Olmayan dalak tomografide nasıl çıkar?

Aslında haberdeki bu tür hatalar hiç de seyrek değildir. En azından ben yılda birkaç kere bu ve benzeri olaylarla karşılaşıyorum.

Erkeklerde rahimle, kadınlarda prostatla ilgili yorumlar ve alınmış organların mevcudiyetiyle ilgili bilgiler bunların en sık rastlanan türleridir.

Olmayan dalak ‘olabilir’

Bu olayda dikkatsizlik ihtimali çok yüksek ise de ‘olmayan dalağın tomografide çıkması’ da aslında ‘tıbben’ imkânsız değildir.

BİR: Hastaya dalağının alındığı söylenmiş olabilir ama aslında dalağı alınmamış veya tamamen değil kısmen alınmış olabilir. Kalan dalak daha sonra büyüyerek normal dalak boyutlarına erişebilir.

İKİ: İnsanların yüzde 10-15’ inde bir gelişim kusuru veya bazen de travma sonucu normal dalak dışında dalak dokusu yani ‘aksesuar dalak’ da bulunabilir. Dalak çıkarılırken bu aksesuar dalak yerinde bırakılırsa bu dokunun dalak alındıktan sonra büyümesi ve radyolojik olarak normal dalak sanılması mümkündür.

Tomografi raporları nasıl hazırlanır?

Tomografi veya benzeri diğer radyolojik tetkikler radyoloji uzmanı tarafından değerlendirilir ama bulgular çoğu zaman doktor tarafından değil bir sekreter tarafından rapor hâline dönüştürülür.

Uzman genellikle sadece anormal gördüğü şeyleri ya teybe okur veya el yazısıyla notlar alır ve sekreter de bunlara göre bulguları raporlaştırır.

Normal olan organ veya dokular hakkında daha önceden hazır olan ifadeler kullanılır.

Bazen bu olayda da olabileceği gibi radyolog ‘dalağın alınmış olduğunu belirtilmeyi’ unutulabilir veya doktorun uyarısı sekreter tarafından rapor yazılırken atlanmış olabilir.

Bunun aksini, yani uzman bir doktorun ‘dalağın yokluğunu fark etmemesini veya anlayamamış olmasını’ düşünmek dahi istemiyorum.

Bu tür hataların başka sebepleri de olabilir ama asıl sebebin doktor veya sekreterin ağır iş yükü, yorgunluk, acelecilikten kaynaklanabilen ‘dikkatsizlik’ olması en yüksek ihtimâldir.

Hastaların film veya raporlarının karışmış olması da mutlaka hesaba katılmalıdır.

Asıl cevaplanması gereken sorular

Bu satırları yazarken aklıma şu sorular takıldı:

BİR: Tomografi istenen hasta ayrıntılı olarak dinlenmiş, sorgulanmış ve muayene edilmiş midir?

İKİ: Bu hasta için tomografi mutlaka gerekli midir yoksa teşhis ve tedavisi tomografisiz de mümkün müdür?

ÜÇ: Bir radyolog günde kaç tomografi yorumlayabilir, bir teknisyen kaç tomografi çekebilir ve bir sekreter günde kaç rapor yazabilir?

DÖRT: Bir radyoloji uzmanı tüm radyolojik tetkikleri aynı doğrulukta yorumlayabilir mi?

BEŞ: Tomografi ve diğer radyolojik tetkiklerin ne kadarı gerekli ne kadarı gereksizdir, araştıran var mı?

ALTI: Tomografilerin yüzde kaçı sırf hasta veya yakınları istediği için çekilmektedir?

YEDİ: Tomografi çekimi sırasında alınan radyasyon hesaba katılmakta mıdır?

SEKİZ: Gereksiz tomografiler yüzünden ‘aşırı teşhis’ dolayısıyla yapılan tedavileri ve insanların bundan gördükleri zararları umursayan var mıdır?

DOKUZ: Tomografilerin sosyal güvenlik kurumları, özel sigortalar ve kişisel bütçelere maliyeti nedir?

ON: Yanlış tomografi değerlendirmelerinin oranını ve bunun zararlarını ölçmeyi düşünen var mıdır?

Gelelim neticeye

Olmayan dalağın tomografide çıkması çok da büyük bir sorun değildir. Durum, küçük bir soruşturma ve filmlerin tekrar gözden geçirilmesiyle kolaylıkla aydınlatılabilir.

Ben asıl, radyoloji merkezinin tomografiyi tekrar edelim teklifine ve hastaya başka bir yerde yeniden tomografi çekilmesine şaşırdım.

Siz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.