Olmazsa bitiririz canım

İZZETTİN İÇİN- Birkaç yıl önce İstanbul’a yolum düştü. Yakın zamanda tanıştığım bir dostumu görmek için çalıştığı fakülteye gittim.

Çalışma odasına aldı. Aynı odada kalan yine aynı fakültede çalışan bir doçent arkadaşla tanıştırdı.

Sohbet havadan sudan başlamıştı. Sonradan doçent arkadaşın elli beş yaşına rağmen bekâr kaldığını öğrenince konu değişmeye başladı. Yeni tanıştığım arkadaşımın da daha önce boşandığını biliyordum.

Arkadaşıma neden boşandığını, doçent olana da neden hala evlenmediğini sordum. Evet, sordum ve bin ah işittim. Anlattıkları aslında bilinen ve genellikle mazeret olarak sunulan şeylerdi. İşte birinin dedikleri: “Evlendim ve başta çok mutluydum ya da ben öyle sanıyordum. Kısa süre sonra her şey tamamen değişti sanki… Baktım yürümeyecek boşandım. Bu hadiseden ağzım yandığı için yeni bir evlilik düşünemiyorum. Yalnız yaşamaktan başka yolum kalmadı. Evliliğimi sürdürmek istedim ama herkes bir başka tarafa çekince olmadı işte…”

Şimdi de bekâr kalan doçenti dinleyelim: “Eş bulmak çok zor. Evliliği sürdürmek de gördüğüm kadarıyla son derece yorucu. Okulu bitir, iş bul ve sonra eş bul. Daha sonra da askerlik… Yaş otuza dayanıyor.  Bu yaştan sonra da hassasiyetler ve mazeretler gittikçe artıyor. Beğenmezlik ayrı bir sıkıntıdır. Daha sonra akla gelen  ”olmazsa ayrılırız” düşüncesi beni daha da ürkütüyor. Öte yandan ev kurma masrafları korkutucu bir şey. İşin bir de sorumluluk yönü var ki sorma gitsin.”

Olmazsa bitiririz canım

Diğer taraftan bu hususu oldukça zorlaştıran bir sürü garip düşünceler…

Evliliği ticari beraberlik gibi görenler.

İki ayrı dünyayı (insanı) bir tek dünya haline getiremeyenler.

Sonunda dayanamadım ve özür dileyerek söz aldım: “ Bizde boşanmalar çok nadir oluyor. Sizin çevrede ise çok daha sık olmaktadır. Bunun belki de birçok irili ufaklı sebepleri var. Ancak bize göre en önemli sebebi şu olabilir. Bizler evlenirken ömür boyu beraberliği düşünürüz. Aile ortamında küçük anlaşmazlık ve tartışmalar ve hatta küsmeler birbirimizden vazgeçmemize sebep olmaz. Bunları biz aile hayatının bir parçası olarak görürüz. Ayrıca bizde en son sözü biri söyler. Bir yerde herkes baş olursa orada kargaşa bitmez. Çok hayati bir mesele dışında hiçbir şey birbirimizden vazgeçmeye sebep olamaz.

Sizde ise, evlilik; “yürümezse bitiririz” anlayışıyla başlar. Dolayısıyla küçük tartışmalar bile ayrılmaya sebep olabiliyor. Anlaşamıyoruz, yürümüyor demek çok kolay geliyor. Kimse kendi alışkanlığından taviz vermek istemiyor. İki dünya tek hedef haline gelemiyor. Herkes bir başka taraftan çekiyor ve bunda ısrar ediyor. En kötüsü baş olma kavgası hep sürmektedir.” Dedim.

Her iki arkadaş ta bizi dikkatle dinledi. Daha sonra gözleri uzaklara gitti.

Siz de: “Olmazsa bitiririz canım” derseniz bu iş zaten başta bitmiştir.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × four =