POLONYA’DAN… Görünen köy, klavuz istemez

Polonya’da, gündemi erken seçim söylentileri meşgul ediyor.Yaklaşık dört ay önce Adalet ve Hukuk Partisi (PİS) tarafından kurulan azınlık hükümeti, içte ve dışta uyguladığı başarısız politikaları sayesinde, çökme noktasına geldi.

PİS hükümetinin iktidar koltuğunda başarısızlıklarla dolu geçen dört aylık serüvenine geçmeden önce, hafızalarımızı biraz tazeleyelim.

9 Ekim 2005’de yapılan  erken genel seçimlerinde Kaçinski kardesler önderliğindeki Adalet ve Hukuk Partisi (PİS), sol iktidarı mağlup ederek sandıktan zaferle çıkmıs ve 460 saldelyeli parlamentoda 155 milletvekilliği kazanmıştı.

İkizlerden Lech Kaçinski, yaklaşık 3 yıldır Varşova Belediye Başkanlığı görevini yürütüyordu. Kardeş Jaroslaw Kaczynki ise ülkenin en büyük merkez sağ partisi Hukuk ve Adalet Partisi’nin lideri. Jaroslaw, aynı zamanda başbakanlık yarışındaki en favori isimleri arasında yer alıyordu. Lech ve Jaroslow, ölum cezalarını savunuyor, eşcinsel ve lezbiyenlik karşıtı görüşleri paylaşıyorlar.

PİS hükümetinin icraatları:
7 Kasım 2005- Maliye Bakanı Teresa Lukinska, Tesco’nun gereksiz yatırım olduğunu açıkladı. Tesco’nun ekonomik büyüme açısından hayati bir onemi de olmadığını savunan Bakan Lubinska, “Tesco gibi hipermarketlerin acilmasına her zaman karşı olduğunu ve Tesco’nun Polonya’da pek hoş karşılanmadığını savundu.
Maliye Bakanı Lubinska’nın açıklamaları, hükümet ve yabancı sermaye arasında ipleri koparan gereksiz bir açıklamaydı.
27 Aralık 2005-Polonya Irak’tan asker çekmeyi erteledi.Polonya’daki yeni muhafazakar  hükümet Irak’tan asker çekme kararını 2006 sonuna kadar ertelediğini açıkladı. Eski merkez sol hükümet, bu ülkedeki askerlerin önümüzdeki yılın başlarında çekileceğini açıklamıştı. Ekim ayındaki seçimlerle işbaşına gelen Başbakan Kazimierz Marcinkiewicz, Polonya Cumhurbaşkanı’ndan askerlerin bir yıl daha Irak’ta kalmasını istedi.
Hükümetin aldığı bu karar, ABD yanlısı bir politika izleyeceklerinin açıkca göstergesi olmuştu.Karar, Polonyalı barışseverler ve ABD karşıtlarının tepkisine yol açmıştı.
9 Ocak 2006- Polonya’nın fanatik katolik Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski, Maliye Bakanı Teresa Lubinska’nın görevine son verdi.Cumhurbaşkanı Kaczyński tarafından görevden alınan Maliye Bakanı Teresa Lubinska’nın gorevini Ekonomi Profesörü Zyta Gilowska (56) devraldı.
Yersız açıklamarıyla ülke ekonomisine adeta darbe indiren Lubinska, bakanlık görevi süresince sorundan başka bir şey üretmedi… 
3 Ocak 2006- Hazine Bakanı Andrzej Mikosz’un eşinin,yeraltı dünyasıyla yakın ilişkileri olan  borsa simsarı  Witold W.’ya 300 bin dolar ödünç vermesi sonucu istifa etti. Hazine Bakanı Mikosz’un istifa etmesine neden olan Witold W.’nun, yeraltı dünyasının tanınan borsa simsarlarından biri olduğunu ve 10 yıldır  polis tarafından izlendiği belirtiliyor.
Yolsuzluklarla mücadele etmeye ant içen PİS hükümetinin Hazine Bakanı, yeraltı dünyasıyla haşir neşir olan ve 10 yıldır polis tarafından izlenen bir borsa simsarıyla alış-veriş yapıyor…
6 Ocak 2006-geçen ay göreve başlayan ‘fanatik katolik’ hükümet, eski komünist hükümetle bağlantıları olduguna inandığı 10  büyükelçiyi geri çağırma kararı aldı. Dışisleri Bakanlığı, hükümetin aldığı bu karar dogrultusunda, Polonya’nın  Cezayir, Arjantin, Britanya, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Yunanistan, İsrail, Lithuania ve Slovenia büyükelcilerini geri cağırıyor.Hükümet, ülkede komünizmin çöküşünden bu yana geçen 17 yıl içesinde, ilk olarak böyle kapsamlı bir operasyon gerceklestiriyor..
2005 yılında, yüzde 17.3’den yüzde 17.6’ya çıkan, işsizlikle mücadele etmesi gereken muhafazakar katolik hükümet, geçmişin hesaplarını yapıyor ve komunist hükümetle bağlantıları olduğuna inandığı büyükelçilerle uğraşıyor…
İşte bütün bu olumsuz gelişmeler, PİS hükümetini yolun sonuna getirdi.

 Peki bundan sonra ne olacak?

Hükümeti zor galer bekliyor. 2006 yılı bütçesinin 19 Şubat’a kadar benimsenmesi hükümet için hayati önem taşıyor. Bütçenin kabul edilmemesi durumunda erken seçim yolu açılıyor. Ülkenin önde gelen bazı basın organların da yer alan haberler de, erken seçimin kapıda olduğununa işaret ediyor.

Polonyalı gazeteci dostum Adrian, bir sohbetimiz sırasında”Yeni hükümet hakkında ne düşünüyorsun? Diye sormuştu. Bende, aklıma gelen ilk şeyi söylemiştim: “Görünen köy, klavuz istemez.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.