OHAL’siz Türkiye için kampanya başlatıldı

OHAL’siz Türkiye için kampanya başlatıldı

0
PAYLAŞ
YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Beş kez uzatılan OHAL dönemleri boyunca Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklar ürkütücü boyutta…
 
Demokrasi İçin Birlik Platformu,  ‘OHAL’siz Türkiye’ kampanyasını İstanbul’da düzenlenen basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. Basın açıklamasıyla balşatılan kampanyaya ilişkin yapılan açıklamada, “Tek adam rejiminin sopası OHAL konusunda en büyük tehlikenin, OHAL’in kendisi değil, bu koşullara alışmak” olduğu kaydedilerek, ortak değerlere, yaşam biçimine, özgürlüklere yönelik tüm haksız, kuralsız saldırılara karşı ortak direnişin yükseltileceği vurgulandı. Demokrasi İçin Birlik adına yapılan sunumda konuşan eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, “Demokrasi için ilk adımın OHAL’siz bir Türkiye olduğunu inanıyoruz. Neredeyse bir yaşam biçimini alan ve 6. kez uzatılması planlanan OHAL kaldırılmalıdır. Çünkü OHAL, meclisi, hukuk sistemini ve tüm demokratik mekanizmaları hayatımızdan çıkardı. OHAL sonunda tek adam rejiminin sopası haline getirildi” dedi.
 
Demokrasi İçin Birlik (DİB) tarafından hazırlanan ‘OHAL’siz Türkiye’ kampanyası, İstanbul Beyoğlu’ndaki Avrupa Pasajı Aynalı Geçit Etkinlik Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısı ile başlatıldı. Kampanyayla ilgili düzenlenen toplantıya; eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Yargıcı Rıza Türmen, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı Doğan Bermek, tarihçi yazar Erdoğan Aydın, yazar Kadir Akın, Hak ve Adalet Platformu, Yurttaş Girişimi, İstanbul Kent Savunması gibi bir çok sivil toplum kuruluşundan temsilciler ve DİB Koordinasyon üyelerinin yanı sıra hak savunucuları, akademisyenler, kamu emekçileri, sanatçılar ve avukatlar gibi farklı kesimlerden isimler katıldı. 
 
ESKİ AİHM YARGICI TÜRMEN: ‘OHAL TEK ADAM REJİMİNİN SOPASI HALİNE GETİRİLDİ’
Demokrasi İçin Birlik adına yapılan sunumda, kampanyanın stratejisini eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen aktardı. Demokrasi için ilk adımın OHAL’siz bir Türkiye olduğuna inandıklarını dile getiren Türmen, “Neredeyse bir yaşam biçimini alan ve 6. kez uzatılması planlanan OHAL kaldırılmalıdır. Çünkü OHAL, meclisi, hukuk sistemini ve tüm demokratik mekanizmaları hayatımızdan çıkardı. OHAL sonunda tek adam rejiminin sopası haline getirildi diye konuştu.
 
‘MECLİS FİİLİ OLARAK İŞLEVSİZ HALE GETİRİLDİ’
Demokrasi İçin Birlik Koordinasyon Üyeleri İrem Afşin ve Çelik Özdemir’in sunduğu ‘DİB OHAL’siz Türkiye Manifestosu’na ilişkin açıklamada iseiktidar güçlerinin Anayasa Referandumu sonrası tek adam rejiminikalıcı hale getirmeye çalıştığı vurgulanarak, hukukun tamamen ortadan kaldırıldığı, yolsuzlukların hiç bir dönemde olmadığı kadar yaygınlaştırıldığı, meclisin fiili olarak işlevsiz hale getirildiği, halk iradesinin tümüyle yok sayıldığı, iktidarı desteklemeyenlerin ‘milletin parçası’ sayılmadığı, yurttaş haklarının keyfi biçimde askıya alındığı fiili tek adam rejimini, OHAL düzeninden yararlanarak yapılacak yeni yasal düzenlemelerle kalıcı hale getirmeye çalışıyor. Öte yandan toplumsal yaşam alanlarına ve muhalefetin siyasi temsilcilerine yönelik onca baskı, yasak ve keyfi uygulamalara karşın toplumsal direnç ezilmedi, tek adamın başkanlık rejimi halka benimsetilemedi. Türkiye’de siyaset artık meclis dışındaki kamusal alanlara taşınmıştır. Bu kamusal alanlar arasında etkili bir iletişimle meydana getirilecek mücadele ağı zulme, keyfiliğe, totalitarizme karşı etkili bir halk muhalafeti oluşturacaktır” görüşlerine yer verildi.
 
OHAL’E KARŞI HALK MECLİSLERİ OLUŞTURULACAK
Demokrasi İçin Birlik oluşumunun, adaletsizliğin, hak gaspının ve tek adam rejiminin dayanağı olan OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) karşı durmak için, hayatın her alanında gerçekleştirilecek demokratik halk muhalefetinin, temel eksen olacağı inancında olduğu kaydedilen açıklamada, “DİB, 2019’da meşrulaştırılması planlanan tek adam rejimine karşı, ümide ve güvene dayalı gerçek bir iktidar alternatifi oluşmasına katkı sunmaya çalışıyor. Yaygın yurttaş birlikleri ve meclisler, DİB’in temel dayanaklarını oluşturuyor. Yerel örgütlenmeler, demokrasi platformları, halk meclisleri, halk forumları, mahalle meclisleri, adalet ve demokrasi yürüyüşleri, toplantılar, internet üzerinden kurulan dayanışma ağları, hepsi bu ağın temel özneleridir. Yerel demokrasi meclisleri birey hukukunu da dikkate alarak etkin ve yaygın çalışma yürütür denildi.
 
OHAL’İN AÇTIĞI YARALAR FİLM OLDU
‘OHAL’siz Türkiye’ iletişim kampanyasını sunan DİB Koordinasyon Üyesi Nesteren Davutoğlu ise ülke genelindeki demokrasi güçlerinin bir araya geleceği geniş bir iletişim ağı kurulması ile tüm etkinliklerin bir araya toplanıp tek ve güçlü bir ses çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Davutoğlu, sosyal medya etkinlikleri ve gerçek hayat hikayelerinin anlatıldığı ‘OHAL Yaraları’ filmlerinin yanısıra  turne halinde farklı illerde toplantılar, yerel halk meclisleri, yazılı ve görsel basın ilanları ile kampanyanın geniş çevrelere yaygınlaştırılmasını sağlayacaklarını da sözlerine ekledi.
 
OHAL’DEN ETKİLENENLERİN HİKAYELERİ YAYINLANACAK
Basın toplantısı DİB tarafından hazırlanan, ‘OHAL Yaraları’ filmleri ile sona erdi. Filmlerde, hayatı OHAL’den doğrudan etkilenen farklı kesimlerden kişiler, kendi hikayelerini, yaşadıkları zulmü ve hislerini aktarıyor. Filmler, önümüzdeki haftalarda sosyal medya üzerinden yayınlanacak.
 
TÜRKİYE BEŞ KEZ UZATILAN OHAL DÖNEMİNDE NELER YAŞADI
15 Temmuz 2016’daki darbe girişimini takiben 20 Temmuz’da ülke genelinde ilan edilen OHAL, bugüne kadar BEŞ kez uzatılırken, altıncısı bekleniyor. OHAL’i tek adam rejiminin sopasına benzeten DİB, ‘OHAL’siz Türkiye’ kampanyası ile baskı sürecinin sonlandırılmasını talep ediyor. Bununla ilgili hazırlanan broşürlerde, OHAL döneminde yaşananlar aktarılıyor. DİB’in derleyerek kamuoyu ile paylaştığı bilgilere göre OHAL süreçlerinde yaşananlar şöyle sıralanıyor:
‘DEĞİŞTİRİLEN 279 KANUNUN SADECE BEŞİ MECLİSTE GÖRÜŞÜLDÜ’
“28 kanun hükmünde kararname ile 279 kanunda değişikilik yapıldı. Bu değişikliklerin sadece 5’i mecliste görüşüldü, böylece Meclis’in yasama yetkisi elinden alındı. 94 belediyede yurttaş oyuyla seçilmiş başkanla görevden alındı. Ülke nüfusunun yüzde 44’ü kayyum atanmış belediyeler tarafından yönetiliyor.  113.440 kamu görevlisi bütün haklarını kaybetmiş olarak hukuksuz bir şekilde görevinden ihraç edildi. Türkiye, hukukun üstünlüğü sıralamasında 114 ülke arasında 99.sıraya geriledi.”
OHAL DÖNEMİNDE TL DOLAR VE EURO KARŞISINDA ERİDİ
OHAL ile yolsuzluklar için hesap sorulmasının tüm yolları kesildiği vurgulanan DİB’in bildirilerinde, ayrıca şu ifadelere yer veriliyor: “OHAL döneminde halkın cebindeki para hızla eridi. Türk Lirası Euro karşısında yüzde 44, Dolar karşısında yüzde 36 değer kaybetti. Temmuz 2016’da 4.7 olan enflasyon Kasım 2017’de 11.9’a yükseldi. Türkiye yüzde 153 oranında artan enflasyon yükü altında yaşamak zorunda bırakıldı. Yüzlerce ihale, şeffaf olmayn süreçlerle yandaş şirketlere verildi. Madem arama izinleri, yıkım kararları, tarım arazilerinin imara açılması gibi uygulamalar KHK’lar sayesinde jet hızıyla devreye sokuldu.
OHAL DÖNEMİNDE BASIN SUSTURULDU, TÜRKÜ YASAKLANDI
OHAL döneminde medya, yakın tarihin en büyük sansür ve kapatma uygulamalarıyla karşılaştı: 6 Haber ajansı, 48 gazete, 20 dergi, 31 radyo, 28 TV kanalı ve 29 yayınevi kapatıldı. OHAL her türlü muhalefeti susturmak üzere kullanıldı. Toplantı ve yürüyüşlere süresiz yasak konuldu. Farklı KHK’lar ile STKlar kapatıldı. Onlarca festival ve kültür-sanat etkinliği OHAL bahanesiyle iptal edildi. İşsiz kalan kamu görevlilerinden, işçilere, LGBTİ eylemlerinden, çevre platformlarına kadar her kesimin eylemleri polis şiddetiyle engellendi. Düşünün, Ankara’da güneş battıktan sonra ateş yakmak, şarkı-türkü söylemek bile yasaklandı.”
 

BİR CEVAP BIRAK

eighteen + 14 =