Çocuk suçluluğunda artış

2000 yılında 122 bin 43 olan asayişe yönelik çocuk suçlarıyla ilgili olay sayısının 2005 yılının ilk 11 ayında 163 bin 867’ye yükseldiği bildirildi. Kötü alışkanlıklara başlama ve suç işleme yaşının küçüldüğü kaydedeldi.


Türkiye Emekli Emniyet Müdürleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından çıkarılan Çağın Polisi Dergisi’nin Aralık 2005 sayısında yayınlanan AKKM Daire Başkanlığı’nda görevli Emniyet Amiri Erkan Yücesan tarafından yazılan makalede, Türkiye’de çocuk suçlarıyla ilgili tespitlere yer verildi.


Çocuk suçluluğunun, 18 yaşın altındaki yaş grubuna dahil çocukların karıştığı her türlü suç olarak tanımlandığı makalede, ülkede son yıllarda meydana gelen suç ve suçlu sayısındaki artışa paralel olarak çocuk suçluluğunda da artan ivme gözlendiği belirtildi.


Makalede, çocuk suçluluğu denilince sadece asayişe yönelik suçlar anlaşılmaması gerektiği vurgulanarak, son günlerde görüldüğü gibi terör örgütlerinin illegal düzenledikleri etkinliklerde çocukları en ön saflara sürerek onları şimdiden suça bulaştırdığı vurgulandı.


BÜTÜN SUÇLARDA YAŞ ORANLARI DÜŞÜYOR


Türkiye’de yapılan araştırmaların artık bütün suçlarda yaş oranlarının Avrupa ve ABD’deki gibi gittikçe düştüğünü gösterdiğinin kaydedildiği araştırmada, “Yine alkol, sigara, uyuşturucu maddeler gibi kötü alışkanlıklara başlama yaşı da 11-12 yaşlarına kadar inmiştir. Küçük yaşta bu tür ortamlara giren çocuklar ileride birer suç makinaları haline gelebilmektedir. Özellikle suç işletilen çocuklar seçilirken ceza almayacak yaş aralığında olanlar seçilmektedir. Bu sayede çocuk ceza almazken tekrar yeni suçlarda kullanılabilmektedir” denildi.


Çocukların karıştığı suçların türleri incelendiğinde, hırsızlık, gasp, müessir fiil, adam öldürmek, dolandırıcılık, kundakçılık, yankesicilik gibi suçların sıklıkla işlendiğinin görüldüğünün vurgulandığı makalede, bunların içinde ağırlığı mala karşı işlenen suçların oluşturduğu kaydedildi.


Makalede, çocukları suça iten nedenler ise aileden ve çevreden yeterince ilgi görememe, sevgi yoksunluğu, otoriter aile yapısı, eğitimin yanlış ya da eksik olması, ekonomik sıkıntılar, ailelerin parçalanması, bazı gelenek ve görenekler, göç, dışlanmışlık psikolojisi, örnek alınan suçlu bireyler, televizyonda suç işlemenin ve mafyalaşmanın övülür hale gelmesi olarak gösterildi.


SON 5 YILLIK SÜREÇTE ÇOCUK SUÇLARI


Makalede yer verilen AKKM Daire Başkanlığı’ndan alınan istatistiki bilgilere göre son 5 yıllık süreçte asayişe yönelik çocuk suçluğuyla ilgili veriler şöyle:


CİNSİYET TOPLAM OLAY SAYISI
YIL Kız Erkek
2000 2163 15750 17913 122043
2001 2249 14798 17047 138966
2002 2769 16522 19291 140093
2003 2651 17213 19864 143802
2004 2482 19755 22237 158241
2005 2710 17494 20204 163867 (ilk 11 ay)



ÇOCUKLARI SUÇTAN NASIL KORUYACAĞIZ?


Yeni nesilleri suçtan ve zararlı alışkanlıklardan korumanın sadece ekonomik ortamın düzelmesini, fert başına düşen milli gelirin artmasına bağlamanın yanlış olacağının vurgulandığı makalede, ABD, İngiltere ve Almanya gibi dünyanın gelişmiş ülkelerinde de suç oranlarının Türkiye’den aşağı olmadığına dikkat çekildi.


Çocukları korumak için önce çekirdek aile yapısının güçlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığı makalede, şu önerilerde bulunuldu:


“Sivil toplum örgütleri ile işbirliğini artırarak sokak çocuğu, tinerci, sokak satıcısı gibi adlarla adlandırılan aslında özünde nice cevherler taşıyan gençlerimizi topluma kazandırmak adına çeşitli sosyal programlar yapılmalıdır. Aile olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerinde okul öncesi, okul çağı ve aile içi eğitimi ihmal etmemek lazımdır. Eğitimi sadece okullara bırakmak bir eksikliktir. Çocuklara iyi örnekler sunmalı, aile içinde sevgimizi çocuklarımıza göstermeliyiz.


Arkadaş çevreleri konusunda da seçici olmalı onları yönlendirmeliyiz. Herkesin başına polis koymamız mümkün değildir. O yüzden herkes kendini polis olarak görmeli, yanlış gördüğü her hareketi uyarmalıdır. Güvenlik görevlileri, öğretmenler ve aileler ile sıkı işbirliği yaparak çocuklarımızı suç ortamından uzak tutmalı, onların bulunduğu ortamlara suç şebekelerinin girmesine fırsat vermemelidir. Halkla iç içe olmalı, çocukların ve ailelilerinin polisten korkmadan saygı duyarak ve severek iş birliği yapabileceği bir ortamı yaratmalıdır.”


İLGİLİ ÖZEL DOSYA: Çocuk işçiler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.