Patatesten sonra nohut ve mercimek de Suriye’den gelebilir!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Suriye’den 4 bin ton patates ithal eden Türkiye, Fırat Kalkanı Harekatı yürütülen bölgede Suriyeli çiftçilere üretim desteği veriyor. Türkiye’ye getirilen ucuz patatesler, Tarım Kredi Kooperetifleri Birliği’nin Suriyeli çiftçilerle yaptığı sözleşme kapsamında üretildi. Patatesten sonra nohut, mercimek ve buğday gibi ürünler de savaşın vurduğu Suriye’de üretilip Türkiye’ye getirilebilir.
 
TÜRKİYE’NİN PATATESİ SAVAŞIN ORTASINDAKİ SURİYE’DEN
Patates ve soğan fiyatları Doları bile sollayınca tüketiciler bir süredir Türk mutfağının temel taşı olan iki ürünün satıldığı tezgahların önünden geçemez oldu. Hükümet, tıpkı kırmızı ette olduğu çareyi patatesi de ithal etmekte buldu. Önceki gün açıklama yapan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Türkiye’nin Suriye’den 4 bin ton patates ithal ettiğini duyurmuştu.
 
SURİYE’DEN GETİRİLEN PATATESLERDE KİMYASAL SORUNU VAR MI?
Ancak savaşın hüküm sürdüğü Suriye’den patates ithal edilmesi tüketicilerde ‘kimyasal kalıntı’ endişesi yarattı. Fiyatları düşürmek için yapılan ithalatın tüketici sağlığı boyutuna henüz açıklık getirilmiş değil. Suriye’den ithal edilen patateslerin nerede ve hangi koşullarda üretildiğine ve tüketici sağlığı yönünden bir sorun içerip içermediği bilinmiyor.
 
TÜRKİYE SURİYE’DE TARIMSAL ÜRETİM YAPTIRIYOR
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kaynaklarının verdiği bilgiye göre Türkiye’nin Suriye’den ithal ettiği patatesler, El Bab, Çobanbey, Azez ve Aktarin gibi sınıra yakın kentlerden geliyor. Suriye’den patates getiren kurum ise Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği. Birlik, Fırat Kalkanı Harekâtının yürütüldüğü bölgedeki Suriyeli çiftçilere bir süredir teknik ve eğitim desteği sağlıyordu. Edinilen bilgilere göre Türkiye’ye getirilen patatesler, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin Suriyeli çiftçilerle yaptığı ‘üretim sözleşmesi’ kapsamında üretiliyor.
İTHAL Mİ SÖMÜRGE ÜRÜNÜ MÜ?
Bu durumda Türkiye’nin bir süredir operasyon yürüttüğü Suriye’de üretilip Türkiye’de pazara sunulan gelen patateslerin ‘ithal’ mi yoksa ‘sömürge ürünü’ mü sayılacağı merak konusu. Ancak merak edilen yalnızca bununla sınırlı değil. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği neden Türkiye çiftçisini desteklemek yerine savaş ortasındaki Suriye’de üreticilerle ‘üretim sözleşmesi’ yapıyor?
ÜRETİM YAPILABİLİYORSA 4 MİLYON SURİYELİ NEDEN TÜRKİYE’DE?
Aynı birlik örneğin Sakarya’da, Niğde’de, Adana’da ve ülkenin birçok başka bölgesinde patates üreten çiftçilere destek vermek yerine neden Suriyeli çiftçilerle ilgileniyor. Eğer Suriye’de tarımsal üretim yapılabiliyorsa o halde neden 4 milyona yakın Suriyeli halen Türkiye’de yaşıyor. Bunca insan kendi topraklarında üretim yapabilecekken neden Türkiye’deler?
SORUNLARI GİDERMEK YERİNE UCUZ İŞGÜCÜ VE TOPRAK ÇÖZÜM MÜ?
Türkiye’deki tarımsal üretim maliyetlerinin yüksek oluşu, girdilerin üreticilerin belini bükmesi, plansız ve istikrarsız sektörün inişli çıkışlı bir seyir izlemesi patates, soğan gibi ürünlerde fiyat dengelerini de alt üst ediyor. Ancak bu konuda gereken önlemleri almak yerine çözümü Suriye’de, Sudan’da ve başka Afrika ülkelerinde ucuz işgücü maliyeti ve ucuz toprakta aramak Türk tarımına yapılan en büyük kötülüklerden biri.
TARIMSAL HASILADA AVRUPA BİRİNCİLİĞİ BÖYLE Mİ OLUYOR?
Türkiye’nin izlediği populist tarım politikaları yetkililere “Tarımsal hasılada Avrupa’da birinciyiz” nutukları attırıyor. Ancak en basitinden patateste bile Türk tüketicisini savaş yaşayan bir ülke olan Suriye’nin topraklarına muhtaç hale getirmekle nasıl Avrupa birincisi olunuyor, anlaşılır gibi değil.
TÜRKİYE’NİN SURİYE’DEKİ TARIM FAALİYETLERİ
Türk üreticisinin üretimden koparak toprağına küsmesine neden olan hatalı politikaları düzeltmek yerine Suriyeli çiftçilere kendi ülkelerinde patates ürettirip Türkiye pazarına sunma uygulaması başka ürünlerle devam ederse şaşırmamak gerekiyor. Bugün Türkiye’ye patates getirilen Suriye’deki Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde Türk yetkililer bir yıldan fazla bir zamandır Suriyeli çiftçilerle çalışma yürütüyor.
BAKANLIK VE KOOPERATİF YETKİLİLERİNİN SURİYE’DEKİ TOPLANTISI
5 Temmuz 2017’de Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinin sorumlusu olan Kilis Vali Yardımcısı Selçuk Aslan başkanlığında bir heyet, Cerablus, El Bab, Azez ve Mare’den gelen meclis temsilcileri ile Türkiye sınırındaki Çobanbeyli’de bir toplantı yapıyor. Toplantıya, Tarım Bakanlığı Daire Başkanı Mehmet Sığırcı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Daire Başkanı Cihan Soyalp, TMO Şube Müdürü Cemal Doğan, Tarım Kredi Kooperatifleri Gaziantep Bölge Müdürü Mehmet Aksoy ve Tarım Kredi Birlik A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Candan katılıyor.
SURİYE’DEKİ TOPLANTININ KONUSU NOHUT, BUĞDAY VE MERCİMEK
Toplantıda, Suriyeli çiftçilerin bölgede ürettiği buğday, arpa, mercimek, nohut gibi ürünlerin rekolteleri, pazarlanması ve fiyatlandırılması ile daha önce duyurulan fiyatların güncellenmesi gibi konular görüşülüyor. 11 Kasım 2017’de yine Suriye’de Çobanbeyli’de düzenlenen bir başka toplantıya ise Kilis Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Songül Kadıoğlu, Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Mahmut Candan ve birliğin Gaziantep Bölge Müdürü Mehmet Aksoy ile TAREKS A.Ş. Genel Müdürü Kamil Yılmaz katılıyor. Bu toplantının da konusu öncekiyle aynı: Suriyeli çiftçilerin ürettiği ürünlerin değerlendirilmesi. Toplantıda TAREKS A.Ş.’nin Suriyeli çiftçilere verdiği desteğin devam edeceği de belirtiliyor.
TAREKS A.Ş., PATATES, MISIR VE HUBUBAT ALANINDA ÇALIŞIYOR
TAREKS, Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği ile özel sektör ortaklığında kurulan bir şirket. Merkezi Ankara’da bulunan şirketin ana faaliyet konularını hibrit mısır, patates ve hububat tohumluğu ve üretimiyle bu ürünlerin ithalatı ve pazarlanması oluşturuyor.
TÜRKİYE’NİN NOHUT VE MERCİMEĞİ DE SURİYE’DEN GELİRSE ŞAŞIRMAYIN
Türkiye’nin Suriye’deki çiftçilere verdiği tarımsal üretim desteğinin bir ayağını oluşturan TAREKS A.Ş.’nin patatesten sonra mercimek, nohut ve buğday gibi ithal edilen ürünleri de bu ülkeden getirerek iç pazara sunması şaşırtıcı olmayacak. Birçok tarım ürününde gen merkezi olan Türkiye’nin, güvenlik gerekçesiyle operasyon düzenlediği savaşın ortasındaki Suriye’nin topraklarında üretim yaptırması, ‘gıda güvenliği ne olacak?’ sorusunu akla getiriyor. Suriye’de kullanılan silahların teknolojisiyle ve ‘milli’ övünen Türkiye’nin, yiyeceği patatesi bile bombalanan topraklardan getirmesi gıda güvenliği konusunun tüm yönleriyle tartışılmasını gerekli kılıyor.
 
Önceki haberMuharrem İnce Ayşe Arman’a konuştu: Yapılan en büyük hata…
Sonraki haberBöyle olur işçi ve emekçilerin festivali
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here