Perinçek’e bir yanıt da Behramoğlu’ndan

Perinçek’e bir yanıt da Behramoğlu’ndan

0
PAYLAŞ

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Sanatçılar Girişimi tarafından “Baş sorumlu, sorumsuz Cumhurbaşkanıdır” başlığı ile yayınlanan bildiriye karşı yaptığı sert açıklamaya bugün Cumhuriyet gazetesinde Ataol Behramoğlu yanıt verdi.

Doğu Perinçek, “Geçende bir grup yazarımız, ‘Sanatçılar Girişimi’ imzasıyla ABD emperyalizminin güdümündeki Bölücü Terör örgütüne karşı yürütülen vatan savaşına karşı bildiri yayınladı. Ataol Behramoğlu kardeşimin yanında bazı tanıdık imzaları da görünce, acı duymamak mümkün mü? İnsan vurulmuş gibi oluyor” ifadelerini kullanmıştı. Behramoğlu ¨7 Haziran sonrasındaki ortamın ‘kanlı, karanlık’ bir ortam olarak nitelenmesini yanlış bulan, eleştiren, neredeyse yarım yüzyıllık arkadaşıma sormak isterim: Bunca ölümü, bunca kırımı, başka nasıl niteleyelim? Söz konusu bildirinin buna ilişkin cümlelerinde, kırıcı eleştiride öne sürüldüğü gibi, ‘vatan savunması’na karşı çıkan tek bir cümle, tek bir sözcük var mı? Ve zaten bildirideki imzalar içinde böyle bir düşünce sahibi olabilecek tek bir kişi gösterilebilir mi?¨dedi.

İŞTE ATAOL BEHRAMOĞLU’NUN PERİNÇEK’E YANITININ TAMAMI:

Sanatçılar Girişimi’nin “Baş Sorumlu Sorumsuz Cumhurbaşkanıdır” başlığı ile yayımladığı, benim de imzam olan bildiri, Vatan Partisi Başkanı Doğu Perinçek’in kırıcı, sert eleştirisiyle karşılaştı.

Okumamış, gözden kaçırmış olanlar, bu bildiriyi, Perinçek’in yazısını, Ümit Zileli’nin de Perinçek’i eleştiren oldukça sert karşı yazısı başta olmak üzere, konuyla ilgili başkaca yazıları ve sonrasında da bir bardak suda fırtınaya benzeyen okur yorumları ve tartışmalarını odatv internet sayfalarında bulup okuyabilirler.

Öncelikle, 7 Haziran sonrasındaki ortamın “kanlı, karanlık” bir ortam olarak nitelenmesini yanlış bulan, eleştiren, neredeyse yarım yüzyıllık arkadaşıma sormak isterim: Bunca ölümü, bunca kırımı, başka nasıl niteleyelim? Söz konusu bildirinin buna ilişkin cümlelerinde, kırıcı eleştiride öne sürüldüğü gibi, “vatan savunması”na karşı çıkan tek bir cümle, tek bir sözcük var mı? Ve zaten bildirideki imzalar içinde böyle bir düşünce sahibi olabilecek tek bir kişi gösterilebilir mi?

“Tezkere” konusuna gelelim… Şu andaki düşüncem de bildiride dile getirildiği gibidir. Bugün cumhurbaşkanı, dolayısıyla “başkomutan” sıfatını taşıyan kişiye sağlanacak her yetkinin ülkemize yarar değil, zarar getireceği kanısındayım. Bu kişinin 7 Haziran’dan sonra değişen tavrının nedeni ise yeterince açık değil mi? Nasıl oldu da birdenbire “vatan savunucusu” oluverdi? Açıkça söylenmiyor olsa da üstü kapalı olarak söylenen bu değilse nedir? Denebilir ki bugün siyaset böyle demeyi gerektiriyor… O zaman biz de şöyle yanıt veririz: Bizler siyasetçi değil sanatçıyız… Günün, durumun koşullarına göre değil; hiçbir kişin ya da örgütün buyruğuna göre değil; evrensel ahlakın, vicdanın, aklın buyruğu ne ise ona göre konuşuruz… Bugün gözle görülmekte olan apaçık gerçek, Tayyip Erdoğan’ın kendini ve ailesini kurtarmak için çırpınmakta olduğu, bu uğurda ülkeyi ateşe atmaktan bir an bile çekince duymayacağıdır… “Baş Sorumlu Sorumsuz Cumhurbaşkanıdır” başlıklı bildirinin ana mesajı budur ve bu mesajı başka yerlerde aramaya çalışmak, onu saptırmaya çalışmaktan başka anlam taşıyamaz…

Bir başka köşe yazarının konuyla ilgili yazısında, Sanatçılar Girişimi bildirisinde “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birinci derecede sorumlu olduğu sürecin son beş ayla sınırlandığı” gibi bir cümle okuyunca, bu şaşılası çıkarsama karşısında insanın ağzı gerçekten açık kalıyor!… Bir kez daha özetleyeyim: “Baş Sorumlu Sorumsuz Cumhurbaşkanı”dır başlıklı bildirimizin amacı yaşanmakta olan sürecin dünden bugüne dökümünü yaparak sorumlularını sıralamak değil, başkaca da bir şey değil,7 Haziran sonrasındaki sürecin baş sorumlusunun söz konusu “sorumsuz” kişi olduğunu vurgulamak; bununla amaçlanan da, bu kişinin yaklaşan seçimlere yönelik göz boyama çabasının, “vatan savunuculuğu” görüntüsüyaratma gayretindeki sahteliğin altını kuvvetlice çizmektir… Bunu anlamayıp ya da anlamazdan gelerek lafı “vatan savunması” gibi üzerinde tartışma bile yapılamayacak konulara getirip özellikle böyle bir dönemde gereksiz ve karşılıklı suçlamalara yol açmak zihin bulanıklığı değilse bilmem ki nedir!
Ve son olarak, en azından kendi adıma, şu bir çift sözü etmekten kendimi alamam: Hiçbiri olamayacağımız söylenen Namık Kemal’e, Fikret’e, Nâzım Hikmet’e ve kuşkusuz Mehmet Akif’e büyük saygım herkesçe bilinir.

(Mehmet Akif’in bazı hataları aşağılanan Cenab’ınkinden daha az değildir, ayrı konu.) Fakat asıl söylemek istediğim bunlar değil, sadece şudur: Ben hiç kimse olmak değil, adım ve kimliğim ne ise sadece o olmak ve öylece kalmak isterim…

NE OLMUŞTU

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek”in, 11 Eylül’de Sanatçılar Girişimi tarafından “Baş sorumlu, sorumsuz Cumhurbaşkanıdır” başlığı ile yayınlanan bildiriye ilişkin Aydınlık’ta bir yazı kaleme almıştı.

Perinçek’in sert sözlerle hedef aldığı Sanatçılar Girişimi’nin Ataol Behram ve Hayati Asılyazıcı’nın önderliğinde kaleme alınan bildirisinde Ulusal Kanal’da program yapan Haluk Çetin, Aydınlık’ın eski yazarı Özdemir İnce, Ulusal Kanal’ın eski yöneticisi ve Vatan Partisi’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Levent Kırca, Aydınlık’ın eski yazarı Ferhan Şensoy, Vatan Partisi’nden milletvekili adayı olan Ümit Zileli’nin ve Vatan Partisi’ne yakınlığıyla bilinen Gülsen Tuncer’in imzalarının yer alması dikkat çekti.

Haberin yayınlanmasının ardından Şair Hüseyin Haydar’ın da aralarında olduğu bazı sanatçılar, bildiriye imza atmadıklarını ve kendilerin sorulmadan imzalarına yer verildiğini söyledi.

Doğu Perinçek, “Geçende bir grup yazarımız, ‘Sanatçılar Girişimi’ imzasıyla ABD emperyalizminin güdümündeki Bölücü Terör örgütüne karşı yürütülen vatan savaşına karşı bildiri yayınladı. Ataol Behramoğlu kardeşimin yanında bazı tanıdık imzaları da görünce, acı duymamak mümkün mü? İnsan vurulmuş gibi oluyor” ifadelerini kullandı.

Sanatçılar Girişimi’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve tezkereyi hedef alan bildirisine “Yazıklar olsun” diyerek sert çıkan Perinçek “Bu yazarlarımız, bugün Mehmetçiğin verdiği vatan mücadelesini ‘Kanlı, karanlık çatışma ortamının bir kez daha hortlatılması’ olarak görüyorlar. Vah vah ve yazıklar olsun! Bu yazarlarımız, Bölücü Teröre karşı sınır ötesi harekât tezkeresinin Meclisten geçmesine karşı çıkıyorlar. ABD ve AB emperyalistleri ile birlikte o tezkereyi protesto ediyorlar. Bir kez daha yazıklar olsun!” dedi.
Perinçek’e Ümit Zileli’den ve Orhan Aydın’dan yanıtlar geldi.

BİR CEVAP BIRAK