Özel istihdam büroları, faaliyetleri ve sorular

Özel istihdam büroları, faaliyetleri ve sorular

0
PAYLAŞ
İsmail Bayer
İsmail Bayer
İSMAİL BAYER – Çalışma yaşamının gündemine gireli çeyrek asırı doldurdu. Yasal düzenlemesi, değişiklikler, yönetmelikler ile de uygulama on yılı çoktan aştı. Görev alanlarının genişletilmesine ilişkin tartışmalar da, bu Özel İstihdam Büroları’nın istemleri doğrultusunda gerçekleşti.
Bu düzenlemelerin uygulamaya yansıması ne? Durum ne?
1990’lı yıllara gelirken, özel istiham büroları açılmalı ve işçi bulma ile işe yerleştirme tekeii kaldırılmalıdır tartışmaları, yoğunluk kazanmağa başlamıştı.
Bilindiği gibi, o zamanlar yürrülükde olan, 1475 sayılı İş Yasası’nda, iş ve işçi bulma hizmetleri, tek bir kurum tarafından yürütülüyordu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı, İş ve İşçi Bulma Kurumu dışında, bu faaiyetlerin yapılması yasaklanmıştı. Ayrıca ceza yükümlülükleri de getirilmişti.
Ancak bu yasaklamalara rağmen, Kurum dışında bu faaliyetlerin yürütüldüğü de bir geçeklikti. Hatta bu faaliyetlere ilişkin, gazeteler de ilanlara bile yer veriliyordu.
90’lı yıllar ile birlikte, iş yasası değişikliğinin gündeme gelmesi ile iş güvenliği tartışmalarının yanı sıra, özel istihdam bürolarının kurulması da gündeme gelmişti. Bu konuda araştırmalar yapılmaya, seminerler düzenlenmeğe başlanmıştı. Hatta, İş ve İşçi Buma Kurumu tarafından bile, özel büroların açılmasına ilişkin ulusal ve uluslararası toplantılar yapılıyordu. Nasıl bir örgütlenme modeli gerçekleşecekti. Sınırları ne olacak, denetimleri nasıl ve kim tarafından yapılacaktı.
Bu tartışmalar, 2000’li yıllara gelindiğinde, özel istihdam büroları ile ilgili düzenlemeler, peş peşe gerçekleşmeğe başlamıştır.
4857 sayılı, yeni bir İş Yasası çıkarılmış, İş ve İşçi Bulma Kurumu ise, 4904 sayılı yasa ile Türkiye İş Kurumu haline dönüştürülmüştür.
Bu düzenlemeler ile yasak da kaldırılmış, İş ve İşçi Bulma Kurum’nun bu konuda tekel olması da sona erdirilmiştir. Özel İstihdam Büroları, yasal düzenleme sonucu kurulmaya ve faaliyelerini sürdürmeğe başlamışlardır.
Bunun için başlangıç olarak 2003 yılı, yasal düzenlemelerin geçekleştiği yıldır.
2003’den 2016’ya uzanan süreç içinde, bu konuda ki tartışmalar ne yazık ki sona ermemiştir. Özel İstihdam Büroları’nın görev alanlarının ve faaliyetlerinin genişletilmesine ilişkin olarak, istekler sürekli olarak gündeme getirilmiştir.
Yasada bazı değişiklikler yapılmış, sonra bu değişikliklere ilişkin olarak, yönetmelik değişiklikleri de gerçekleştirilmiştir. Ama bu düzenlemeler de, tartışma ve istekleri sonçlandırmamıştır.
İsteklere ilişkin yasa değişikliği tasarıları, TBMM’ne kadar gelmiş, görüşülüp kabul edildikden sonra, Cumhurbaşkanı’nın veto etmesi sonucu, yeniden görüşülmediğinden sonuçlanamamıştır. Tasarı taslakları da, sürekli değişikliğe uğramıştır.
Bu tartışmalar sonucu, 2016’da gerçekleşen yasal değişiklikle de, bu günkü uygulama çerçevesi oluşmuştur. 11 Ekim 2016 da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, “Özel İstihdam Büroları Yönetmeliği” ile de, son nokta konulmuştur.
Bu düzenlemenin, çalışma yaşamına bu güne değin katkısı ne olmuştur. Sistem nasıl işlemektedir. Özel İstihdam Büroları’nın denetimleri sonucunda ise nasıl bir tablo ortaya çıkmaktadır.
İşçi’ye iş bulma ve işe yerleştime açısından, eski adı ile İş ve İşçi Bulma Kurumu, yeni adı ile Türkiye İş Kurumu, artık bir tekel konumunda değildir. Özel İstihdam Büroları artık, yasal olarak serbestçe kurulabilmekte ve faaiyetlerini de sürdürmektedirler.
Ülkemizde, son yıllarda bir kamuya ait ya da özel, birçok  üniversite kurulmuştur. Bu üniversitelerin çoğunda, çalışma yaşamına ilişkin bölümler de bulunmaktadır. Her yıl, bu bölümlerden binlerce öğrenci de mezun olmaktadır.
Özel İstihdam Büroları ile ilgili olarak, bu özel kurumların yasal konumlarında ki değişiklikler ve faaliyet alanlarının genişlemesi ile ilgili olarak, yapılmış bir araştırma yoktur. Yüksek lisans veya doktora tezine dayalı bir değerlendirmenin yapılmamış olması da büyük bir eksiklikdir.
Türkiye İş Kurumu’nun, kurulmasına izin verdiği, denetlediği, faliyetler konusunda neler yapıldığı ve nasıl bir sonuca ulaşıldığına ilişkin, veriler bulunmaktadır. Kurum’un bunları değerlendirerek, kamu oyuna sunmaması da bir eksiklikdir.
Kurumun çalışmalarının ışığında, istihdam piyasasında, bu özel büroların payı nedir, bunu da bilemiyoruz.
Özel İstihdam Büroları’na başvuruda bulunanların sayısı ne kadardır ve başvurulardan ne oranda işe yerleştirme gerçekleşmiştir. Burada uygulamadan yansıyan bazı örneklerle değerlendirme yapmak, bizi yanlış sonuçlara da götürebilir. Ancak, özellikle yabancı şirketlere yönelik hizmet götürdükleri, büyük işletmeler arasında üst düzey yönetim mekanizması çerçevesinde, işe yerleştirmelerin yoğun olduğunu söyleyebiliriz de, bu oran nedir, bunu bilemiyoruz.
Özel İstihdam Büroları ile işe yerleştirilenlerin, başladıkları işte kalma süresi veya iş değişikliği ne oranda gerçekleşmektedir. İstihdamda süreklilik sağlanabilmektemidir.  Bunu da bilmiyoruz. Bu kurumların kendi görev ve faaliyet alanlarına ilişkin, yaptıkları işler konusunda, bir istatistik, veri yayınlamamaları, değerlendirme raporu sunmamaları da, yapılan bu işlerin, çalışma yaşamına katkısını ölçmemize engel olmaktadır.
Bu süerçde, denetimler sonucu faaliyeti durdurulan ya da kapatılan Özel İstihdam Bürosu varmıdır? Kendisini kapatma durumunda kalan Özel İstihdam Bürosu varmıdır? Bunları da bilemiyoruz.
Özel İstihdam Büroları, bir anlamda Türkiye İş Kurumu ile de rekabet etme durumundadır. Türkiye İş Kurumu, bu durumu da değerlendirerek, kendi yapısı içinde bazı değişikliklere gitme gereği duymaktamıdır. Yoksa, bu konu da hiç bir öçme ve değerlendirme gereğini dahi duymamaktamıdır.
Bu soruların yanıtlarını ne yazık ki bulamıyoruz.
Son Yönetmelik değişikliği ile getirilen uygulama şeklini de, bu nedenle değerlendirmek güç olmaktadır. Konuya yeniden dönmek üzere şimdilik nokta değil, virgül koyalım.
_____________________
Ankara. 8 Kasım 2016. Salı.  ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK