Peki mahkemenin ‘Gezi Parkı’ kararı ne olacak?

Peki mahkemenin ‘Gezi Parkı’ kararı ne olacak?

0
PAYLAŞ

Mahkeme’nin 31 Mayıs’ta verdiği yürütmeyi durdurma kararıyla Gezi Parkı’nın hukuken güvence altına alındığı anımsatılan açıklamada, zedelenen adalet duygusunun onarılması için bu hususun yürütme tarafından da hızla beyan edilmesi talep edildi.

TOPÇU KIŞLASININ MİMARI DA YAPIM YILI DA BİLİNMİYOR

Dernek tarafından açılan davanın ardından süren hukuki prosedür çerçevesinde, İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 11 Aralık 2012 tarihinde verdiği kararla: “Bu alanda günümüzde mevcut olmayan, mimarı ve yapım yılı dahi bilinmeyen Topçu Kışlası’nın planlarının ve yapım detaylarının da ortada olmadığı; bu sebeple binanın yeniden yapımının mümkün olamayacağı; bu bina yıkıldıktan sonra yerinde yaşamaya başlayan Parkın 60-70 yıllık kullanım değeri ile tarihe belgelik eden bir nitelik kazanmış ve İstanbulluların kolektif belleğinde yer etmiş olduğu” nedenleriyle projeyi gerekçeli ve hukuka uygun olarak reddettiği ifade edilen açıklamada, bu karara yapılan itiraz üzerine toplanan Kültür Varlıkları Koruma Yüksek Kurulu’nun, 27 Şubat 2013 tarihinde “avan projenin uygun olduğu” iddiasıyla İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararını iptal ettiği kaydedildi.

27 MAYIS AKŞAMI GEZİ’DE NELER YAŞANDI

Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin, idarenin kamu yararına aykırı olduğu öne sürülen işleminin iptali için 27 Nisan 2013 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi’ne başvurduğu anımsatılan açıklamada, “konu ile ilgili hukuksal süreç bu şekilde ilerlerken, 27 Mayıs Pazartesi akşamı derneğimizin Gezi Parkı’nda yaptığı haftalık olağan toplantısı sonunda dernek üyeleri evlerine dağılırken, Parkın Divan Oteli’ne bakan istinat duvarının, önündeki ağaçlarla birlikte kepçeyle imha edilmekte olduğunu görmüşler, derhal ve haklı olarak bu hukuka aykırı müdahaleye itiraz etmişlerdir” denildi.

GEZİ’YE KAÇAK VE HUKUKSUZ MÜDAHALE YAPILDI

Gezi Parkı’nda 27 Mayıs gecesi kaçak bir şekilde yapılan ihlalin dernek tarafından 28 Mayıs tarihinde İstanbul II Numaralı Koruma Kurulu’na yazılı olarak bildirilerek Kurul’un göreve çağrıldığı ve tahribatın önlemesinin istendiğine işaret edilen açıklamada, “hakkında hukuki sürecin devam etmekte olduğu parkın varlığına yönelen, geceyarısı kaçak olarak yapılan bu hukuksuz müdahale hakkında, tüm çabalarımıza rağmen kamu otoritelerinden hiçbir açıklama gelmemiştir. Devam eden günlerde kolluk kuvvetleri bu kaçak inşaatın devamını sağlamak üzere sert tedbirler almış, parklarını bu kaçak ve hukuka aykırı yıkımdan korumak için biraraya gelen insanlara karşı giderek artan bir şiddet uygulamış, dağıtmaya çalışmış, neticesinde 31 Mayıs sabahı park tamamen boşaltılarak polis barikatıyla ablukaya almıştır” görüşüne yer verildi.

MAHKEME NEDEN YÜRÜTMEYİ DURDURDU

Kamuoyunda ‘2. Şafak operasyonu’ olarak adlandırılan bu operasyon neticesinde bir vatandaşın öldüğü, yüzlerce vatandaşın da yaralandığı haberinin gelmesi üzerine, davanın görüldüğü İstanbul 6. İdare Mahkemesi’ne aynı gün derhal başvurularak, mevcut sosyal ve trajik gelişmeler gözönüne alınarak ve olayların daha da büyümesine mani olabileceği saikiyle bir “yürütmeyi durdurma kararı” talep edildiği vurgulanan açıklamada, söz konusu talebin Mahkeme tarafından da kabul gördüğü ve yürütmenin durdurulduğu bilgisine yer verildi.

GEZİ PARKI HUKUKUN GÜVENCESİ ALTINDA

Yürütmeyi durdurma kararı ile parkın hukuken dokunulmazlığının sürmesi sağlandığı ve parklarına sahip çıkma amacıyla biraraya gelmiş halkın endişelerinin giderilmesi amaçlalandığına işaret edilen açıklamada, ayrıca şu görüşlere yer verildi: “Son olarak ve bir kere daha konunun İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nde halen yargılama aşamasında olduğunu; bu konuda beyanda bulunurken yargıyı etkileyebilecek açıklamalar yapmaktan kaçınmak gerektiğini ve Mahkeme tarafından verilmiş 31 Mayıs 2013 tarihli kararın mevcudiyeti sayesinde Gezi Parkı’ndaki hayatın hukukun güvencesi altına alınmış olduğunu hatırlatmak isteriz. Bu hususun konunun tarafı olan Yürütme tarafından kabulünün ve süratle ­­beyan edilmesinin, zedelenen adalet duygusunun tamiri için gerekli olduğunu önemle arz ederiz.”

DANIŞTAY BAŞKANI’NDAN REFERANDUM YORUMU

Öte yandan Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, Başbakan Erdoğan’ın referandum önerisini, “Bunu referandum olarak algılayamıyorum. Daha çok, kamunun istek ve arzusunu ortaya çıkarmak için yapılan bir oylama. Bu, yargı kararının önüne geçemez. Hukuk devleti deyince yargı kararı esastır” şeklinde yorumladı.

BİR CEVAP BIRAK