Oya Talat: Barışı kadınlar yapar

Oya Talat: Barışı kadınlar yapar

0
PAYLAŞ

15 Temmuz günü Londra Kıbrıs Türk Toplum Merkezi’nde ”Sessiz Yürüyüş: Kıbrıs Türk Kadını ve Kuzey Kıbrıs’a İzolasyonları Sona Erdirme Kampanyası” konulu toplantıya katılan Talat ve sanatçı Ayhatun Ateşin, kendi çağrılarıyla bir araya gelen Londra’daki çeşitli örgütlerden kadınlarla bir araya geldi.


Talat ve Ateşin, toplantıda projelerini anlatıp düşüncelerini dinleyerek soruları yanıtladı. Daha sonra projede aktif görev almak isteyenlerle çalışma grubu oluşturuldu. Çalışma grubu, ileriye dönük çalışmalarda izlenecek yolun tespiti için ayrı bir toplantı yaptı ve KKTC ile  yurt dışındaki kadınlar arasında köprüler kurma yönünde fikirler üretti.


Çalışma grubunun ilk etapta ekonomik, politik, kültürel alanda işbirliği yapmak, toplumsal cinsiyet bakış açısıyla kadınların karar alma mekanizmalarında daha çok yer almasını teşvik etmek ve deneyimlerini paylaşmak amacı taşıması düşünülürken, Sessiz Yürüyüş’ün bugüne kadar gerçekleştirildiği yerlerdeki kadınların önümüzdeki dönemde Kıbrıs’ta buluşması da kararlaştırıldı.


Kadınların insan haklarının geliştirilmesi, toplumda aktif ve paylaşımcı yer alması amacı da güdülecek çalışmada, Kıbrıslı Türklerin en genel anlamda dünyada izole edilmeden yaşama hakkını ve Kıbrıs’ta politik eşitlik üstüne kurulu insan haklarını savunmak için de çalışmanın görev olarak benimsenmesi gerekliliği üzerinde duruldu.


Londra’daki toplantıya katılan kadınlar, Kıbrıs Türk halkının mutlu, refah ve özgür yaşamasının bir hak olduğunu vurgulayarak, “sessizliği bozmak ve açılan kapılardan özgürlüğü buyur etmek için hep birlikte yol alma” kararına da vardılar.


TALAT: KADINSIZ BARIŞ OLMAZ


Londra Kıbrıs Türk Toplum Merkezi’ndeki toplantıda konuşan Yurtsever Kadınlar Birliği Başkanı ve Cumhurbaşkanı’nın eşi Oya Talat, “Barışı kadınlar yapar” diyerek kadınların yer almadığı her şeyin yarım kaldığını, kadınların katılımıyla hareketlerin büyüdüğünü söyledi. Talat, “Artık sessizlik bozulmalı diye devam etmeye geldik” dedi.


Barışı kadınların ve erkeklerin birlikte yapacağını kaydeden Talat, kadınların karar alma mekanizmalarında daha etkili olması gerektiğini belirtti.


Talat, Kıbrıs Türk halkının özellikle AB sürecinde çok büyük haksızlığa uğradığına işaret ederek, izolasyonlara karşı KKTC, İngiltere ve Türkiye’de yaşayan Kıbrıslı Türkler arasında köprüler kurmak istediklerini söyledi.


Daha önce Mersin, İstanbul ve Ankara’da Sessiz Yürüyüş Projesi bağlamında toplantılar yaptıklarını, Mayıs ayında Londra’daki toplantının ardından daha somut adımlar için yeniden buraya geldiklerini anlatan Talat, “Dünyanın bizi anlamasını ve Kıbrıs sorununun çözümüne katkıda bulunmak istiyoruz” diye konuştu.


BARIŞ, İNSANCA VE KALİTELİ BİR YAŞAM


Talat, Kıbrıs’ta barışı insanların birbirini öldürmemesi, daha güvenli bir gelecek, yaratılan değerlerin bir gecede yıkılmaması için istediklerini vurgulayarak, barışın insanca ve kaliteli yaşam olduğunu belirtti.


Kıbrıs’ta kabul edilebilir çözümün iki kesimli, iki toplumlu, politik eşitliğe dayalı ortak bir yönetim olduğunu kaydeden Talat, bugünkü gerçeklerin bunu gerektirdiğini ancak 30 yıl sonrasını da o zamanın insanlarının belirleyeceğini, kendilerine uygun modeli bulacağını anlattı.


Talat, referandumunun adından “her son yeni bir başlangıçtır” diyerek çalışmaların devam ettirilmesi  gerektiğini ifade ederek, bunun için yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin katkısının önemini vurguladı, kişisel ilişkilerin daha organize şekilde ileriye yönlendirilmesini istediklerini söyledi.


“DÜNYAYLA KUCAKLAŞMAK İSTİYORUZ”


Kadınların toplum içindeki statülerinin yükseltilmesi, yönetici kadrolarda daha çok yer alması, siyaset, sağlık ve eğitimde projeler üretilmesi gerektiğini kaydeden Talat, “Kıbrıslı Türklerin dünyayla buluşturulması yolunda sizlerin katkılarına ihtiyacımız var. Daha refah, gelecekten emin adımlarla yürümek ve dünyayla kucaklaşmak istiyoruz” dedi.


Talat, Kıbrıs’ta iki tarafın da evet’iyle barışın kurulması için çalışmaların sürmesi gerektiğini belirterek, rakamsal bakıldığında Güney Kıbrıs’ta referanduma Annan Planı’na evet diyenlerin ciddi bir rakam tuttuğunu, Rum liderliğinin hayır kampanyasına rağmen yüzde 25 evet’in umut verici olduğunu söyledi.


Talat, özetle “En genel amacımız halkımızın mutlu geleceğidir. Göçün tersine dönmesini istiyoruz. Halkımızın iradesi birleşmeden, barıştan, federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nden yanadır ve bu irade yüzde 70’lere varan destekle siyaseti de elinde tutuyor. Yurt dışında yaşamanın zorluklarını biliyoruz, çağrımız sorunu birlikte çözmektir. Değişik barış anlayışlarımızı birleştirerek bir yere varabiliriz. Kadınlar, birleştirici güç ve enerjileriyle politikayı yumuşatırlar” diye konuştu.



Seramik Sanatçısı Ayhatun Ateşin


ATEŞİN: BİR ÇIĞLIK ATMALI…


Seramik Sanatçısı Ayhatun Ateşin de, Cumhuriyet Meclisi’ndeki 50 sandalyenin tümünün kadın olduğunu düşleyerek ürettiği 50 çift seramik kadın ayakkabısından oluşan Sessiz Yürüyüş sergisiyle başlayan çalışmalarını ve Oya Talat’la buluşmalarını sinevizyon gösterisi eşliğinde anlattı.


Ayakkabılarla kadınların doğurganlığını ve barışa kapı açışını simgelediğini; renk renk, biçim biçim ayakkabıları Lefkoşa sokaklarında dolaştırdığını, bir amaca doğru çoğalarak yürüdüklerini söyleyen Ateşin, öyküsünü “Sessizlik bozulmalı…Kadın duyarlılığıyla…Kadın zerafetiyle bir çığlık atmalı…Kapıları açmak lazım…Kadınlar anahtar olmalı…Her kapıyı açan yürüyüş başlamalı” diye oluşturduğunu belirtti.


“KAPILARI AÇMAK BİZE KALDI…”


Ateşin, Kıbrıslı Türk kadınların köşe başlarını tutmasını, kararlılıkla yumruk olmasını, barış için yürümesini ve çoğalmasını istediğini kaydederek, “Kapıları açmak bize kaldı. Açtığımız kapılardan özgürlüğü buyur etmek de…Kadınlar ambargolara son verilmesi için seslerini yükseltiyor. Çünkü barışı kadınlar yapar” diye konuştu.
Ateşin, kadınların bir araya gelince sesini daha çok duyurabileceğine işaret ederek, Sessiz Yürüyüş’ün sergi konsepti olmaktan çıktığını, en genel anlamda barış olduğunu kaydetti.


“Sessiz Yürüyüş artık hepimizin yürüyüşü, çoğalmalıyız” diyen Ateşin, “Sokaklar tanık olmalı bu yürüyüşe…Sokaklar ev sahibi olmalı…Gizlemeli kaba, kalın, çirkin yanlarını…Kadınlar sevmez çünkü dağılmışlığı, ayrılıkları, düşmanlığı…” ifadelerini kullandı.

BİR CEVAP BIRAK

thirteen + 11 =