Okluk Koyu’nda kamulaştırma şoku!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – “Söz konusu taşınmazlar hakkında, Cumhurbaşkanlığı hizmetlerinde kullanılmak amacıyla kamu yararı kararı alınmıştır…”

Muğla’nın Marmaris ilçesindeki Okluk Koyunda inşa edilen Cumhurbaşkanlığı yazlık sarayının çevresindeki arazilerin kamulaştırma işlemleri başladı. Bölgede yaşayan eski Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gazeteci Can Pulak’ın verdiği bilgiye göre yazlık saray çevresinde bulunan yaklaşık 200 dönümlük arazi Cumhurbaşkanlığı arazisine dâhil edilecek. Okluk koyunda bulunan kimi işletme ve evlerin kamulaştırılacağını dile getiren Pulak, “Cumhurbaşkanı dinlenmeyecek mi yani, onun da tatil hakkı yok mu? Olmaz olur mu, elbette ki dinlenecek, elbette o güzelim doğadan, deniz ve ormandan yararlanacak. Ama kimseyi üzmeden, korkutmadan, malını mülkünü elinden almadan da yapabilirdi bunu” görüşünü dile getirdi. Pulak, Okluk, Sazanlı, Hırsız, Değirmenbükü ve İngiliz koylarının da yazlık sarayın güvenliği için deniz turizmine kapatılacağını öne sürdü.

Okluk Koyunda inşa edilen devasa yazlık sarayın tam adı proje dosyasında “Marmaris Cumhurbaşkanlığı Devlet Konuk Evi Dolgu ve İskele Projesi” olarak anılıyor.

SARAY İÇİN DENİZ DOLDURULDU, OTOYOL VE YAT İSKELESİ YAPILDI

Proje için, önce 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde inşa edilen mütevazı yazlık konut yıkıldı. Ardından da bölgenin koruma statülerinde ve imar planlarında değişikliğe gidildi. İnşaatı büyük ölçüde tamamlanan yazlık saray için deniz dolduruldu, yeni bir otoyol ve dev yatların yanaşabileceği iskele inşa edildi. Binlerce ağacın kesilmesine neden olan yazlık sarayın neden olduğu tartışmalara bir yenisi daha eklendi.

OKLUK KOYU VE ÇEVRESİNDE KAMULAŞTIRMA İŞLEMLERİ BAŞLADI

Okluk Koyundaki mütevazı devlet konuk evinin mimarı olan Turgut Özal’ın Başdanışmanı Gazeteci Can Pulak, Cumhurbaşkanlığı sarayının çevresindeki arazi ve konutların kamulaştırma işlemlerinin başladığını belirterek, “Duyduğumda inanmamıştım, artık bu kadarını da yapmazlar diye düşünmüştüm ama olmadı. Okluk ve Değirmenbükü bölgesini Cumhurbaşkanlığı arazisine katmak için kamulaştırmaya başladılar. Tebligatlar köylülere ve komşulara gitmeye başladı bile. Mevcudu yetmezmiş gibi, 200 dönüme yakın tapulu arazi sahiplerini, pazarlık için Milli Emlak Müdürlüğüne çağırıyorlar” dedi.

TAŞINMAZLAR İÇİN KAMU YARARI KARARI ALINDI

Can Pulak’ın verdiği bilgiye göre bölgede ev ve arazisi bulunan vatandaşlara Marmaris Milli Emlak Müdürlüğü’nden gelen tebligatta özetle şu ifadelere yer veriliyor:

“Marmaris İlçesi Karaca Mahallesinde bulunan ve adınıza tam/hisseli mülkiyetli olarak tescilli 6… parseldeki 2.741 metrekare taşınmazın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 10-10-2018 tarihli ve 179178 sayılı Bakanlık Makamı oluru ile Cumhurbaşkanlığı hizmetlerinde kullanılmak üzere, 2942 sayılı kanuna göre kamulaştırılması ve her türlü kısıtlamalardan arî olarak hazine adına tescil edilmesi uygun görülmüş ve Muğla Valiliği İl İdare Kurulunun 24-10-2018 tarihli ve 10 sayılı kararı ile söz konusu taşınmazlar hakkında, Cumhurbaşkanlığı hizmetlerinde kullanılmak amacıyla kamu yararı kararı alınmıştır.

MÜLK SAHİPLERİ ANLAŞMAK İSTEMEZSE YARGI YOLUNA BAŞVURULACAK

Buna göre, öncelikle 2942 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca pazarlıkla satın alma usulü uygulanacağından, tarafınızca pazarlık görüşmesine katılmayı uygun görmeniz halinde, aşağıda belirtilen yer, tarih ve saatte uzlaşma komisyonu ile pazarlık görüşmeleri için şahsen veya vekiliniz (noter onaylı) aracılığı ile aşağıda belirtilen belgeler ile birlikte hazır olunmasını, aksi halde satın alma usulü ile kamulaştırmanın yapılamaması halinde, 2942 sayılı kanunun 10. maddesi uyarınca İdaremizce ilgili mahkemeye bedel tespiti ve tescil talebinde bulunulacağının bilinmesini, Bilgilerinize tebliğen rica ederim.”

CAN PULAK: ‘TEBLİGATI ALAN MAL MÜDÜRLÜĞÜNE KOŞUYOR’

Mülk sahibi vatandaşın 28 Kasım günü Marmaris Milli Emlak Müdürlüğü’nde görüşmeye çağrıldığını aktaran Can Pulak, “Bu tebligatı alan panik halinde mal müdürlüğüne koşuyor, babadan veya dededen kalan yerin alınmaması için dil döküyor ama sonuçta bir bedelde anlaşmak zorunda kalıyor. Şimdilik bu bedellerin miktarını öğrenemedik. Birkaç güne kadar kokusu çıkar” ifadelerini kullanarak şunları dile getirdi:

‘ŞİMDİ BUNLARIN HEPSİ YOK OLACAK’

“Okluk’taki Kaptan Mustafa’nın restoran ve butik oteli, Turgut’un ve Hüseyin’in restoranları, Gülsüm Bacı’nın bahçeleri, kocası merhum Osman’ın tarlaları, Turgut Albay’ın evi ve bahçesi, Cumhurbaşkanına komşu Nurcan’ın doğayla uyumlu ve doğayı bozmayan evi, rahmetli Balıkçı Ali’nin ve kardeşlerinin evleri ile tarlaları gibi pek çok yer kamulaşıyor artık. Buralar oraların süsüydü, hizmet üniteleriydi, görsel güzellikleriydi. İskelelerinde mavi yolculuk tekneleriyle amatör yelkencilerin tekneleri bağlanır, yolcuları lokantalarda ağırlanır ve ormanlarda yürüyüşler yapılırdı. Şimdi bunların hepsi yok olacak. Kimin için, yılın birkaç günü dinlenmeye gelecek Cumhurbaşkanı, çoluk çocuğu ve misafirleri için.

‘KİMSENİN MALI MÜLKÜ ELİNDEN ALINMADAN YAPILABİLİRDİ’

Cumhurbaşkanı dinlenmeyecek mi yani, onun da tatil hakkı yok mu? Olmaz olur mu, elbette ki dinlenecek, elbette o güzelim doğadan, deniz ve ormandan yararlanacak. Ama kimseyi üzmeden, korkutmadan, malını mülkünü elinden almadan da yapabilirdi bunu. Rahmetli Özal öyle yapmamış mıydı? Kimseye zarar vermemiş, halkıyla birlikte yüzmüş, o lokantalara gidip yemek yemiş, köylüleriyle dost olmuştu. Kulübeden bozma çok mütevazı bir evde tatil yapan ve yerli yabancı konuklarını ağırlayan Özal, şimdi o köyde devamlı rahmetle anılıyor. Muhalifleri bile ‘Ah, kıymetini bilememişiz’ diyorlar şimdi.”

‘BİZİM BİLDİĞİMİZ YÖNETİMLER MİLLETİ İÇİN ÇALIŞIRLAR’

Kamulaştırmayla birlikte köylünün ekmeğini yediği, hayvanlarını besleyip tarım yaptığı topraklarını terk edeceğine işaret eden Pulak, “Bizim köylümüze reva gördüğümüz bu. Milyonlarca Suriyeli’yi topraklarımıza ortak ederken, öz evlatlarımızı yerinden yurdundan edeceğiz. İlerde yine aldandık mı, aldatıldık mı der miyiz bilemem ama demesek de çok büyük bir yanlışlık ve haksızlık yaptığımız ortada. Bizim bildiğimiz yönetimler milleti için çalışırlar, onların rahat ve huzurunu sağlamaya gayret ederlerdi. Oysa şimdi milleti yöneten en önemli makamların rahatı düşünülerek hareket ediliyor, çevredekilere verilecek zarar ve üzüntüler hiç hesaba katılmıyor” görüşünü dile getirdi.

‘İNŞALLAH CUMHURBAŞKANI BU HATADA ISRAR ETMEZ’

Türk turizmi, mavi yolculuk ve amatör denizcilik için de üzüntülü olduğunu dile getiren Pulak, yapılanın bir hata olduğunu ve bu hatadan dönülmesi gerektiği görüşünü savunarak, şöyle dedi:

“Kamulaştırma sadece 200 dönümde bitmiyor çünkü. Sadece Okluk ve Değirmenbükü değil, Sazanlı-Hırsız ve İngiliz koyları da güvenlik için deniz turizmine kapatılıyor. Bütün bunlar yapılmamalıydı. Cumhurbaşkanı rahatı için, gösteriş ve görkem için milleti üzmemeli, kırmamalı ve onca ağır eleştiriye hedef olmamalıydı. Nihayet Cumhurbaşkanı, tüm milletin Başkanı olarak biliniyor. Kendisi milletin yarısını kucaklasa da, yaptıklarına karşı çıkanları milletten saymasa da, her gün böylelerine televizyon ekranlarından saydırsa da, millet Cumhurbaşkanına saygısızlık yapmama terbiyesine sahip olduğunu olgun bir şekilde gösteriyor. Hatanın neresinden dönülse kardır. İnşallah Cumhurbaşkanı da bu hatada daha fazla ısrar etmez, ortalığı daha fazla germez, Türk turizmine farkında olmadan verdiği zararı sürdürmez. İnşallah öyle olur.”

 

Önceki haberGöçmenler İngiltere’de iş piyasasını terk ediyor
Sonraki haberVakıflar’dan “Kullanılan tüm boyalar su bazlı” açıklaması
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here