Olmayan (!) yolsuzluğa yayın yasağı…

Olmayan (!) yolsuzluğa yayın yasağı…

0
PAYLAŞ

Bazı sorunlar var ki, onların çözümü için ortaya atılan fikirler, görüşler, analizler veya öneriler, hayret uyandırıcı boyutlara tırmanabilir.
Aslında tırmanmaması gerekir ya.
Misal:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 17/24 2013 operasyonlarından sonraki savunmalarını, tüm sözlerini, iddialarını yanyana getirdiğinizde, TBMM’de sigaya çekilen müstafi 4 bakan hakkında “sansür” uygulanmasına hiç bir şekilde akıl erdiremezsiniz.

Öyle ki, 17 Aralık ile 24 Aralık arasındaki irtibat, yakınlık veya benzerlik hala netleşmediği halde, her iki dosya yargı açısından kapandı.
Yani yargı bunları “yok” saydı.
Bir anlamda “olmamış” addetti sayılabilir.

Ancak 17 Aralık operasyonunda ayakkabı kutusuyla, para sayma makinasıyla, hediye saatleriyle ortaya çıkan yolsuzluk iddiası kamuoyu vicdanında “ibra” edilemediği için, TBMM’ye taşındı.
İyi de oldu.

Çünkü iddialar, gerçekten akılları karıştırıyor ve son derece kuşku uyandırıyor.
Bu nedenle TBMM’de araştırma komisyonu kurulmuş durumda.
Komisyon üyeleri birer “savcı” gibi zanlılarla konuşuyorlar.

Oysa 17/24 Aralık operasyonlarını önleyen iktidarın başı, bütün bunların “düzmece” olduğunu, parelel yapının kumpasına getirildiklerini iddia etmişti.

Yani “Böyle bir şey yok” demeye getirmişti.
Yani “her şeyi parelel yapı düzenledi” demişti.

Peki şimdi neden bu noktadayız?

Bugüne kadar kadar olanların iktidar kanadına göre özeti şu:

İddialar boş, dosyalar düzmece.
Ayakkabı kutularu bomboş.
Para sayma makinaları oyuncak.
700 bin liralık saat plastik.
Tapeler dandik.

Yolsuzluk (!) yok…
Ama yayın yasağı var.
“Olmayan”ın yasağı nasıl olur usta ?
Bir anlatsana…

BİR CEVAP BIRAK