Para için ne orman ne de tarih dinliyorlar!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı Murtiçi köyünde açılmak istenen mermer ocağı için ÇED Gerekli Değildir kararı verildi. Mermer ocağı açılmak istenen bölgede arkeolojik kalıntıların bulunduğunu iddia eden yöre halkı, girişimin durdurulmasını talep etti.

Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı Taşlıca (Murtiçi) köyünde bulunan ormanlık arazide mermer ocağı açmak için başvuruda bulunan şirkete MİGEM tarafından yaklaşık 100 hektarlık arazide ruhsat verildi. Büyük bölümü kızılçam ormanlarıyla kaplı olan arazinin 21 hektarlık kısmında mermer çıkarmak için ÇED dosyası hazırlayan Panamer Mermer adlı firma, Nisan 2017’de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvurdu. Proje hakkında görüşüne başvurulan Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Eylül 2018’de verdiği yazılı yanıtta, mermer ocağı açılmak istenen arazinin yaklaşık 13 hektarlık kısmının verimli orman alanı olduğunu belirterek bu kesimde madencilik faaliyetinde bulunulmasının uygun olmadığını bildirdi.

FAALİYET ALANI KÜÇÜLDÜ, ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARI VERİLDİ

Bunun üzerine yeni bir ÇED başvurusu yapan firma, uygun görüş verilmeyen kısmın dışında kalan 8,14 hektarlık (80 dönüm) arazide mermer ocağı açmak istedi. Yeniden yapılan başvuruyu değerlendiren Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ise 28 Ocak 2018 tarihinde proje için ÇED Gerekli Değildir kararı verdi. Yöre halkının verdiği bilgiye göre mermer ocağı açılmak istenen bölgede yaklaşık iki yıl önce binlerce ağaç kesildi.

‘KÜLTÜR VARLIĞINA RASTLARSANIZ HABER VERİN’

Projeyle ilgili görüşü sorulan Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü ise 25 Temmuz 2018 tarihli yanıtında, ilgili uzmanlar tarafından bölgede inceleme yapıldığını ve mermer ocağı açılmasında bir sakınca bulunmadığını, ancak çalışmalar sırasında herhangi bir kültür varlığına rastlanırsa ilgili kuruma haber verilmesi gerektiğini bildirdi. Koruma Bölge Müdürlüğü’nün bu yanıtı, ÇED dosyasına da eklendi.

KÖYLÜLER ARAZİDE ARKEOLOJİK KALINTI OLDUĞUNU İDDİA ETTİ

Yöre mermer ocağının açılmak istendiği arazide aynı zamanda arkeolojik kalıntıların bulunduğunu dile getiren yöre halkı, büyük bir doğa ve tarih yıkımına neden olacağı öne sürülen girişimin durdurulmasını ve ÇED sürecinin sonlandırılmasını talep ediyor. Köylülerin verdiği bilgiye göre ruhsat sahası içerisinde bulunan Sivriasar adlı tepe ve çevresinde arkeolojik yapı kalıntıları bulunuyor. Mermer ocağı açılmak istenen bölgedeki yapı kalıntılarının antik çağdan kalma olabileceği belirtiliyor.

YÜZDE 10’LUK MERMER İÇİN DAĞI YOK EDECEKLER

Projeyle ilgili hazırlanan ve Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce uygun bulunan ÇED dosyasında yer verilen bilgilere göre 8 hektarlık araziden yılda yaklaşık 500 bin metreküp blok mermer çıkartılması planlanıyor. Yüzde 10’u kullanılabilen malzemenin yüzde 90’ı ise moloz (pasa) olarak ormanlık alanda belirlenen araziye dökülecek.

YATIRIMCI FİRMA: ‘YILIN İLK YARISINDA KÂR SAĞLAYACAK’

Proje için seçilen arazide 100 metre kalınlığında mermer rezervi bulunduğu bilgisine yer verilen ÇED dosyasında, büyük bir doğa ve tarih yıkımına neden olması beklenen girişimin getireceği kazanç hakkında ise şu ifadelere yer veriliyor: “İlk yıl işletme giderlerine ek olarak yatırım gideri de söz konusudur. Yapılacak olan 805.000 TL’lik yatırım birinci yılın ortalarında kendini amorti ederek üretim sonucunda kâr sağlayacağı ortadadır. Faaliyet alanında üretim çalışmaları sırasında birçok gider kalemi açığa çıkacaktır. Bu gider kalemleri; yapılacak olan yeni yatırımlar, çalıştırılacak personel, inşaat giderleri vb. sonucunda gerek yöre halkının istihdam edinmelerini gerekse ülke ekonomisinin kalkınmasında küçükte olsa bir paya sahip olunacaktır.”

ADINI MERSİN BİTKİSİNİN LATİNCESİNDEN ALAN KÖY

Eski adı ‘Kiliseli’ olan Taşlıca köyü, Antalya-Konya karayolu üzerinde yer alıyor. Yörede yoğun olarak yetişen mersin bitkisinden dolayı, adını bitkininLatince ismi olan myrtus’tan alan (Myrtus communis) Murtiçi Mahallesi Akseki’nin önemli yerleşimlerinden biri. Üzüm üretimiyle de öne çıkan köyde, küçük ölçekli tarım ve hayvancılık yapılıyor. Zengin biyolojik çeşitlilik ve yaban hayatına ev sahipliği yapan köy ve çevresi, doğa turizmi etkinlikleri için ziyaretçileri bölgeye çekiyor.

Önceki haberYedi renkli gölün kıyısında 5 katlı otel izni!
Sonraki haberTarımda ata tohumlarımıza geri dönelim!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.