Politik mizaha O.H.A dedirten sansür!

Klişeleşmiş toplumsal algı ve davranışlara karşı mizah yoluyla son yılların en sert eleştirisini getiren O.H.A: Oflu Hoca’yı Aramak filminin vizyona girmesine sayılı günler kala sinemaların uyguladığı sansür oha dedirtti. Senarist ve Yönetmenliğini Levent Soyarslan’ın yaptığı filmin İstanbul, Ankara, İzmir ve Trabzon’daki sınırlı sayıdaki salonun dışında seyirciyle buluşamayacağı açıklandı. 70’e yakın kopya ile ülke genelinde 20 Mart’ta vizyona girmesi beklenen filme resmi olmayan bir sansür uygulandığını söyleyen Yönetmen Soyarslan, özel gösterimlerde izleyicilerde büyük bir heyecan uyandıran filminin 25 salona hapsedilmesine anlam veremediğini dile getirdi.

ALTIN PORTAKAL ÖDÜLLÜ FİLME ANLAŞILMAZ SANSÜR
Sisteme karşı son yıllarda çekilen en muhalif film olarak gösterilen, Altın portakal ödüllü politik komedi O.H.A: Oflu Hoca’yı Aramak vizyona bir kaç gün kala karşılaştığı gizli ve açık sansürle Türkiye sinema tarihinin en önemli sansür örneklerinden biri olacağa benziyor. Yaratıcı, keskin, cesur mizahı ile Altın portakal ve If İstanbul Film festivallerinde seyirci tarafından alkış ve coşkuyla karşılanan filmde son nokta, filmin 25 salona hapsedilmesi oldu. Geniş kitlelere ulaşması beklenen film yalnızca İstanbul, Ankara, İzmir ve Trabzon’da sınırlı sayıda salonda gösterilecek. Altın Portakallı film Antalya’da seyirciyle buluşamayacak.

BOYKOTUN NEDENİ ALİ BALTAOĞLU AFİŞİ Mİ
O.H.A ekibinden konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Siyasi açıdan bu çok hassas dönemde sinemaların bu filmi oynamayı reddetmeleri akıllara filmle ilgili boykot emri verildiği düşüncesini getiriyor. Filmin ana karakteri Ali Baltaoğlu’nun hayalini kurduğu dev projesinin önünde, at üzerinde verdiği cüretkar pozun yer aldığı afis ise atlı müteahhittin de bu boykotta parmağı olabileceğini düşündürtüyor.

FİLM, GEZİ’DEKİ ORANTISIZ ZEKANIN SİNEMA KARŞILIĞI
Mizahın gaz çıkarma ve küfürle eş sayıldığı bir dönemde günümüz Türkiye’sini, otoritelerinden eylemcilerine dek bütün yönleriyle hicveden, Gezi’deki orantısız zekanın sinema karşılığı olarak nitelendirilebilecek film, 20 Mart vizyon tarihine sayılı günler kala, tüm yok etme çabalarına rağmen sesini duyurmaya kararlı. Gücünü izleyicisinden alacak olan film Türkiye sinema tarihine üzerinde sessizlik ve yok sayma dahil sansürün çeşitli türlerinin denendiği bir film olarak geçeceğe benziyor” görüşüne yer verildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 × two =