Para biriktirip kendimizi devletten koruyoruz!

Para biriktirip kendimizi devletten koruyoruz!

0
PAYLAŞ

Derelerin Kardeşliği Platformu’nun çağrısıyla, ‘Karadeniz Kararmasın, Geleceğimiz Solmasın’ sloganıyla Trabzon’da düzenlenen mitingde binlerce köylü, sularına, meralarına ve yaylalarına sahip çıkmak için bir araya geldi. Mitingde konuşan DEKAP Sözcüsü ömer Şan, yaşam alanlarının gelecek nesillere aktarılmasının hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Yerli şirketlerin ve arkalarındaki yabancı şirketlerin saldırıları sadece suyla sınırlı değil. Yaylalarımıza, meralarımızı, ormanlarımıza ve yeraltı varlıklarımıza da göz dikmiş durumdalar” ifadelerini kullanırken, Tonya Çevre Platformu adına konuşan Bekir Uzunoğlu ise “Normalde devlet vatandaşını korurken, biz cebimize giren parayı biriktirip kendimizi devletten koruyoruz” dedi.

KARADENİZ YAĞMAYA KARŞI TRABZON’DA AYAĞA KALKTI

Başta HES’ler olmak üzere, termik ve nükleer santralların yanısıra yaşam alanlarını yok eden vahşi madenciliğe karşı mücadele eden Karadenizliler, Derelerin Kardeşliği Platformu’nun (DEKAP) çağrısıyla Trabzon’da bir araya gelerek yıkım projelerini protesto etti. Rize, Giresun, Artvin, Ordu, Samsun, Sinop olmak üzere ülkenin pek çok kentinden Trabzon’a gelen binlerce yurttaş, ‘Karadeniz Kararmasın, Geleceğimiz Solmasın’ sloganıyla Trabzon eski TEDAŞ yokuşunda buluştu. Burada toplanan yaşam savunucularının alana sığmaması dikkat çekti. Yürüyüş kolu oluşturmak için cadde ve sokakların kesildiği Trabzon’da bazı provokatörlerin sözlü sataşmaları ise mitinge gölge düşüremedi.

‘DERELERİMİZ, ORMANLARIMIZ, YAYLALARIMIZ SATILIK DEĞİL’

Polisin aldığı güvenlik önlemleri arasında Maraş Caddesi boyunca yürüyerek Trabzon kent merkezindeki Atatürk Alanı’nda toplanan yaşam savunucuları, ‘Derelerimiz, yaylalarımız, ormanlarımız satılık değil’, ‘Gezi’den Soma’ya Kobane’den Karadeniz’e doğaya, emeğe ve insanlığa sahip çıkıyoruz’ yazılı pankart ve dövizlerle yürüyüş yaptı. Mitinge katılanlar aynı zamanda kıyıların yağmalanmasına, projelendirme aşamasında olan Yeşil Yol Projesi’ne karşı da hükümeti uyardı.

‘ŞİRKETLER DOĞAL VARLIKLARIMIZA GÖZ DİKMİŞ DURUMDALAR’

Mitingde konuşan DEKAP Sözcüsü ve gazeteci Ömer Şan, “Size mücadelemizi anlatmayacağım çünkü siz yazıyorsunuz mücadeleyi” sözleriyle başladığı konuşmasında, yaşam alanlarının gelecek nesillere aktarılmasının hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Yerli şirketlerin ve arkalarındaki yabancı şirketlerin saldırıları sadece suyla sınırlı değil. Yaylalarımıza, meralarımızı, ormanlarımıza ve yeraltı varlıklarımıza da göz dikmiş durumdalar” dedi.

‘YEŞİL YOL, İKTİDAR, SİYASET VE ŞİRKET İLİŞKİSİNİN PARASAL DÖNGÜSÜNÜN KURULMASIDIR’

Samsun ile Artvin arasında kalan yaylaları birbirine karayoluyla bağlaması öngörülen Yeşil Yol projesine de değinen Şan, şöyle konuştu: “Cennet yolu dedikleri, şirketler için daha kolay yağma ve rant yolu demektir. Bu projenin yeşil yol veya cennet yolu diye adlandırılması, bu yağmanın Karadeniz halkı nezdinde şirin gösterilmesi için atılan bir adımdır. Bölgedeki tüm yeraltı ve yer üstü varlıkların iktidar yanlısı şirketlerin emrine sunarak ranta açacak bu proje, iktidar, siyaset ve şirket ilişkisinin parasal döngüsünün kurulması projesidir.”

‘HÜKÜMET YAĞMA İÇİN HER TÜRLÜ YASAL DÜZENLEMEYİ YAPIYOR’

DEKAP Sözcüsü Ömer Şan, dereler ve vadiler olmak üzere tüm çevrenin AKP Hükümeti’nin kontrolündeki şirketlerin yoğun saldırısı altında olduğunu, ‘enerji ihtiyacımız var’ söylemi altında vadilerin HES’lerle doldurulduğunu, yaşamsal önemi bulunan suyun ticari bir metaya dönüştürülerek yaşam hakkına doğrudan saldırıda bulunulduğunu savundu. Suyun kullanım hakkının 49 yıllığına kiralanması, HES inşaatlarının yarattığı tahribatlar ve HES’lerin yapıldığı ya da yapılacağı yerlerdeki köylülerin suya ulaşmada yaşadığı zorlukların, kuruyan derelerle halk tarafından çok daha net biçimde anlaşıldığını belirten Şan, “Ancak yerli şirketlerin ve arkalarındaki yabancı şirketlerin saldırıları sadece suyla sınırlı değil! Yaylalarımıza, meralarımıza, ormanlarımıza ve yeraltı varlıklarımıza da göz dikmiş durumdalar. Hükümet, işbirliği içinde olmuş olduğu bu yapıların yağması için her türlü yasal düzenlemeyi yapıyor” görüşünü savundu.

‘HES’LERNİZSE, SİYANÜRSE VATAN, BİZ BÖYLE BİR VATANI SEVMİYORUZ!’

Ömer ŞAN, Yeşil Yol Projesi ile halkın mülksüzleştirileceği, binlerce yıldır yaşadığı topraklardan ve yarattığı kültürden kopartılması uzaklaştırılacağı savundu ve termik ve nükleer santrallerle, siyanürlü maden arama çalışmalarıyla yaşamların tehlikeye atıldığını, sağlıklı yaşam hakkının insanların elinden alındığını, doğada onarılamayacak yaralar açıldığını söyledi. Şan, “Bize ‘vatan haini, vatan sevmez’, dediler, lobilerin adamları dediler. Tonya’lı teyzeler burada, biz onların lobisinin adamıyız? Suyunu, toprağını, havasını, demokrasiyi, anayasayı korumak mı vatan sevmezlik? Eğer termikler ve nükleer santrallerse, HES’lerse vatanı sevmek, eğer siyanürse, ormanları, kıyıları tahrip etmekse vatanı sevmek, biz öyle bir vatanı sevmiyoruz. Biz vatan, doğayı, varlığı, suyu, ormanı, börtü böceği korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için mücadele ediyoruz” dedi.

‘PARA BİRİKTİRİP KENDİMİZİ DEVLETTEN KORUYORUZ’

Mitingde Tonya Çevre Platformu adına konuşan ve “Normalde devlet vatandaşını korurken, biz cebimize giren parayı biriktirip kendimizi devletten koruyoruz” diyerek, yargıdan dönen enerji projelerinin tekrar karşılarına çıkmasına tepki gösteren DEKAP Yürütme Kurulu Üyesi Bekir Uzunoğlu ise Fol Deresine HES kurdurmayacaklarını yineleyerek; “Dereler orada, buyursunlar denesinler” diye konuştu.

Mitingin sona ermesinin ardından Trabzon’daki çevre mücadelelerine katılan emekli öğretmen ve sendikacı Bekir Elvan’ın cenazesi de alana getirildi. Elvan’ın cenazesi, alkışlarla memleketi Tonya’ya uğurlandı.

MİTİNG’DEN NOTLAR…

Çok sayıda dernek, oda ve sendika temsilcisinin de destek amacıyla katıldığı yürüyüşte, hükümetin çevreyi ve yaşam alanlarının talan edilmesini destekleyen politikası ile sermayenin yaşam hakkına kasteden projelerini protesto eden sloganların atılması dikkat çekerken, miting alanından Yırca köyünde zeytin ağaçları için mücadele eden köylülere de destek mesajı verildi.

CHP’Lİ MELDA ONUR VE VOLKAN CANİKLİOĞLU DA MİTİNGE DESTEK VERDİ

CHP’li milletvekilleri Melda Onur ile Volkan Canalioğlu’nun da destek verdiği mitingde sık sık “Doğanın katili AKP hesap verecek”, “Dereler özgürdür, özgür akacak”, “Madene, HES’lere, siyanüre hayır” sloganları atılırken bölgedeki platform temsilcileri ve hukukçular konuşma yaptılar.

METİN LOKUMCU DA UNUTULMADI

Mitinge katılan Karadenizli yurttaşlar 2011’de Hopa’da polisin biber gazlı saldırısında yaşamını yitiren Metin Lokumcu’yu unutmadı. Lokumcu’nun fotoğraflarının taşındığı mitinge HES’lere ve çimento fabrikası projelerine karşı mücadele eden Tonya Çevre Platformu, Sinop Nükleer Karşıtı Platform, Yeşil Gerze Çevre Platformunun da aralarında olduğu pek çok yurttaş inisiyatifi, Doğu Karadeniz’in pek çok noktasındaki HES projelerinin geleneksel yaşamlarını ortadan kaldırmaması için hukuk mücadelesi veren yurttaşlar ve Trabzonlular katıldı.

Trabzon Dekap yürüyüşü

Trabzon Dekap yürüyüş korteji

Trabzon Dekap yürüyüşü teyzeler

Trabzon Dekap yürüyüşü

Trabzon Dekap yürüyüşü ‘HES’lere Hayır’

Trabzon Dekap yürüyüşü

Trabzon Dekap yürüyüşü Miting Fındıklı

Trabzon Dekap yürüyüşü Fatsa Ünye

TMMOB

Trabzon Dekap yürüyüşünde üniversiteler

Trabzon Dekap yürüyüşü Sinop nükleer protestosu

Trabzon Dekap yürüyüşünde muhalefet

Trabzon Dekap yürüyüşü Gerze

Trabzon Dekap yürüyüşü Giresun

Trabzon Dekap yürüyüşü Artvin

Trabzon Dekap yürüyüşü Ankara

Trabzon Dekap yürüyüşü çocuklar…

Trabzon Dekap yürüyüşü Güneysu

Trabzon Dekap yürüyüşü Ogene

Trabzon Dekap yürüyüşü Ömer Şan konuşuyor

Trabzon Dekap yürüyüşü Gültekin Yücesan konuşuyor

BİR CEVAP BIRAK