Nur Onur’un gözüyle Frankfurt Film Festivali*

Nur Onur’un gözüyle Frankfurt Film Festivali*

0
PAYLAŞ

Almanya’da Türklerin en yoğun biçimde yaşadığı kentlerden biri olan Frankfurt’ta dokuz yıldır Türk Film Festivali düzenleniyor. 1-8 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen 9. Türk Film Festivali, bu yıl açılışını Türkan Şoray ile yaparken, kapanışını da Kadir İnanır’ın 40. sanat yılı kutlamasına ayırdı. Geçen yıl rol aldığı “Son Cellat” adlı filmin gösteriminde izleyiciyle buluşan usta oyuncuya, sinemaya katkılarından dolayı 40. Sanat Yılı Ödülü, Türkan Şoray’a da Festival Onur Ödülü takdim edildi.

Frankfurt film festivali baştan sona çok renkli geçti. Türkiye sineması odaklı Almanya film etkinlikleri, burada yaşayan Türkler için çok duygusal bir anlam taşıyor. Kendilerini bir anlamda “evlerinde” hissediyor, bu etkinliğe “ev sahibi” gibi katılıyor ve tanıdıkları sinemacılarla buluştukça, sanki ziyarete gelen akrabalarıyla hasret gideriyorlar! Sevdiklerine kavuşuyorlar.

Hüseyin Sıtkı’nın başkanlığında, Serap Gedik ve Dr.Fehmi Akalın’ın koordinatörlüğünde düzenlenen Frankfurt Türk Film Festivali de TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanı sıra, Hessen Eyaleti ve Frankfurt yerel yönetimi tarafından desteklendi. Başka birçok sponsoru da bulunan festival, oldukça geniş olanaklı bir etkinlik. İzleyici ilgisi de hiç azımsanır gibi değil. Festival yönetimi, bu ilgiyi canlı tutabilmek için zengin bir program hazırlamıştı bu yıl.

Yeni yapımlar ilgi gördü

Festivalde yeni yapımlardan “Devrim Arabaları”, “Sıcak”, “Gölgesizler”, “Güz Sancısı”, “Nokta”, “Dinle Neyden”, “Usta”, “Pandora’nın Kutusu”, “Son Cellat”, “Uzak İhtimal”, “Sonbahar”, “Hayat Var”, “Mommo” ve “İki Dil Bir Bavul” gösterildi. Klasiklerden ise Erden Kıral’ın “Bereketli Topraklar Üzerinde”si seçildi. Yılmaz Güney Retrospektif’i “Ağıt”, “Endişe” ve “Sürü”den oluşuyordu. Doğrusu sinema özlemini gidermek isteyen Türkiye kökenliler ya da Türkiye sinemasını bugünü ve geçmişiyle tanımak isteyen Almanyalılar için son derece sağlam bir seçki bu.

Almanya’da yaşayan Türklerin yönettiği filmler de unutulmamıştı. Adnan Köse’nin “Lauf um Dein Leben” ve Sinan Akkuş’un “Evet, Ich will” adlı kurmacalarının yanında, Aysun Bademsoy’un “Ich gehe jetz rein” ve Kamil Taylan’ın “Alt und Fern” adlı belgeselleri programda yer aldı. Avrupa Film Forumu başlığı altında çevre temalı “Earth”, “Beyaz Gezegen” ve “Essen Global” adlı üç belgesel gösterildi.

Festivalin ünlü konukları arasında Türkiye’de film yapımına ilişkin bir seminer veren yönetmen Çağan Irmak, “Usta”nın yönetmeni Bahadır Karataş ve başrol oyuncusu Yetkin Dikinciler, Almanya’da yetişen iki ünlü Türk oyuncu Nursel Köse ve Tayfun Bademsoy, dışında Alin Taşçıyan ve Tunca Arslan’da seminer verdi.

Sultanın kıyafetleri sergilendi

01–08 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen 9. Türk Film Festivali’nde düzenlenen Osman Çetintaş ve Gönül Paksoy’un da önderliğinde hazırlanan Türkan Şoray-Beyaz Perdede Kostümler Sergisi, sanatçının katılımıyla açıldı. Daha sonra Türkan Şoray’a Türk sinemasına katkılarından dolayı Festival Onur Ödülü verildi. Festivalin açılış galasına Şoray ile birlikte bu yılki açılış filmi olan “Devrim Arabaları”nın yönetmeni Tolga Örnek, filmin oyuncularından Vahide Gördüm, Altan Gördüm ve Selçuk Yöntem’in yanı sıra, siyasetten ekonomiye, kültürden sivil toplum temsilcilerine kadar 800’ e yakın Türk ve Alman davetli katıldı. Festival kapsamında biri “Basın ve Sinema”, diğeri de “Alman Sineması’nda Türk Oyuncular” konulu iki panel düzenlendi.

Frankfurt Goethe Üniversitesi Theater-Film und Medien Wissenschaft/Tiyatro-Sinema ve Medya Fakültesi’nde Almanca olarak yapılan ilk seminerin konusu “Çağan Irmak-Türk Sineması” oldu. Genç sinemacılarla bir araya gelen Irmak, Türk sinemasının geldiği noktaya değindi. Alican Sekmeç’le beraber konuşmacı olarak katıldığımız “Sinema ve Gençlik” adlı ikinci seminer de Frankfurt Goethe Üniversitesi Türkoloji Bölümü’nde Türkçe olarak gerçekleşti. Gösterilen ilgi ve birbirinden güzel sorularla adeta dünya ve Türk sinemasına ilişkin merak edilen sorular değerlendirildi iki saat içinde tadına doyulmaz bir sohbet gerçekleşti.

Sunuculuğunu yapmaktan büyük gurur duyduğum festivalin kapanış gecesi ise Kadir İnanır’ın 40. sanat yılı kutlamasıyla sona erdi. Kalabalık bir seyirci topluluğu önünde konuşma yapan İnanır’ın, konuşması sırasında duygusal anlar yaşadığını gözlemledik. Türk sinemasının usta oyuncularından Kadir İnanır, dışarıya yansıdığı gibi hiç de çok sert bir karaktere sahip olmadığını Frankfurt Türk Film Festivali’nde gösterdi. Frankfurt’ta sinema seyircisiyle buluşan Kadir İnanır, “Ben bir Anadolu çocuğuyum. İstanbul’da gurbeti yaşıyorum. Almanya’daki vatandaşlarımızı da en iyi ben anlarım. Onlar dünyanın en güzel ülkesine yıllarca hasret duyarak yaşıyorlar.” dedi.

*Nur Onur, Frankfurt Türk Film Festivali’nde yönetmen, koordinatör, konuşmacı ve sunucu olarak görev aldı.

PAYLAŞ
Önceki makaleUcuz siyaset…
Sonraki makaleİnsan İsterse

BİR CEVAP BIRAK