevler üstlenecek ve karmaşık problemleri çözmek durumunda kalacak siz genç arkadaşlarım için önemli mesajlar içermektedir. Bir atasözü vardır; ‘Bir deli kuyuya bir taş atmış, 40 akıllı çıkaramamış.’ Bu sözün tersi bir yaklaşımla, bazen problemlerin çözümünde bir deliye de ihtiyaç duyulabilir. 40 akıllının bile karmaşa içinden doğru çözümü bulmak için yeterli olamadığı bir durumda, içinizden birinin aklına gelen ve sizlere başlangıçta oldukça sıra dışı gelen bir fikir çözümün anahtarı olabilir.


Bu bağlamda benim sizlere tavsiyem, hiçbir zaman herhangi bir konuda ileri sürülen bir fikre karşı ön yargıyla hareket etmeyiniz. Çok aykırı fikirlerle karşılaşabilirsiniz, hele bu fikirlere ‘vatan haini bir düşünce’ gibi çok iddialı bir önyargı ile yaklaşırsanız, fikirlerden istifade marjını daha başlangıçta sıfırlamış olursunuz. Asimetri yaratacak fikirlerden ürkmeyiniz. Bazen onlara bakar yanlış, bazen de çok doğru olduğumuzu anlayabiliriz. Unutmayınız ki uygarlık karşı fikirlerin çarpışmasıyla gelişmiştir. Müsademe-i efkardan, barika-i hakikat doğar. Yenilikler hep karşı fikirler sayesinde ortaya çıkmıştır.


Bir İngiliz tasarımcısı olan Ross Lovegrove ’21. Yüzyılı Tasarlamak’ konulu sunumunda öğrencileriyle ilgili şunları söylemektedir; ‘Öğrencilerime bakıyorum. Çok zeki ve yetenekliler. Ama bunları kullanmak akıllarına gelmiyor. Çünkü öyle bir sistemde yetiştirilmişler. Geçen sene bir öğrencim yalvarıyordu. ‘Siz fikir verin, ben ne isterseniz yapacağım’ diye. Fikir vermedim. Önce zorlandı, sonra çok güzel fikirler bulup uyguladı. Eksiklik burada. Yapamamakta değil. Yapmamakta. Yanlış alışkanlıklar kazandırılmasında. Ne yazık ki, bizde de son yıllarda çoktan seçmeli imtihan usulleri, bir iki neslin hareket tarzı yaratma kabiliyetini yok etmiş, hepsini lider değil, tabi yapmıştır.”


Orgeneral Özkök, çağdaşlığın temel göstergelerinden birinin ”problemi tanımlamak, analiz etmek ve aşmak” olduğunu belirterek, ”Bizler, önümüze sürekli çıkacak engellerin, öncelikle ana çerçevesini tanımlayabilmeliyiz. Daha sonra, tüm yönleri ile önyargıdan uzak olacak şekilde tartışabilmeliyiz. Bu arada bizi hedeften uzaklaştıracak ‘çeldiricilere’ sapmadan problemi çözebilmeli ve engelleri aşabilmeliyiz” diye konuştu.


Bu sürecin, sistemleri işler tutan ve ileriye götüren basit ancak çok önemli bir sosyal işlev olduğuna dikkati çeken Özkök, “yoksa birbiriyle boğuşan ve meselenin çevresinde dolaşanların ayakta kalamayacağını” vurguladı.


YENİ GÜVENLİK ORTAMI VE TÜRKİYE’YE ETKİLERİ


Genelkurmay Bakanı Orgeneral Özkök, Türkiye’nin yüzyıllardır dünya üzerindeki diğer ülkelerden çok farklı ve zor bir coğrafyada yaşamak zorunda kalan bir ülke olduğunu belirterek, “Ne yazık ki bu durum tüm beklentilerin aksine Soğuk Savaş sonrası da değişmedi, daha da kötüleşti. Nitekim, bu zor coğrafyada, güvenlik bağlamında kontrol etmek ve yönetmek zorunda olduğumuz parametre sayısında da önemli bir artış olmuştur” dedi.


Orgeneral Özkök, parametre sayısındaki artışın, güvenlik konusundaki yeni yaklaşımların, ülkenin bugünkü güvenlik ihtiyaçları ve askeri alanda yaşanmakta olan değişimin sorunlara Soğuk Savaş döneminin yaklaşımıyla bakmayı olanaksız hale getirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Küreselleşmeyle beraber, ülkelerin etki ve ilgi alanlarının sınırlarında önemli değişmeler olmuştur. Artık etki ve ilgi alanları neredeyse birbiri üzerine binmiş durumdadır ve bu durum ülkeler arası çıkar çatışmalarının temelini oluşturmaktadır. Örneğin, yüzyıllar önce ‘Monroe doktrini’ ile kendi kıtasıyla ilgi ve etki alanını sınırlandıran ABD’nin etki ve ilgi alanının sınırlarını bugün tespit etmek mümkün değildir. Etki alanı günümüzde belki de bütün dünyadır. İlgi alanı ise güneş sisteminin derinliklerine kadar uzanmaktadır. Gelişmiş ülkeler için uzay en önemli ilgi alanıdır.


Bir diğer önemli konu da özelikle 11 Eylül 2001 tarihindeki saldırılar sonrası, bu çıkar çatışmasına ilave olarak dünya üzerindeki bölünmeye doğru yönelme eğilimidir. Soğuk Savaş sonrası dönemde, başlangıçta şüpheyle karşılanan Amerikalı Prof. Huntington’ın gelecekteki çatışmaların; din, tarih, dil ve geleneklerle birbirinden ayrılan medeniyetlerin oluşturduğu fay hatları boyunca meydana geleceğini öngören ‘Medeniyetler Çatışması’ kuramı giderek daha fazla taraftar toplamakta ve bu kuramı doğrular nitelikte gelişmeler yaşanmaktadır. Özellikle, Danimarka gazetelerinde yayınlanan karikatürler sonrası dünyada yaşananlar bu konuda son dönemde yaşadığımız önemli bir gelişmedir.”


Orgeneral Özkök, bir diğer farklı yaklaşımın ise başarılı ve başarısız devlet kavramları olduğunu belirterek, hatta bazı Fukuyama gibi siyaset bilimcilerin, 11 Eylül saldırılarını devlet yetersizliğinin devasa bir meydan okuması olarak kabul ettiğini, ayrıca devlet zayıflığının ulusal olduğu gibi uluslararası boyutunun olduğuna da işaret ettiğini anlattı.


Yine, bazı bilim insanlarının, dünyayı fonksiyonel yani işleyen merkez ve entegre olamamış boşluk olmak üzere ikiye ayırdığına işaret eden Orgeneral Özkök, özellikle savaş bölgelerinin, güç gösterilerinin, asker konuşlandırmanın, tahliye, güvenlik ve barış gücü operasyonlarının her bakımdan sorunlu ve başarısız devletlerin yer aldığı bu boşlukta yer aldığını iddia ettiklerini kaydetti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.