Partiyi küçülterek veda etti

Mumcu, “Bugün aranızdan ayrılmıyorum. Ama görevi başka arkadaşlara devretmek üzere aranıza yeniden katılıyorum. Benim sevgili arkadaşlarım. Sizi hakikaten bu ülkenin vicdanı olarak gördüm. Sizinle beraber verdiğimiz mücadelelerde sizi çok daha ileri noktalara taşıyabilmiş olmayı dilerdim. Kısmet bu kadarmış. Hakkınızı helal edin” dedi.


Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, partisinin 6’ncı Olağanüstü Kongresi’nde genel başkanlık görevine veda ederken, “Kısmet bu kadarmış, hakkınızı helal edin” diye konuştu. Mumcu, “Bugün aranızdan ayrılmıyorum. Ama görevi başka arkadaşlara devretmek üzere aranıza yeniden katılıyorum. Benim sevgili arkadaşlarım. Sizi hakikaten bu ülkenin vicdanı olarak gördüm. Sizinle beraber verdiğimiz mücadelelerde sizi çok daha ileri noktalara taşıyabilmiş olmayı dilerdim. Kısmet bu kadarmış. Hakkınızı helal edin” dedi.


Mumcu, partisinin 6. Olağanüstü Büyük Kongresinde konuştu ve değerlendirmelerde bulundu. Anavatan Partisi’nin 22 Temmuz seçimlerine girememesi nedeniyle büyük bir yara aldığını ifade eden Mumcu, bu yaraların sarılamadığını söyledi. Bu süreçte sorumluluğun birilerinin üstlenmesi gerektiğini ifade eden Mumcu, “Siyasete girdiğim ilk günden bugüne kadar bütün kararlarımı vicdanımla aldım. Bu benim ilk kez bir koltuğu bırakışım değil. Bu konuda kendilerini üzgün hisseden arkadaşlarım geçmişe doğru hafızalarını zorlarlarsa birçok kez, herkesin can attığı makam ve mevkilerden fedakârca çekilebildiğimi görmüşlerdir” dedi.


28 ŞUBAT SAĞI BİTİRDİ


Türkiye’de merkez siyasetini bitiren olgunun 28 Şubat süreci olduğunu öne süren Mumcu, bu sürecin Türkiye’nin kamplara ayrılmasını sağladığını kaydetti.


Türk sağının “her iktidarın muzdarip olduğu” yozlaşmaya maruz kaldığını belirten Mumcu, “Bu yozlaşma bile Türk sağını bitirmemiştir. En azından vatandaş kendince daha güvenilir bulduğu merkez alternatiflere yönelme imkanına sahipti” diye konuştu. Mumcu bu yönelişi de 28 Şubat sürecinin durdurduğunu ileri sürdü. Mumcu şöyle konuştu:


“28 Şubat’la başlayan süreç Türkiye’ye şunu dayatmıştır. Hepimiz şöyle bir laiklik anlayışı içinde devletle barışık yaşıyorduk. Kastettiğim Türk sağının genel ideolojisidir. Laiklik, din ve devlet işlerinin bir birinden ayrı tutulmasıdır. Ama birileri çıktılar “hayır’ dediler. Laiklik, dinle dünya hayatının birbirinden ayrılmasıdır. Öyleyse vicdanınızı kamusal alana çıktığınız her yerde terk edeceksiniz. Yani devlet otoritesinin bulunduğu hiçbir yerde vicdanla bulunamazsınız. Geleneksel sağ siyasetin, geleneksel seçmenleri, orta sınıf muhafazakarlar sağ siyasete ve devlete küstüler. Çünkü vicdanlarıyla kovulduklarını gördüler.”


MERAMIMIZI ANLATAMADIK


Kendisine dair oluşturulan bir imaj bulunduğunu söyleyen Mumcu, “O ben değilim. O hakikat değil. Ama bana dair oluşturulmuş imaj inşa edilmiş bir şeydir. Halkın vicdanıyla benim mesajım arasına öyle filtreler, öyle çarptırıcı, öyle duvarlar konuldu ki ne yazık ki biz millete meramımızı anlatamadık” dedi.


Türk milletinin milletim intisap kültüründen kurtulamadığı için hala birey olamadığını ileri süren Mumcu, “Ama ben inanıyorum başaracak. İnşallah başaracak” dedi. Mumcu şöyle konuştu:


“Çünkü bu benim milletim. Anam, babam gibi. Kardeşim gibi, bacım gibi. İnkar edemem. Onu değersizleştiremem. Ona küsemem, ona gönül koyamam. Çünkü onun varlığı benim varlığımın bir parçası ve ben onun bir parçasıyım. Ne kadar içim öfke dolsa da onu muhabbetle, sevgiyle, şefkatle anmak, şefkatle kucaklamak zorundayım. Çünkü o benim milletim. Ama milletime bir de başka türlü seslenmek istedim. Hiçbir şey istemeden. Oy da istemeden sizin anlayacağınız. Zihinlere konulmuş, “bu sözler siyasi muhalefet saiki ile söyleniyor, bu sözler siyasi kariyer arayışı için söyleniyor’ prangalarından kurtulup özgürce hiçbir şey istemiyorum ve bunu söylüyorum diyebilmek imkanına kavuşmak adına bugün bir karar verdim ve bu adımı atıyorum.”


ÖZAL’IN GİRİŞİ MUMCU’YU KIZDIRDI


Mumcu konuşmasını sürdürdüğü sırada, kongre salonuna giren genel başkan aday adaylarından Ahmet Özal, Mumcu’yu kızdırdı.


Ahmet Özal’ın, “Başbakan Özal” sloganlarıyla salona girmesi üzerine Mumcu kürsüden, “Bana yapılan nezaketsizliği ben hiç kimseye yapmadım hayatımda yapmayacağım” sözleriyle tepki gösterdi.


Mumcu’nun, bu sözleri salondan büyük alkış aldı. Delegeler ve partililer de “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye slogan attı. Bunun üzerine Mumcu, tekrar konuşarak “Bu tezahüratları kendine sananlar olabilir bir dakika sessizlik ondan sonra yeniden rica ediyorum” dedi.


Mumcu, salondan kendisine yönelik desteğin ardından, “Demek ki herkes haddini bilecek” diye konuştu. Mumcu konuşmasını şu sözlerle bitirdi:


“Ben her zaman Anavatan Partisi’nin vicdanı olan bir kurum olduğunu söyledim. Bu vicdana inandım. Bu seçimleri de sizin vicdanınıza bırakıyorum. Kimi seçerseniz seçin ama seçiminizi özgür vicdanınızla yapın. Sizin sevginizle doldurduğum yüreğimin hiçbir zaman yanılmadığın gördüğüm için çok mutluyum. Bugün aranızdan ayrılmıyorum. Ama görevi başka arkadaşlara devretmek üzere aranıza yeniden katılıyorum. Benim sevgili arkadaşlarım. Sizi hakikaten bu ülkenin vicdanı olarak gördüm. Sizinle beraber verdiğimiz mücadelelerde sizi çok daha ileri noktalara taşıyabilmiş olmayı dilerdim. Kısmet bu kadarmış. Hakkınızı helal edin.”


Mumcu konuşmasının arkasından partililerin sevgi gösterileri arasında kongre salonundan ayrıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.