Oyun bitti (mi)?

ABD, kimi AB ülkeleri, hatta İsrail olayların ne ölçüde içerisinde…  Sorular elan yanıt bekliyor…


İçişleri Eski Bakanı Sadettin Tantan’ın birkaç gün önce yapmış olduğu açıklaması çarpıcı; “Ülkede 3 bin ajan faaliyette”…Peki… Varlıkları biliniyor da, ne yaptıkları bilinmiyor mu? Kaçı Hakkari bölgesinde iş başında? Olayların oluş biçimine baktığınızda, ajanların işin içerisinde olacağı büyük olasılık görülüyor.


Hakkari olayları çözüm beklerken, acaba oyun bitti mi diye düşünenler olabilir. Ancak biz bu yazımızda ülkede her zaman varlığını koruyan başka bir oyundan, “OYUN BİTİ”(mi?) başlığı altında söz edeceğiz.  Neye göre edeceğiz?  Yaşar Gören’in Ozan Yayıncılıktan çıkmış olan kitabı “OYUN BİTTİ” ye göre…


Konuya kestirmeden girelim; kitabın 187. sayfasında yer alan Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Dairesi eski başkanı Osman Özbek Paşa’nın anlatımına yer verelim. Özbek Paşa aşağıda okuyacaklarınızı “SAHİPSİZ TÜRKİYE” kitabında yazmış (kitabı biz de okuduk), Yaşar Gören’de kitabına almış:


“ABD’de tutuklanan Cavit Çağlar’ın serbest bırakılması için hakime 5 milyon dolar kefalet ücreti önermesi, mahkeme heyetini hayrete düşürürken. Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği, temelinde harcı olan dönemin İçişleri Bakanı Fethi Okyar’ın piyasa değeri 7,5 lira olan mürekkep hokkasını biraz pahalıya aldığından dolayı yargılanmasını anımsadıkça insan eriyor, utanıyor, kahroluyor…” 


Yazar aynı sayfada devam ediyor:


“Stephan Kinzer, uzun yıllar New York Times Gazetesi’nin Türkiye büro şefi olarak görev yaptı. Amerikaya döndükten sonra Türkiye ile ilgili kitap yazdı: Crescent and Star-Ay ve Yıldız. Benim bu kitaptan Hürriyet Genel Yayın Müdürü Ertuğrul Özkök’ün bir yazısı sayesinde haberim oldu. Kitapta Kinzer’in “üst düzey” bir komutanla yaptığı konuşma da var. Üst düzey komutan Amerikalı gazeteciye Türk milletvekilleri ile ilgili olarak şöyle demiş:


“Parlamentodaki bu insanların hepsi aptal. Hiçbiri Türkiye’de ve dünyada ne olup bittiğini bilmiyor. Bildikleri tek şey kendi küçük yöntemleriyle para
çalmak. Vazife ve namus duygusu diye bir şey tanımıyorlar. Gönderdikleri şu savunma bakanına bakın bir uçakla, bir tankı birbirinden ayıramaz. Bu yine de en iyileri. Ötekiler daha da berbat. Entellektüel düzeyleri felaket. Bizden bu insanlardan emir almamızı nasıl istersiniz? Böyle yapsak Türk halkı bizi affetmez”


Kitap “Demirellerin Doğuşu, Yükselişi, Çöküşü” alt başlığını taşıyor. Son derece çarpıcı ve düşündürücü anlatımların yer almış olduğu kitaptaki geçmiş olaylara baktığınızda ve olayların bir ucundan çekerek bugüne kadar getirdiğinizde, “OYUNUN BİTMEDİĞİNİ” görüyorsunuz.


Üst düzey bir komutanın bunları söyleyip söylemediğini bilmiyoruz.
Ancak, eloğlu kitabında ne yazık ki gözümüze sokarcasına yazmış.
Ne denli acı!..


Hakkari’de, Şemdinli’de , Yüksek Ova’da…. Van’da… Türban da… Yolsuzluklarda ve siyasetin kapalı kapılarında… OYUN BİTMEDİ ve hiç kimse umutlanmasın kolay kolay bitmeyecek de!


Mail kutumuza gelen yolsuzluk ihbarlarının yarısı hatta dörtte biri doğruysa oturup kara kara düşünmemek elde değil.


Benim hırsızım sizinkinden iyidir felsefesi devam ettirildiği sürece, Türkiye’nin yolsuzluklar konusunda umut verici adım atması mümkün değil. Dünya yolsuzluk sıralamasında ön sıralardaki yerimizin değişmemesi hatta daha da ön sıralara tırmanması bunun açık ve somut örneği.


Halkın cebine aradan üç yıl geçtikten sonra da “bir şey koyamayan” iktidar, aç ve perişan bırakmaya mahkum ettiği halkın oylarını ufukta görünen erken seçimde yeniden alabilmek için, var gücü ile “türbana sarılmış durumda!”


Göreceksiniz bakın iktidar erkinin dışında bırakılacak AKP milletvekillerinin çoğu, boşta kaldıklarında iktidar sürecinde yaşanmış ne olayları gündeme getirecek ve kimlere ne suçlamalarda bulunacak, birlikte göreceğiz!


Adana AKP milletvekili Zeynep Ayhan Tekin’in Tayyip Erdoğan’a vermiş olduğu belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları ile Bakan çocukları konusunda halkın tepkilerini içeren raporu, bunun (şimdilik) “kol kırılır yen içinde kalır” türünden somut örneği…


Ne ulusal basın, ne de yerel basın AKP iktidarı ile ilgili olumsuz olay ve gelişmeleri gündeme getiremiyor. Büyük sermaye ve bu sermaye grubu içerisinde yer alan gazete patronları iktidarla “al gülüm ver gülüm” güzelliğini(!) yaşıyor.


Yerel basın kentlerinin belediye başkanlarından ilan, reklam vs gibi rantlar kapabilmenin “akıllı davranışı(!)” içerisinde, belediyelerle kol kola belki de tarihlerinin halk adına en üzücü dönemlerini yaşıyorlar.


Peki bu gidişle hiç “OYUN BİTER Mİ ?”

burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.