“Platformu medyumlara mı sorup koyacaksınız?”

“KKTC’de okula başvurdum, Matematik, fizik dersi verirsen gel dediler. Ben araştırma yapmak istiyorum. doktora uzmanlığımı bu alanda yaptıktan sonra matematik, fizik dersi vermemin hiçbir anlamı olmaz”

“2004 yılında Fransa’daki İFREMER araştırma merkezine gittiğimde oradaki cihazlara hayran kalmıştım. 2007 yılında gittiğimde ise oradaki cihazların yüzüne bakmadım bile. Çünkü bizde o cihazların daha gelişmişi vardı.

“Gittiğimiz kongrelerde Rumlar ve İsraillilerin sismik yaptığını duymuştuk. Herkes biliyordu. Çünkü bilimsel bir poster hazırlamışlardı bununla ilgili. Uluslar arası bir kongrede bunu sunmuşsan herkes bilir”

Son günlerin en çok gündemdeki ismi olan Piri Reis’in Kıbrıslı uzmanı Seda Okay, konuyla ilgili donanımı olmayan kişilerin yorumlarından rahatsız. “Çok üst düzey bir görevde bulunmuş politikacımız kalkıp Piri Reis’ten medet umulmasının yanlış olduğunu söylüyor” diyen Okay, Piri Reis’in küçüklüğünün manevra kabiliyetini artırdığını vurguluyor.
Geçtiğimiz gün basında çıkan “Piri Reis arızalandı” haberinin gerçeği yansıtmadığını kaydeden Okay, geminin kötü hava koşullarından dolayı kıyıya bakın bir yerde beklediğini ifade ediyor. Kötü hava koşullarında çalışmanın mümkün olmadığını da anımsatan Okay, “Burayı tamamla, gel diye bir şey söz konusu olmaz. Hava kötüyse gemi bir limana sığınmak zorundadır. Akdeniz’de ise geminin sığınacağı liman Mağusa’dır. Çalışma bölgesinde Mağusa’ya gelmek ise 15 saati bulur” ifadesini kullanıyor.

Okay, bir ada ülkesi olan KKTC’de Deniz Araştırma Merkezi kurulması gerektiğini, bu konuda öncü olmak istediklerini ifade ediyor. Ülkesinde çalışmanın en büyük arzusu olduğunu kaydeden Okay, böyle bir merkez olmamasından dolayı bunu gerçekleştiremeyeceğini söylüyor. “Burada bir üniversiteye başvurmuştum. Benim bölümüm olmadığı için matematik, fizik ders, verirsen gel dediler. Ben araştırma yapmak istiyorum. Doktora uzmanlığımı bu alanda yaptıktan sonra matematik, fizik dersi vermemin bir anlamı olmaz” diyen Okay, herkesin doğup büyüdüğü yerde hizmet vermek isteyeceğini söylüyor.

Seda Okay

– KKTC’den Piri Reis’e uzanan öyküyü alabilir miyiz?
– Ben Maarif Kolejini bitirmiştim. Jeoloji Dairesi’ne münhal açılmıştı. Jeofizik mühendisi alınacaktı. O yüzden ben bu bölümü yazdım. 7 tercih yaptım, 7’side buydu. Okul bittikten sonra ülkeme dönmeyi düşünüyordum. Türkiye’de kalınca araştırma görevlisi olmak istedim. Yüksek lisansımda Akdeniz üzerine çalıştım. Daha sonra doktoraya başladığımda deniz araştırmalarına katılmaya başladım. Birçok araştırmaya katıldım.

– Türkiye’nin tek sismik araştırma gemisi üniversitenize ait. Bu çalışmalarda 9 Eylül Üniversitesi ne durumda?
– 9 Eylül üniversite’si araştırma konusunda tektir. 2005 yılında Prof. Dr. Günay Çifçi’nin önderliğinde laboratuarımızı kurduk. Proje DPT ve Tübitak destekliydi. Sonra kendi cihazlarımızla bütün denizlerde araştırma yapmaya başladık. Daha önce Piri Reis’le Akdeniz’e kadar geldik.

Ben 2004 yılında Fransa’daki İFREMER araştırma merkezine gittiğimde oradaki cihazlara hayran kalmıştım. 2007 yılında gittiğimde ise oradaki cihazların yüzüne bakmadım bile. Bizde o cihazların daha gelişmişi vardı çünkü.. Bu çok güzel bir duygu.

– Piri Reis’in eski ve yetersiz bir gemi olduğu söyleniyor. Piri Reis’te birçok araştırmaya katılmış biri olarak neler söyleyeceksiniz?

– “Piri Reis araştırma yapabilecek kapasitede mi” diyorlar. Oysa geminin büyüklüğü ya da küçüklüğü sadece kişilerin rahatıyla alakalıdır. Onun dışında esas olan cihazlardır. Biz son derece gelişmiş cihazlara sahibiz. Fransızlarla çalıştık, Amerika, Colombia Üniversitesi ile çalıştık. Öyle olmasa niye bizimle çalışsınlar?

“Platformu koymadan önce sismik yapacaksınız”

Geçtiğimiz gün bir televizyon programında izledim. Üst düzey görev yapmış bir politikacımız Piri Reis’ten medet ummanın yanlış olduğunu söylüyor. Platform öneriyorlar. Programa katılmak istedim ancak banttanmış, katılamadım. Platformu oraya koymak için önce sismik yapacaksınız. Sismik yapmadan platform koymak komiktir. Medyumlara sorup ta mı koyacaksınız platformu? Gerekli bölgelerde 3 boyutlu sismik yapılır, petrol içeren yapıların bulunduğu bölgeye platform kurulur. Zaten önce direk üretim kuyusu açılmaz. Kuyu bilgilerine göre rezervuar hesapları yapılır. Ona göre üretime geçilir.

– Sürekli sismikten söz ediyoruz. Nedir bu sismik?
– Televizyonlarda, gazetelerde “1200 kilometreye kadar sismik topladık” deniyor. Nedir bu sismik; Ses dalgası üretip, yerin modelini çıkarmaktır. Biz yüksek basınçlı hava tabancası patlatıyoruz. Bununla ses dalgası üretiliyor. O da yerin alt tabakalarına ulaşıyor. Suyu geçiyor ve deniz tabanının altına ilerliyor. Daha sonra yüzeye geri dönerek geminin arkasından çekilen bin 500 metrelik kablolarla alıcılara ulaşılıyor ve veriler kaydediliyor. Bir pasta dilimini kestiğimizde ortaya çıkan katmanlar gibi yerin katmanlarını çıkartıyoruz. Ses dalgaları 2 bin metre derinlik dahi olsa suyu geçiyor ve yerin altına ilerliyor. Onun için su sorun değil. 5-6 bin kilometreye kadar deniz tabanına inilebilir. Bizim yaptığımız o. Petrol ya da gaz içeren yapıları direk görmüyorsunuz. Onu yorumlamanız lazım. Uzun veri işlemleri ve yorum aşamaları içeren bir süreç bu. O yüzden değerlendirmeler 2-3 ay sürecektir.

– Rum kesiminin petrole ulaşma olasılığı ne?
– Haberlerde Rumların sondajı tuza takılmış diyorlar. Tuzun olması çok normal. Tuz tabakasının varlığının sebebi şu; Yaklaşık 5-6 milyon yıl önce Mesiniyen Jeolojik döneminde Cebelitarık Boğaz’ının kapanmasıyla kuru iklim koşulları nedeniyle Akdeniz kurumuş ve tüm Akdeniz tuz tabakası ile kaplanmıştı. Dünyadaki hidrokarbon rezervuarlarının önemli bir bölümü tuz tektoniği ile alakalıdır. En önemli örneklerden biri Meksika Körfezi’dir. Tuz kayaları petrol birikimlerine kapan görevi gördükleri için önemli yapılardır. Petrol ve gaz doğaları gereği deniz tabanının derinliklerinden yüzeye doğru hareket etmek isterler fakat birikip rezervuar oluşturmaları için tuz gibi geçirimsiz olan kapan yapılarına ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla Akdeniz’de tuzun varlığı petrolün varlığı açısından önem taşımaktadır. Bunu absürd bir şeymiş gibi söylüyorlar.
“Rumların sismik yaptığını duymuştuk”

Zaten Rumların bu konuda çalışmaları vardı. Avrupa’ya gittiğimiz kongrelerde Rumlar ve İsraillilerin sismik yaptığını duymuştuk. Herkes biliyordu. Çünkü bilimsel bir poster hazırlamışlardı bununla ilgili. Uluslar arası bir kongrede bunu sunmuşsan herkes bilir. Dolayısıyla petrol olma olasılığı yüksek. Ancak o denizde Rumların olduğu kadar bizimde hakkımız var. Akdeniz, bizim de denizimiz.

– Ülkenizi ilgilendiren bir konuda çalışma yapmak nasıl bir duygu?
– Bu ekibin içinde yer almanın yanında, ülkemi ilgilendiren bir çalışmanın içinde olmak benim için ayrı bir gurur kaynağı. Arkadaşlarımız “her zaman çalıştığımız yer” diyorlar ama benim için çok farklı. Bizim denizimiz, bizim ülkemiz olunca daha da heyecan verici.

– Piri Reis arızalandı diye bir haber çıkmıştı. Şu an ne durumda?
– Gemide arıza olduğu doğru değil. Hava muhalefeti nedeniyle kıyıda beklemiş. Şu anda çalışma alanında olması gerekiyor. Hava şartları yüzünden biraz zorlanacaklarını düşünüyorum. Tam havanın döndüğü bir dönem. O zaman Mağusa limanına gelebilirler. Akdeniz açık bir deniz. Hava patladığında sığınacak bir koy yok. Hava kötü olduğunda yaklaşacağı en yakın liman Mağusa Limanı. Kötü havada çalışamıyoruz. Çünkü cihazlar hassas. Dalgalı havalarda veri kalitesi düşüyor. Hava tabancası düzgün patlayamayabiliyor. Denizcilik tabiriyle rüzgar 3-4 eserken çalışılıyor ama 6-7’lere çıktığında çalışamıyoruz. O zaman kıyıya yanaşmak lazım.

– Denizde olmanın zorlukları neler? Yemek konusunda sıkıntınız var mı?
– Denizde araştırma yapmak özellikle kışın, kötü hava şartlarında zor. Gemimiz yiyecek, içecek, mazot bakımından 20 gün idare edecek bir gemi. Yemek konusunda sıkıntı yok. Aşçımız her yemeği yapıyor. 15-20 gün kara görmeden çalıştığımız oluyor. Bu süreçte de insan en çok ailesini özlüyor. Birde kara görmeyi… Dağ filan… Kıyıya yakınsan güzel ama açık denizdeysen daha çok özlüyorsun. Deniz tamamen sevgi işi. Bu işi sevmezsen olmaz. İyi bir yorumcuysan deniz altını görmek inanılmaz bir keyif verir. Sismik kesiti değerlendirmek çok zevklidir. Değişik yapılar görmek, keşfedilmemiş bir yeri keşfetmek çok güzel bir duygu. Düşünün, insan gözünün göremeyeceği bir yere ulaşıyorsunuz. Bambaşka bir dünyadasınız.

– Ada ülkesi olmamıza rağmen deniz taşımacılığı başta olmak üzere, balıkçılık ve diğer deniz çalışmaları gelişmiş vaziyette değil. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?
– Burada da aslında Deniz Araştırma Merkezi’nin kurulması lazım. 4 tarafı denizle çevrili bir ülkenin, Deniz Araştırma Merkez’ini oluşturması gerekir. Bunu çok kez söyledim. Tabi ki yardım istenirse, burada böyle bir araştırma merkezinin kurulmasına destek olmak isteriz.

– Ülkenize dönmeyi düşünmüyor musunuz?
– Burada çalışmayı çok istedim ama deniz jeofiziği bölümü olmadığı için iş imkanı fazla yok. Bir üniversiteye başvurmuştum, “Matematik, fizik dersi verirsen gel” dediler. Bölüm olmadığı için bu dersleri vermemi istediler. Ben araştırma yapmak istiyorum. Doktora uzmanlığımı bu alanda yaptıktan sonra matematik, fizik dersi vermemin hiçbir anlamı olmaz. Çalışmalarıma yazık olur. Jeoloji Dairesi’ne girsem hareketsiz bir çalışma hayatım olacak. Sadece mesai doldurmak bana göre değil. Elbette araştırma, çalışma yapabileceğim bir kurum olsa ülkeme dönerim. Kim istemez doğup büyüdüğü yere hizmet etsin. Koşullar elverdiği zaman ülkeme dönmemem için hiçbir sebep yok.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here