Polisler Taksim’de!

Polisler Taksim’den hiç ayrılmıyorlar, sürekli olarak orada bulunurlar. Eskiden meydanın ortasında duran heykelin yanına gidip fotoğraf çekilebilinirdi ama son aylarda kimse yanına gidip fotoğraf çekilemiyor, çünkü heykel özel bir koruma altında durmaktadır. Koruma altında olunca, insan merak etmeden duramıyor, neden koruma?

Heykele zarar verileceği için bir telaş mı var, yoksa orada kimsenin görmesi istenmeyen bir şey mi? Bir komünist generalin heykelin olduğu zaten kitaplar yazıyor, görsek de görmesek de orada Sovyet askerinin heykeli duruyor. Şimdi komünistler Taksim’e çıkmasın deniyor ama yıllardır orada heykeli duruyor! (Taksim Anıtı’nda, Atatürk’ün arkasında iki Sovyet generali duruyor: General Mihail Vasilyeviç Frunze ve Mareşal Kliment Yefremoviç Voroşilov…)

Komünistlerin heykelleri orada durabilir ama işçiler, 1 Mayıs’ta oraya çakamazlar! Çıkıp da heykele bir çelenk koyduklarını düşünün, yöneticiler ne der sonra? Fakat ne ilginçtir ki, Cumhuriyetimizden büyük olan Polis teşkilatının 164. yıldönümünde, oraya çelenk bırakıldı ve teşkilat üyeleri bayramını özgürce o alanda kutladılar. Şimdi oraya bırakılan çelenkleri işçiler bırakmış olsaydı, ne olacaktı? Dün ne olduysa o olacaktır elbette!

İşçilerde polislerin gününde meydana gelmiş olsalardı ve orada o kutulamalara katılmış olsalardı, ne olurdu? Bir de itaatsizlik örneği gösterip, ‘bütün dünya işçileri birleşin, ey işçi polis bizim ile birlikte ol’ diye bağırmış olsalardı, ne olurdu? Ankara valisinin bir zamanlar dediği gibi, gerekirse o bayramları da biz getiririz, gerekirse komünizmi de! Her şeyi devlet yaparsa sorun olmaz, ama itaatsizlik örneği gösterenler yaparsa, gaz bombalarını başlarından aşağıya bırak, dumanlar içinde göz yazı döksünler! Hastanelere kaçanları bile gaz içinde bırak, orada diğer hastalar ne olacak ki, sonuçta onlarda işçi! İşçi dediğin itaat eder, hem de mutlak! İtaat etmeyenin aklını, kötek yerine getirir! Yıllardır işçiye kötek atarlar, gaz bombaları atarlar, hatta mitingi tararlar ama işçi her sene aynı direnci gösterir! Taksim, her 1 Mayıs’ta işçi sınıfının buluşma noktasıdır!

Her 1 Mayıs öncesi sendikalar ile güvenlik güçlerinin şefleri restleşme yaşarlar, o çıkacağım der, öteki çıkarmam. O gün gelir, meydanda sadece polisler nereden geleceği belli olan işçileri ve gençleri bekler. Randevu yerine gelenler birbirlerine karanfil vereceklerine, karanfil uzatana gaz verilir, orantısız güç kullanılır. Emir verenler bilir ki, o gün tüm dünyada Taksim görüntüleri yayınlanır. Reklamın iyisi kötüsü olmaz derler! Her şey turizm içindir! Düşünün, bütün dünya medyası Türkiye ve Taksim ismini kullanır, bunun için milyarlarca verin başaramazsınız! Hem meydanı korunur, hem de reklam!

İşçi sınıfının temsilcileri ise, her sene aynı şeyleri söylerler ve hep nedense hazırlıksız yakalanırlar. Bir grup dahi kurulamadan gaz ile buluşurlar. Direniş yapacak ne fırsatları olur, ne de güçleri. O yüzden bu sene en azından geçen seneden ders alınmış olunsun ki, itaatsizlik örneği gösterilecekse, onurluca gösterilsin. Gaz dumanı içinde bile olsa, Taksim’de heykele çelenk bırakılsın, 1 Mayıs marşı söylensin!

1 Mayıs’ta Taksim’de marş söyleme randevumuz vardır, o randevuya yine gelinecektir. Yine aynı görüntüler yaşanıp yaşanmayacağına emir verenler karar verecektir. Fakat her şeye rağmen, oradaki randevuya gidilecektir, çünkü söz verildin mi tutulur! Bu sözü tutmak için mücadele edenler hep var olmuştur, var olmaya da devam edecektir.

http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.