Oyum Neden Alper Taş’a

Uzun zamandır üniversitede, mahallelerde, sokaklarda hep farklı farklı insanların içindeyim… Öyle çok kazık yedim öyle çok ihanete uğradım ki… En çok da soldan, yol arkadaşım, yoldaşım dediğim insanlardan yediğim kazıklar, onların vefasızlığı üzdü beni…

Yanılmıştım…

Her yer mi böyle olurdu, herkes mi böyle olurdu; vefa, sevgi, dayanışma, karşılıksız, çıkarsız, egosuz insana yaklaşım, bir işin, bir taşın altına elini sokma; toplum için, insan için hiç beklentisiz, çıkarsız çalışma, bunlar gerçekte benim gibi saf yürekli, donkişot ruhlu bir avuç insana özgü, kaybolmuş değerler mi olmuştu…

Hala daha varsa o bir avuç insan neredeydi peki?

Eğer o insanları bulamazsam artık kılımı bile kıpırdatmayacaktım hiçbir şey için… Gözlerden uzak sakin bir hayat yaşayacaktım…

Böyke bir ruh halindeyken, bir gün, kuzenim Sinan Kasımoğlu,’ ndan bir telefon aldım… Alper Taş seçim ekibinde arkadaşları varmış, çoğunu iyi tanıyormuş, onlara benden bahsetmiş, beni tanımak, benim katkılarımdan yararlanmak istiyorlarmış…

Bütün gece süren kötü bir baş ağrısından sonra, sabah sağ gözüme çok kötü kan oturmuş şekilde uyandım… Alper Taş ekibinin Taksim Gümüşsuyu koordinasyon merkezinde randevum vardı. Hem Alper Taş hem de ekibi ile tanışacak, ayrıca ‘inşaat odaklı ekonomi modeli’ , istanbul’da kentsel dönüşüm süreçleri ve sahadaki deneyimlerimi içeren bir sunum yapacaktım… Başım hala delinir gibi ağırır halde, sağ gözüme kan oturmuş şekilde randevuma gittim…Alper Taş çok kısıtlı zamanı olduğu halde beni ilgiyle dinledi ve oldukça etkilendi…

Beni de onların insanlıkları çok etkiledi…

Biz işimizi gördük, zaten yoğun bir programımız var diye beni o şekilde bırakmadılar, siz bu halinizle bize değer verdiniz katkı sundunuz, sizin sağlığınız her şeyden önemli diyerek o anda Cerrahpaşadaki bir arkadaşlarını arayıp ayarladılar ve beni hemen doktora gönderdiler. Gönderdikleri Bekir hoca adeta kanatsız bir melekti, çırpındı benim için, o hocadan bu hocaya, en iyi göz profesörüne, en iyi kalp cerrahına beni yönlendirdi… Daha sonra da sadece Bekir hoca değil bütün ekip tek tek, iyileşene kadar arayarak sağlığımı takip etti…

İşte bu insana değer vermekti…

Ben onlar için öyle çok çok önemli, katkısı bulunmaz bir hint kumaşı değildim, aksine benim katkımı sunacak nicelerini bulabilirlerdi, mesele o değildi zaten; bu insanlar ekip olarak iyi insanlardı; hamurları temiz insanlardı…

Güzel bakan, samimi bakan, iyi enerjileri olan, iyi niyeyletleri yüzlerine de yansıyan insanlardı…

İşte benim o ‘ neden artık çevremde bulamıyorum’ dediğim türden insanlardı…

Her şeyden önce devrimci bir ahlakları vardı…

İnsana, topluma çıkarsız yaklaşan, bütün hayatlarını ezilen insanlarımıza, halkımıza yararlı olmak onların alamadığı hakları, ulaşamadıkları adaleti onlara ulaştırmak, onlar için daha yaşanılır bir Türkiye yaratmak için harcayan, bu uğurda bedeller ödeyen, hapiste yatan, işkence dahil her türlü zulüm ve baskı ile karşı karşıya kalan, yine de memleketlerine hizmetten yılmayan inatçı, her şeye rağmen halkına sevdalı insanlardı bu insanlar…

Bu yüzden Beyoğlu için, bulunduğum her çevrede her yerde Alper Taş’ ın adaylığını sonuna kadar desteklemeye kararlıydım…

Oyum çıkarsız, vicdanlı, doğaya, çevreye, insana, hayvana saygısı sevgisi olan, daha da mühimi şevkatli dokunuşu, yaklaşımı olan bu insana ve bu günlük değil ömürlük yol arkadaşım, yoldaşım diyebileceğim bu insanlaraydı…

Bu arada samimiyetime güvenip beni de ekibe, aralarına kabul ettikleri için de ayrıca çok mutluydum…

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10156407704964811&id=709534810

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.