Orhan Uğuroğlu: Hayatımı pazar arabasına borçluyum

Evinin önünde saldırıya uğrayan Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’nun emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.

Evinin önünde saldırıya uğrayan Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu, “Tanımadığım üç saldırgan enseme vurup öldürmeye hatta yere düşürerek hareketsiz bırakmaya çalıştılar. Yerden kalkarak pazar arabasıyla şahıslara doğru kendimi savunmasaydım, çok daha ağır şekilde yaralanabilirdim. Hayatımı pazar arabasına borçluyum” dedi.

Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, cuma günü evinin önünde saldırıya uğrayan gazeteci Uğuroğlu’nun emniyetteki ifadesini köşesine taşıdı.

Uğuroğlu ifadesinde, “Elimdeki pazar arabasını otomobile bırakıyordum. Bir anda arkamdan ‘Geber’ diye iki kişi tekme attı. Yere düştüm. Düşerken elimi asfalta vurdum. Elimde bulunan, bırakacağım pazar arabasını arkamda bulunanlara doğru savurtarak ayağa kalktım. Ayağa kalkarken de ‘Polis’ diye bağırdım. Ayağa kalktığımda karşımda üç erkek şahıs olduğunu gördüm. Bu şahıslara yerden kalkarken pazar arabasıyla vurduğum için ben ayağa kalkınca bu şahıslar yaya olarak Zirvekent-Oyak sitesi istikametine koşup 60-70 metre ileride bulunan 538. sokağa girdiler” dedi.

Öztürk’ün aktardığına göre, Uğuroğlu ifadesine şöyle devam etti:

“Cep telefonumla fotoğraf çekerken, park halinde bulunan araç hareket ederek üzerime doğru gelmeye başladı. Yaklaşınca ben de elimle aracın tamponuna vurdum. Araç sağ kalçama çarparak bana saldıran şahısların kaçmış oldukları istikamete doğru hızla gitmeye başladı. Ancak 538. sokağa dönmedi ben de 155 polis ihbar hattını arayarak yaşanan olayı anlattım ve Yıldızevler Polis Merkezi’ne gittim. Oradan hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikâyette bulunmak için cinayet büro amirliğine geldim. Yaşamış olduğum olay benim özgür gazeteci olmam ve gazetemizde siyasi analizler yapmamdır. Selçuk Özdağ’ın yapmış olduğu eleştiriyi Yeniçağ gazetesinde bulunan köşemde 13 Ocak’ta yayınladım. Yaşamış olduğum bu olayda, tanımadığı bu üç saldırgan enseme vurup öldürmeye, hatta yere düşürerek hareketsiz bırakmaya çalıştılar. Eğer ben yerden kalkarak pazar arabasıyla şahıslara doğru kendimi savunmasaydım, çok daha ağır şekilde bu şahıslar tarafından yaralanabilirdim. Hayatımı pazar arabasına borçluyum. Ayrıca bu şahısların gelmiş olduğu aracın plakası ve şoförünün resmini çekmeye çalıştığım esnada araçtaki şahsın aracı hareket ettirerek hızlıca benim üzerime sürdü. Bu şahıs, eğer ben elimle hamle yapmasam o hızla bana çarpacak, yaralanmama belki de ölmeme sebep olacaktı. Bana saldıran üç erkek şahıstan ve aracı üzerime süren kişiden davacı ve şikayetçiyim.”

‘Ankara’da bir ‘saldırılacaklar listesi’nden söz ediliyor’

Saygı Öztürk, “Ankara’da bir ‘saldırılacaklar listesi’nden söz ediliyor. 2019 yılının Haziran ayında evinin önünde saldırıya uğrayan gazeteci-yazar Yavuz Selim Demirağ’ın, geçen hafta içinde yazdığı iki yazısında da, ‘Yarın ne olacağı, ne zaman saldırılacağı belli değil’ deyip ‘vasiyetini yazdığını’ açıklaması da çok ilginç bir durum. Demirağ’ın, ‘Saldırılacaklar listesi’nde bulunanlardan 11’ine saldırının gerçekleştirildiğini söylemesi de üzerinde önemle durulması gereken önemli bir iddia değil mi?” ifadesini kullandı.

Fatih Altaylı: Bunun bir sonrası gazetecilerin sokak ortasında vurulmasıdır

Öte yandan Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’na saldırı olayını köşesine taşıdı.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’na saldırı olayını köşesine taşıdı.

“Konu muhaliflere saldırı diye görülüp üstünkörü kapatılır ise işler çok ama çok kötüye gider” görüşünü paylaşan Altaylı’nın bugünkü “İşaret ve işaretçilere dikkat” başlıklı yazısı şöyle:

Gazeteciler, siyasetçiler dövülmeye, saldırıya uğramaya başladıysa bir ülkede, durum iyi değildir. Daha kötüsü gelecek demektir. Göze sokulan failin de gerçek fail olmaması çok muhtemeldir. Ancak yine de saldırganların kimliği, niteliği çok önemlidir. Bulunup perde arkasındakiler ortaya çıkarılmaz ise, konu muhaliflere saldırı diye görülüp üstünkörü kapatılır ise işler çok ama çok kötüye gider. Bunun bir sonrası aydınların, bilim insanlarının gazetecilerin sokak ortasında vurulmasıdır.

Türkiye bunları yaşadı. Ders alıp almadığını hep birlikte göreceğiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.