‘Petraeus, Bush’a zaman kazandırdı’

İngiltere’de yayınlanan ciddi ulusal gazeteler Petraeus raporu yorumuna ön sayfalarında yer ayırdı.

The Times manşetinde “Amerika için dönüm noktası” diyerek , komutanın Şubat ayındaki takviye birlik gönderme kararıyla ilgili olumlu değerlendirmesinin Başkan George Bush’a zaman kazandırabileceğini öne sürdü. The Times, Bush’un sonbaharda, Irak savaşı için kullanılmak üzere Kongre’den 50 milyar dolar istemeye hazırlandığını ve raporun buna yardımcı olacağını öne sürdü.
 
Petraeus’un Kongre’deki açıklamaları Guardian’ın da manşetinde yer aldı. Merkezi Londra’da bulunan Royal United Services Institute adlı düşünce kuruluşundan Michael Clarke, Petraeus’un açıklamalarını gazeteye şöyle değerlendirdi:

“Petraeus, üniformasındaki yıldızlarla, Bush’u askerleri derhal çekmeye zorlamaya çalışan Demokratlar ve ABD kamuoyuna set çekiyor. Eğer Bush, komutanın Kongre’de tanımladığı gibi bir ilerlemeyle 2008’i atlatabilirse, Irak’tan çekilme görevini yeni Başkan’a bırakacak. Petraeus’un raporu, Irak tartışmaları için bir dönüm noktası olarak sunuldu. Ancak, bu muhtemelen, kaçınılmaz gerçeğe düşülen bir nottan ibaret olarak kalacak. Bu tür uzun vadeli direniş bastırma operasyonlarının çoğu müdahaleci gücün zaferini ilan edip çekilmesiyle son bulur. Ama burada sorun çekilme değil, Amerika’nın çekilirken zafer ilan edip edemeyeceğidir.”

“BELİRLEYİCİ OLMAZ”

The Financial Times yazarı Gideon Rachman da, Petraeus raporunun Amerika’nın Irak politikası açısından belirleyici olmayacağı görüşünü savundu. Gazetenin değerlendirmesi şöyle:

“Irak’tan çekilme, işgalin tetiklediği bazı geleneksel jeopolitik sorunların daha da büyümesi riskini beraberinde getirecektir. Bunlar, İran’ın gücünün artması, daha geniş çaplı bölgesel bir savaş riski, insani felaket korkusu ve Körfez’deki petrol kaynaklarının güvenliğidir. Birçok uzman, birkaç ay önce Petraeus’un raporunun belirleyici olacağını söylüyordu. Öyle olmayacağı anlaşılıyor. Muhtemelen önümüzdeki yıl mütevazı ölçülerde bir birlik indirimine gidilecek. Ama geleneksel stratejik kaygılar – terörle savaşla görece fazla ilgisi olmasa da – Amerika’nın daha yıllarca Irak’ta kalmasını gerektirecek. “

“BAĞDAT’TAKİ TABLO FARKI”

The Independent gazetesi ise Bağdat sokaklarında Petraeus’un Kongre’de çizdiğinden çok daha farklı bir tablonun hakim olduğuna dikkat çekti.

“Daha fazla sayıda Amerikan askerine rağmen, korkunun esir aldığı kentte, mezhepler arası şiddet, günlük yaşamın bir gerçeği olmaya devam ediyor” yorumunu yapan gazete, Irak’ta artan ölü sayısının generalin iyimserliğine tezat oluşturduğunu, kentte milislerin denetiminde gettoların oluştuğunu belirtirti.

Gazetenin deneyimli Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn, asker sayısının artırılması stratejisinin “kanlı kısırdöngüyü” kıramadığını şöyle aktardı:

“Gerçek gösterge, evlerini terk etmek zorunda kalan insanların sayısıdır. Birleşmiş Milletler’e göre, her ay 60 bin Iraklı evlerini terk ediyor ve hiçbiri geri dönmüyor. Kuvvet artırımı stratejisi askeri ve siyasi çıkmazı değiştiremedi. Başbakan Maliki’nin Amerika’nın zoruyla görevden uzaklaştırılması bir fayda sağlamayacak. Sünni Arap devletler tarafından desteklenmesine rağmen İyad Allavi’nin de yerel desteği yok. Bu trajedide, yeni stratejiden önceki tüm oyuncular yerinde duruyor. Amerika’nın sayesinde Irak’ta daha fazla milis var. Petraeus, Irak’ta daha kötü durumda olmadıklarını söyleyebilir ama iyi durumda olmadıkları kesin”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here