Paralel dans…

Okyanus ötesi ülkelerden Meksika’ya giderken uçaktaki gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Paralel Yapı’nın kurmay imamı Fetullah Gülen Hoca’ya öylesine yüklenmiş ki, Türkiye’ye verdiği zararın PKK’dan daha fazla olduğunu ima etmiş.
Hedef tek ve net: Gülen ve Paralel yapı.
Okumayanlara hemen aktaralım:
“ Tek de kalsam bu mücadeleyi sürdüreceğim diyorum. Bugün PKK terör örgütü bile uluslararası camiada bunların Türkiye’ye verdiği zararı vermemiştir”
İnsanın aklı hafsalası alacak gibi değil.
PKK ve Gülen’ciler.
Terör ve Gülen.
30 yıl süren düşük yoğunluklu bir iç savaş ve 40 bin insanın canı.
Diğer yanda Gülen.
Erdoğan bu iddialarla da yetinmiyor.
Ülke içinde iddia edilen zararlar yetmiyormuş gibi Türkiye’yi kötüleyerek dünyada da zarar veriyorlarmış.
MGK Ulusal Güvenlik Siyaset Belgesi’nin içine girmesi planlanan Paralel Yapı adlı örgütün, Nisan ya da Mayıs ayından itibaren işi çok zorlaşacak.
Bunu, yani Gülen’in işinin daha da zora gireceğini Erdoğan açık açık söylemiş.
Peki bu denli üzerine gidilen, bu denli kin ve nefret duygularını sinir uçlarına kadar götüren “eylem” nedir ki, Erdoğan işi gücü bırakıp Okyanus ötesindeki bir fani ile böylesine uğraşıyor.
Sadece özel okullar anlaşmazlığı mı?
Türkiye’deki öğrenci yurtları mı?
Özel dershaneler mi?
Yapıya, gözü kara biçimde destek veren yandaş medya gurubunun tutumu mu?
Dünyada, beş kıtaya yayılmış Türk Okulları mı?
Kapısına kilit vurulan Bank Asya mı?
Bence sadece bunlar yetmiyor.
Yargıya ve güvenlik güçlerine sızmaları, kadrolaşmaları daha önemli.
Bunlar da toparlanıyor.
Sonra yargı ucundaki Gülenci’ler derdest edilebilir.
Bence bu da yetmez gibime geliyor.

Evet, silahlar bir yılı aşkın süredir patlıyormuş gibi görünüyor.
Karşılıklı ateş sürüyormuş gibi.
Henüz bu silahların barutu bitmiş değil.
Çünkü bunlar adeta “hayali” atışlar.
Ancak benim duygum, sona bırakılmış büyük hesabın “kirli yüzü” henüz gün ışığına çıkarılma noktasında değil.
Erdoğan’ın bu kadar kararlı, azimli ve 25 saat aklından çıkarmadığı Paralel Yapı ile arasında olduğunu sadece tahmin ettiğim “kirli çamaşırlar” makinaya atılma aşamasına gelmedi.
Bu şu demek.
Şu ana kadar kullanılan silahlar belli, karşılıklı ateş edildiği görüntüleri bence simülasyondan başka bir şey değil.
Gerçek hesaplaşma Mayıs’tan sonra.
7 Haziran’dan, yani seçimden önce üstelik.
“Paralel Oyun”un sahnesinde, duvarda asılı “ esas silah”, o zaman taraflardan biri tarafından indirilecek.
12 yıl süren “Paralel Dans”ın kahramanları, sanal atışlara devam ededursunlar.
Gerçek silah sesini seçimden önce duyabiliriz.
Son atış, son günlere bırakılmış olabilir.
Erdoğan’ın başkanlığı için 400 mebus gerekiyor ya…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here