Paran varsa vatandaşsın

Paran varsa vatandaşsın

0
PAYLAŞ

Alithia Gazetesi’nin haberine göre Limasol’da şu an, (çoğu Ruslar olmak üzere) eski Sovyetler Birliği ülkelerinden gelen 30 ile 50 bin dolaylarında Rusça konuşan kişi ikamet ediyor.

Bunların 8 bininin “Kıbrıs vatandaşlığı” aldığını yazan gazete, Limasol’da bulunan Rusların kendi şirketleri, okulları, gazeteleri, dernekleri ve örgütleri bulunduğunu söylüyor.
Bu yeni bir bilgi değil aslında. Hatırlayınız, Kıbrıs Rus Kesimi için küçük Rusya tanımlamasını yapan İngiliz The Guardian gazetesi, Limasol limanına sığınan bir Rus gemisinin 60 ton cephane taşıdığı halde Suriye’ye gitmesine izin verilmesini eleştirmiş ve Güney Kıbrıs için “Rusya’nın sömürgesi haline geldi” yorumunu yapmıştı.

Yine aynı gazeteye göre bugün Rum Kesimi’nde 40 bin kadar Rusça konuşan kişi var ve deniz kenarındaki en lüks villalarda bunlar oturuyor. Rus nüfus liman şehri Limasol’de yoğunlaşırken tüm esnaf, hatta belediye başkanı bile çok iyi derecede Rusça konuşuyor. Rusça bir gazetenin çıktığı Güneyde, bir radyo kanalı da Rusça yayın yapıyor.
Bitmedi… İki okulun Rusça eğitim verdiği Güney Kıbrıs için Ruslar “Limasolgrad Rusya’nın bir parçası” derken, Rumlar bunda bir sakınca görmüyor.

Rusya ve Güney Kıbrıs arasındaki ilişki tamamen duygusal aslında!

Rusya’nın Rum Kesimi’ni ekonomik krizden kurtarmak için verdiği paranın ve siyaseten Rumları desteklemesinin bu muhabbette büyük etkisi olduğunu söyleniyor ancak bu aşkın sadece alıcı-borçlu ilişkisinden kaynaklanmadığı herkesin malumu.

Almanya’nın da… Bir Alman Gazetesi “Milyarlarca euro ekonomik destek olarak Kıbrıs bankalarına giderse Alman vergi yükümlüleri kendi tarzlarında ayağa kalkacaklar” demişti birkaç gün önce. Sebebi haberin devamında; “Rum tarafına destek verebiliriz ama bunu ancak Rum yönetiminin kara para aklamaya son vermesi halinde yaparız…”

Gazete Alman İstihbarat Teşkilatı’nın raporunu kaynak göstererek, “Kıbrıs sevilen bir turizm perspektifi olması yanında kara para aklama El Doradosu’dur” demişti üstüne basa basa. Rumların geçen yıl Rusya’dan 5 milyar Euro daha borç istemesini hoş karşılamayan AB liderleri, -bu ilişkiye hiç sıcak bakmamalarına rağmen- gıklarını çıkarmazken, Almanya bunun nedenlerini açıkça söyleme cesaretini gösteren tek ülke oldu.

Neden mi? Araştırmış, biliyor.

Alman gizli servisi Güney Kıbrıs’ta çoğunluğu Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu taşıyan 80 Rus milyarder, banker ve kara para aklayıcısı bulunduğunu, bunların Rum bankalarının yardımıyla “para aklama” işlemleri yürüttüklerini, İstihbarat Rum Cumhuriyetinde 2 bin Rus şirketinin kayıtlı olduğunu ve bunların toplam Gayri safi Milli Hasılasının 17 milyar euro olan Kıbrıs Cumhuriyetinde 26 milyar euro tuttuklarını rapor etmiş.

Yani Güney Kıbrıs bankalarında 26 milyar Euro Rus kara parası olduğu gerçeğinden hareketle, AB’nin yaptığı yardım Ruslara yarayacak ve AB, Kıbrıs eliyle Rusları ihya etmiş olacak.

(Burada konu dışı bir hatırlatma; Kuzey Kıbrıs’ın içişlerine karışma ve verilen vatandaşlıkları eleştirmeyi kendilerine hak gören Rumlar, verilere göre 2 yılda 300 binden fazla yabancıyı vatandaş yaptı. Son iki yılın rekoru ise Ruslarda. Bu vatandaşlıkların tek kıstasının para olduğu söyleniyor. Yani parayı veren Güney’den vatandaşlık alabiliyor.)

BİR CEVAP BIRAK