Polonya-Türkiye hattı

“1981 yılında, General Jaruzelski ve silah arkadaşlarının sıkı yönetim ilan etmesi öncesi ve sonrasında yaşanan olaylar hala hafızalardan silinmedi. Dönemin sıkı yönetim polisi ve Solidarity üyeleri arasındaki sert çatışmalarda dokuz madenci yaşamını yitirmiş, yüzlerce göstericide yaralanmıştı. Dokuz madencinin ölümünü üzerindeki sır perdesi ise yıllarca aralanamamıştı.
Sosyalist (!) hükümet, madencilerin protesto gösterileri sırasında çıkan olaylar sırasında yaşamını yitirdiğini kabul ediyordu, fakat sıkı yönetim polisi tarafından öldürüldükleri iddialarını kabul etmiyordu.

Yapılan araştırmalar ve soruşturmalardan sonuç alınamayınca, dava dosyası rafa kaldırılmıştı.

Solidarity üyesi madencilerin öldürülmesi olayının üzerinden tam 26 yıl geçti. Dava ile ilgili dosya adliyenin tozlu raflarından indirildi ve tekrar incelenmeye alındı. Elde edilen yeni delil ve bilgiler yeniden gözden geçirildikten sonra mahkemeye sunuldu.
Geçtiğimiz gün Katowice Mahkemesi’nde yeniden görülen dava sonucunda mahkeme, dokuz madencinin öldürülmesi olayına karıştıkları tespit edilen 15 eski sıkı yönetim polisini 11’er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme kararının okunması sırasında ayağa kalkan madenci yakınları, hep bir ağızdan Polonya milli marşını okudular”
Yukarıdaki ibret verici ve gecikmiş adalete yönelik haberi Açık Gazete yazarı Alpaslan Düven’nin Polonya’dan yazdığı yazıdan aldım.

Haber gerçekte ibret verici, çünkü yıllar önce işlenmiş suçlar, katliamlar, jenosit (etnik temizlik) gibi insanlık dışı suçlar zaman aşımına uğramıyor artık.

İnsanlar yeryüzünde yaptıkl

arını hesabını öbür tarafta değil, mümkünse bu tarafta çekmek zorunda kalıyorlar.
Bu iyi bir şey mi?Çok iyi ve isabetli. Ve bizim de hala neden beklediğimizi anlayan yok.
1980 ihtilali sonrası  suçsuz yere yargılananlar…
İşkenceye maruz kalanlar.
Üç bine yakın- daha fazla da olabilir- faili meçhuller, kayıp ya da cinayetler.
Yaşı büyütülerek idam edilen gencecik fidanlar.
Bütün bunlar saymakla biter mi?.
Sadece İnsan hakları ihlallerinden bahsetmek bile zaman kaybı.
Polonya eski defterleri karıştırıyor. Aslında her ülke kendi çapında insanlık suçlarını işleyenlerin hesap vermesinden yana.
Adalet geç gelsin varsın.
Acılı anaların, babaların, evlatların hatta torunların vicdanını rahatlatmak az şey mi?
“Hesapları bu dünyada görüldü” demek kadar vicdanları rahatlatan ne olabilir ki?
Hadi  bizde de “Milli Hafıza Enstitüsü” kurulması için ilk adım atılsın artık.
1960’dan bu yana geçen süre içinde meydana gelen her türlü insanlık suçu ile yüzleşilsin artık.
Adalet varsın geç gelsin, ama gelsin…
Geç olsun, bizim olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.