POLONYA’DAN… Ah İstanbul!

On günlük kısa bir tatilden sonra sizlerle tekrar birlikte olmanın heyecanını yaşıyorum. İstanbul’da geçirdiğim tatilim sırasında karşılaştığım ve sizlerinde karşılaşacağınızı ve karşılaştığınızı bildiğim yine o bildik sorunlardan bahsetmek istiyorum. Ama bu sefer durum gerçekten cok farklı ve vahim!

İlk olarak İstanbul’un insanı çıldırtan trafik sorunu ele alalım ardından İstanbullular’ın ve turistlerin kabusu haline gelen “gasp” olayları hakkinda söyleyeceklerim var.

İstanbul’un trafik sorununa çözüm bulmak bence imkansız! Neden mi? Çünkü, İstanbul’un bir trafik sorunundan çok Trafik Polisi sorunu var…

İstanbul’da trafik polisi’nin görevi İstanbul trafiğini vatandasa tıkamak, makam sahiplerine açmaktır. Tepesinde lambası olan bu makam sahipleri için İstanbul kazan onlar kepçe…

Taksim’den Bakırköy, Yeşilköy ve Topkapı istikametine yolcu taşıyan, bir günde 20’ye yakın kırmızı ışık ve sayısız şerit değiştirme ihlali yapan “sarı dolmuş” şoförlerine ne demeli?

Orası İstanbul! Ve başka İstanbul yok. Eşkıya mısınız siz? Topkapı’dan İstanbul’un çeşitli semtlerine yolcu taşıyan, minibüs şoförleri, siz de dinleyin! ‘O havalı ve havasız kornalarınızı alın münasip bir yerlerinize takın. Belki orada daha çok gürültü yapar, ses getirir…

Ya gasp olayı? Yaşlı adamın elleri ayakları titriyor.Gözleri korkudan fal taşı gibi açılmış, “please help me” (Lütfen yardım edin) diyor. “Ne oldu? Sakin olun…” diyoruz, “İki kişiydiler, birisi kollarımdan tutarken öteki cuzdanımı alıp kaçtı. Bütüm param, ehliyetim ve banka kartlarım…” diye yakınıyor…

Güney Afrika’dan kısa bir tatil için İstanbul’a gelen Mr.Stive ve eşi,  yaşadıkları dehşet dakikalarını anlatırken gözleri buğulanıyor…Bir gün sonra ülkelerine geri dönecek olan çiftin başına gelenler ne ilk ne de son.

İstanbul’un göbeği Taksim’de, bir günde tam iki “gasp” olayıyla karşılaştım. Her iki olayda da insanların gözlerimin içine baka baka anlattıkları karşısında duyduğum utanç anlatılır gibi degil…

Ülkeme  eğlenmek ve gezmek için gelen bu insanlara elimden gelen yardımı esirgemedim.Gasp edilen turistlerden önce yaşadıkları bu utanç verici olay nedeniyle defalarca özür diledim. Ardından da polis karakoluna kadar kendim götürdüm ve tercümanlık yaptım.

Yaşli çift kendilerine gösterdigim ilgi ve alakadan o kadar memnun olmuşlardı ki bir anda başlarına gelen herşeyi unutmuş benimle derin bir sohbete dalmışlardı. Yaklaşık 1 saat süren bu sohbetimiz sonunda benimle bir hatıra fotoğrafı çektirmek istediklerini söylediler. Bende bundan memnunluk duyacağımı belirterek onlarla aynı karede yer aldım.

Bir tatil de böyle gecti. Umuyorum ki bu yaşanalar son olur…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.