Oğlum

 


Aklını kaybetmeyecek kadar akıllı, yüreğini unutmayacak kadar sevgi dolu yaşamanı umuyorum. Sıcağı sıcağına paylaşmalısın duygularını, ertelemeden ve üzerini başka şeylerle örtmeden, umudunu yitirmemek adına kuytu köşelerde kaybolmadan, hüznü de paylaşmalısın oğlum.


Çünkü en güzel günler, dostlarının sadece mutluluğunu değil acılarını da paylaştığın anlarınla çoğalacak… Rakı şişesinde balık ol, şiir yaz  gün batarken denize. Tentenin gölgesinde çayını yudumla kitabını okurken veresiye. Sevdalan ve bu sevda için ölesiye ağla geceleri başını yastığa koyduğunda.


Akıllı ol oğlum, ama bayrağı taşıyan yüreğin olsun yine de. Bir kaç zeytin, bir parça ekmek de yeter, tek azığın umut olsun hayat sofrasında… Bir tutam  tuzu da sakın unutma, basmak için  yaralarına… Aklını yerinde tutmak için çalış kaybetmek için değil. Ekmeğini hak et, yaptığın işi sev , hayatla tek bağlantın kendinsin oğlum.


Ne çok gitmek gerek dönemeyeceğini bildiğin uzaklara, ne de olduğun yerde mıhlanıp hiç büyümemek dört duvarlarda. ‘karın’ yapma yanındakini eğer yüreğinin ihtiyacını karşılamıyorsa,  ne el ele gitmektir ölüme sevginin bedeli, ne de başıboş kocamaktır bir yastıkta. Beraber büyümektir doğumlara ölümlere tanık olarak , çift kişi yaşayabilmenin kuralı. Seçim bir tek sana aittir oğlum, gerekirse beni bile dinleme.


Öyle anlar vardır ki, kimse ortak olamaz düşüncene, yeri gelir ben bile. Aşksa istediğin; aklının yerinde durmasını bekleme, bırak uçsun gitsin. İnsan hayatında bir kez olsun oynatmalı aklını sırf bu kaybolmuşluğu yaşamak uğruna. Ancak hiçbirşey gibi bunun da esiri olma!


Eğer adayacaksan kendini inandığın bir doğruya, adam gibi ada, değerlerini unutma. Susma seni üzen insanların karşısında. Doğru cümleyi kur, o cümlenin de arkasında dur… Savaş gerekirse duygularınla ama kafanı gözünü yarma.


Sıcak bir çorbanın değerini kıyaslama lüx bir restorandaki et, şarap, rostoyla… Seni doyuracak tek şey katık ettiğin sevgidir tabağında.


Korkma kendinden başka kimseden, kendi inançlarındır karşındakini değerli kılan.


Ruhuna sahip çık, tanrına güven, işte asıl o zaman büyürsün, ve büyüdüğüne inandığın an asla ‘en büyük benim’ deme.   Hiç unutma ki bir gün baş öğretmenin, kendi çocuğun olur oğlum.


Sızlanma, mücadele et! Kaybolma, soru sor! Ne para, ne pul önemlidir senin sağlığından, kendini yorma! Onur, gurur ve değerlerin uğruna yaşa, ama onurunu korumak uğruna yanındakileri harcama.


Sen sen ol, kendin ol, başkalarını yargılamadan önce kendini gör aynada…


Kana kana yaşa özgürlüğünü delikanlılığında, ama serserilikle ona buna abanma… Hiçbir kızın ah’ını alma, sev ama sevmekten vazgeçtiğinde yalana başvurma…
Dürüst ol oğlum, dürüst olursan hayat yanlış  seçimlerle çıkmaz karşına.


Sessiz kalma haksızlıklara ama sadece kendi hakkını da koruma. Konuşmanın yetmediği zamanlarda, sen de vur sana vurana.


Başını dik tut oğlum, başı toprağa bakan göremez arkasını önünü. Ne kadar ters gelse de yanındakinin bakışları, sen yukarı bak oğlum ama kendi gölgenle kendi aklını karıştırma…


Bilgini paylaş, görgünü paylaş, öğret savaşmayı dostuna düşmanına, topla tüfekle değil ama!..


Bazen bir böcek ol tavan arasında, seyret insanların sana bakışındaki korkuyu, bazen bir martı ol, özgürlüğüne kanat çırp özendir kendine insanları, bir karınca ol bazen, anla küçük şeylerin yakından ne kadar da büyük olduğunu, sabretmeyi bil bir kaşif gibi, minnettar kalsın diğerleri keşfinin sonucunda, bazen taş ol duyma gereksiz sözleri, bazen çiçek ol açmayı bil verimli bir toprakta…


Her köşesinden bak hayata oğlum,  her bucağından bak…


Çünkü hayat; bazen bir kelebek olmak uğruna, o kadar da kısadır bir ipek kozasında…


yaşamayı unutma oğlum,
yaşamayı sakın unutma…


Annen Sibel Bengü

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.