Petkim’in satışı carî acığa çare olur mu?

Devlet Bakanı Şimşek, PETKİM’in özelleştirilmesinin carî açığın kapatılmasına katkıda bulunacağı, bu gerekçe ile bu kurumun özelleştirilmesinde kamu yararı olduğunu iddia etmiş. Bu kadar yanlış ve yersiz bir iddiayı yıllarca yurt dışında çalışmış olduğu için asgarî bilgi düzeyine sahip olması gereken bir insanın ileri sürmesi akıl alır gibi değil! Hele de, hükümette bulunması hasebiyle, ülke ve halkın yararını düşünmekle yükümlü olması gereken bir kimsenin bu yanlış işlemde kamu yararı, yâni halkın yararı olduğunu ileri sürmesi de kimse tarafından savunulamaz. Dehşet verici bir durum!  
 
PETKİM, çeşitli ürünlerde farklı oranlarda olmak üzere, Türkiye gereksiniminin % 30 ile % 50’si karşılamaktadır. Petkim, hammadde girdisi ithal olduğundan, carî açığa yük bindirmektedir. Petkim ürünleri ihraç edilmediğinden carî açığın hafifletilmesinde, maalesef, Petkim’in bir rolü olmamaktadır. Bu durum Petkim kompleksinin ekonomide yarattığı doğal sonuçtur. Dış girdi ile iç üretime katkı yapan ve ürünü ihraç edilmeyen her kuruluş, doğal olarak, carî açığı büyütür. Kaldı ki, ülkenin o konudaki gereksinimi devam ediyorsa, Petkim gibi bir kuruluşun ülkede bulunmaması, bulunmasından daha fazla carî açığa yük bindirir. İktisadî hesaplamalar ve tahminler mutlak görüntülerle değil, soyut modellerle yapılır.
 
PETKİM kamu mülkiyetinde kaldığı sürece, hammadde girdileri için dövize gereksinme gösterir ve bu nedenle de carî açığa yük yıkar. Ama, Petkim kâr ettiği sürece bu kâr kamu geliri olarak hesaplara geçer ve kamusal tercihler doğrultusunda kullanılır. Petkim’in yarattığı katma değer ise, yurt içinde üretilmiş olduğundan, milli gelire dahil olur ve, bu boyutuyla, carî açığın büyümesine engel olur. Başka bir deyişle, Petkim kompleksi olmayıp, tüm ürünler son hali ile ithal edilmiş olsa idi, tüm katma değer yurt dışına transfer edilmiş ve tüm katma değer kadar carî açığa yük bindirilmiş olurdu. Petkim’in ülkede  bulunması ve üretimin yurt içinde gerçekleştirilmesi durumunda, sadece ithal girdiler kadar carî açığa yük bindirilmiş, içeride yaratılan katma değer carî açıkta tasarruf edilmiş olurdu. Bugünkü sistem işte böyle bir sonuç oluşturmaktadır.

 PETKİM’in satışı ve özel kesime devri, açıktır ki, bir yıllık geliri ile o yılın carî açığını hafifletiyor olabilir. Ama bu durum sadece bir yıla mahsus bir durumdur. Petkim’in özel kesime satışı halinde, satış yılında carî aşığın finansmanında bir yıllık bir rahatlama olabilir, ama müteakip yıllarda, Petkim’in ithal girdisi kadar carî açığa  yine yük bindirilmiş olmakla beraber, buna ilâveten, kurulun kâr etmesi durumunda bu kâr kamu geliri olarak elde edilmeyecek, büyük kısmı yurt dışına transfer ediliyor olacağından, Lâtin Amerika ülkelerinin çoğunda olduğu gibi, carî açığa bugünkünden çok daha büyük yük yıkılmış olacaktır.

PETKİM satışı sonucunda, kompleksin olağanüstü boyutlarda büyütülerek, ülkenin gereksinimi üzerinde üretime geçmesi ve ihyiyaç fazlasını ihraç ederek carî açığın küçültülmesine katkı yapması biraz muhal bir durum olmakla beraber, yüksek bir olasılık olarak görülse bile, bu durum uzun dönemde oluşacak bir tasavvur olarak görülebilir. Kaldı ki, böyle bir tasavvurun özelleştirme mantığı ile hiçbir organik bağı da söz konusu olamaz. Petkim özelleştirilmeden de, kamu veya özel kesim tarafından benzerleri kurularak petrokimya ürünleri ihracatı artırılıyor ve carî açığın küçültülmesinde etken  olabilir.

Diğer yandan, PETKİM kamu kesiminde kaldığı sürece Türkiye’nin izleyeceği petrokimya ürünleri politikası uygulama gücü kazanabilir. Oysa, Petkim’in özelleştirilmesi, özellikle de yabancılaştırılması, Türkiye’nin petrokimya ürünleri politikasını etkinlikle uygulamasını güçleştirebileceği, hatta imkansızlaştırabileceği gibi, yabancı dev sermayenin ürün politikası havuzunda Türkiye’ye biçilmiş rol çerçevesinde üretim sürdürülebilir ya da kısılabilir de. Bu itibarla, Petkim’in özelleştirilmesinde değil, kamuda kalmasında hiçbir şekilde vazgeçilemez fevkalade büyük kamu yararı vardır.

PETKİM’in özelletirilmesinin car’i açığı kapatacağı ya da hfifleteceği iddiası doğru olsaydı, özelleştirmeler yapıldıkça carî açık yükselmez, tam tersine giderek daralıyor olurdu. Günümüzde ekonomi büyük bölümü itibariyle özel kesimin elinde olduğu halde car’i açık hızla artarak, 38 milyar dolara doğru bir seyir izlemektedir. Görülüyot ki, bir kurumun özelleştirilmesinin carî açığı hafifletiyor olması bu denli kolay karar verilecek bir konu olmadığı gibi, hele de Petkim durumunda olduğu gibi, hammaddesi zorunlu olarak dışarıdan gelen bir kuruluşun özelleştirilmesinde bu iddia kesinlikle geçerli olamaz. 

______________

* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here