O zirve hali!

O zirve hali!

0
PAYLAŞ

BİAT EDEN ULUSALCILAR VE SALDIRGANLIĞIN ULAŞTIĞI O ZİRVE HALİ!

Av. Metin Fevzioğlu ve bazı avukatlarla birlikte barolar adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kaçak sarayda ziyaret etmişler. Bu ziyaretten sonra da Metin Fevzioğlu CNN Türk kanalının programına katıldı. Yapmış olduğu ziyareti anlatmak için adeta yanıp tutuşuyordu. Ziyaret gerekçesini anlatmaya başladığında Fevzioğlunun tam anlamıyla nedamet getirmiş olduğunu öğrendik. Bu nedametine de kendince değişik gerekçeler uydurması kaçınılmazdı. O da öyle de yaptı. “Cumhurbaşkanımızı kimseye yedirmeyiz” bağlamında bir çıkışla zaten ne yapmış olduğunu özetledi. Bu haliyle de AKP cenahının güvenine mazhar olabildi! Burhan Kuzu ile o gece program boyunca bir birlerini yalayıp durdular. Eski çekişmelerini unutarak birbirine iltifat üstüne iltifat ettiler. Erdoğan’ın ne hırsızlığı konuşuldu, ne de yolsuzluğu, sadece kahramanlığı anlatıldı. Ulusal kahraman olarak göklere çıkarılıp yerlere indirilmeden tanrılar katına çıkarılarak lanse edildi. Hey gidi geçmiş günler dedirten söylemler arasında bu an yaşanıp geçildi. Akıllarda, sadece insanoğlunun o kaypak, kırılgan hali kaldı. “Demek ki insan denen varlığın algısı ve duruşu duruma göre değişerek renkten renge giriyormuş” dedirtti. Şaşırttı mı? Hayır. Hiç şaşırmadım. “İnsanların kaybedeceği bir şeyleri olduğunda kimlik ya da kişilik önemsiz kalırmış” sözüne o durduğu yerden haklılık kazandırdı(!) Eleştirel bakış açısının yerine biat oturup kaldı. Bize de hayırlı olsun demek kaldı.

Buradan baktığımızda bazı ulusalcı gruplar için darbe velvelesi AKP’ye yedeklenmenin öznesi oldu. Yenikapı mitingiyle başlayan yedeklenme Metin Fevzioğlu ziyaretiyle yeni bir aşamaya evirilmiş de oldu. Ulusalcı cenah bu durumda AKP çizgisine mi geldi yoksa AKP ulusalcı çizgiye teslim mi oldu? Bu tartışılabilir durumda. Bu ulusalcı akıllar, o biat’larına kendilerince çokça gerekçe üretebilirler. Dava adamı, devlet adamı yaftasın yapıştırarak gerekçeler sıralayabilirler! Bunun bir değeri ya da anlamı olur mu? Hayır. Sadece kişilerin nasıl bir ruh hali içinde olduklarını anlamamıza imkan yaratmış oldular. “Ülke çıkarı söz konusu oldum her şey teferruat” kalır diyenlerin ülkeden ne anladıkların sorabiliriz. İnsanlar bu kaygan zeminde omurgasızlıklarına omurga oluşturacaklarını sanıyorlarsa çok aldanıyorlar. Erdoğan, bugüne kadar kimle dost olmuşsa, kimle yan yana gitmişse nerdeyse hepsi hain damgasını yemiş durumda. Bir dönem de bunlar Feto’ya söz söyletmiyorlardı. Şimdi o hain oldu. Siz ne olacağınızı düşünüyorsunuz acaba?
Erdoğan’ın darbe gerekçesiyle yeni açılımlar yaptığını düşünenler sanırım çok yanılmış olacaklar. Erdoğan’ın bu dönemde tek derdi herkesi yedeğine takarak bulunduğu gayri meşru duruma meşruiyet kazandırmaktır. Yasadışı hareketlerine, hukuk tanımazlığına kılıf bulmak. Kaçak Saray’ını herkese kabul ettirmek ve başkanlık sistemi dediği şeyi bir biçimde kabul ettirmektir. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Saray ziyareti o meşruiyeti belli oranda kazandırdı. Metin Fevzioğlu ile bu meşruiyet yeni bir boyut kazandı. Bundan sonra Erdoğan o sarayda çok rahat edecektir. Elindeki o imkanlarla herkesi hizaya koyup OHAL sopasıyla pataklayacaktır.

14 yıldır ülkeyi yöneten AKP kadrosu bütün o yaptıkları politik iğrençlikleri ve pislikleri görünmez hale getirmek için günah keçisi arar oldular! Onu da buldular. Bu güne kadar yağma, talan faaliyetlerine,yaşanan bütün o politik kirliliklere, günah keçisi olarak Feto’yu bulular. O günahlarını Feto’nun tepesine boca ederek, kendilerini aklayarak, temize çıkarmak istiyorlar! Sanki o Feto kadrolarını oralara başka politik yapı getirmiş, onların hiç haberleri yok, oraya onlar yerleştirmemiş gibi davranmaktalar. Bu yapılanlardan kendilerinin hiç sorumluğu yokmuş gibi davranarak yollarına devam etmekteler. Kendilerini o pisliğin dışında göstererek, yeni saldırganlık politikalarına kapı aralayarak yollarına devam etmekteler.

Özgür Gündem Gazetesi’ne ve İMC TV’ye çekilen operasyon tam anlamıyla 90’lı yıllara geri dönüldüğünü açıkça göstermekte. Ragıp Zarakolu ve Aslı Erdoğan gibi gazetecilere saldırmaları, gözaltına almaları ile aslında hangi değerlere saldıracaklarını bize göstermiş oluyorlar. Ragıp yılların gazetecisi olduğu kadar yılların insan hakları savunucusu olarak da yeri bellidir. Siz bu insana saldırıyorsanız amacınızda bir karmaşa var. Feto diyerek devrimci ve demokratlara operasyon çekiyorsunuz demektir. Ulusalcılar Erdoğan politikasına yamanırken ona yükledikleri misyon çerçevesinde aslında kendi geleceklerini karartmaktalar. Bugün Gündem ve İMC TV’ye yarın kime operasyon çekilecek onu bilen var mı?

BİAT EDEN ULUSALCILAR VE SALDIRGANLIĞIN ULAŞTIĞI O ZİRVE HALİ!

BİR CEVAP BIRAK