POLONYA’DAN… Polonya’daki koku

POLONYA’DAN… Polonya’daki koku

0
PAYLAŞ

Polonya, ABD liderliğindeki savaş koalisyonuna olan sadakatinin zararlarını görmeye başladı… Irak bunalımında ABD’nin yanında yer alıp ve aktif olarak savaşa katılmak, Polonya’yı Irak’ta yeni bir politik düzen oluşturulmasında söz sahibi lider ülkelerden biri konumuna da getirmedi. Bir kez olsun zafer kazananlar arasında yer almak, kurtarıcı olarak alkışlanmak isteyen Polonya’nın bu ezeli rüyasi sabun köpüğü gibi sönüyor. Geçen hafta Polonya halkının tartıştığı gündem maddelerini yöle özetlemek istiyorum…

Kahramanlar ganimetle enselendiler…

Irak’taki iki Polonyalı asker ülkelerine dönüşte savaş ganimeti olarak 90 bin Dolar getirince yakalandılar. Askerlerin sivillere yardım kuruluşunda görev yaptıkları açıklandı.

Wroslow Havalimanı’ndan ülkelerine giriş yapan ismi belirtilmeyen iki askerin üzerleri aranınca 90 bin dolar para bulundu. Askerler paralara sahip çıkamyarak, nereden geldiklerini bilmediklerini söyleseler de askeri mahkemeye sevkedilmekten kurtulamadılar. (Acik Gazete) 14 Subat 2005

Polonya,ABD’nin parali askeri olmaktan öteye gidemezken, Irak’ta bulundurduğu 2 bin 400 askerin bedelini ABD’nin yardımlarıyla karşılayarak ciddiye alınacak bir büyük güç olma imaji da kökten zedeleniyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniewski, geçtigimiz gün gerçekleştirdiği ABD ziyareti sırasında Baskan Bush’tan, Irak’taki sadakatinin bedeli olarak 100 milyon dolar harçlik alarak geri dönmesi de bu gerçeği ortaya koyuyor.

AB Parlemento Başkanı’ndan, Polonya’ya sitem…

AB Parlemento Başkani Josep Borrel, Avrupa Parlementosu’nda yaptığı bir konuşmasında, Polonya’yı Irak ve Ukrayna’daki rolü nedeniyle eleştirdi. Toplantıya katılan Polonyalı Diplomatların verdigi bilgiye göre, AB Parlemento Başkanı Barrel, Polonya’yı ABD’nin etkisi altında hareket etmekle suçladı…(Acik Gazete) 28 Ocak 2005

Polonya’nın ABD ile iyi ilişkileri anlayışla karşılansa da, izlediği politika ile AB’nin öfkesini çekiyor. Polonyalı politikacilar ve aydınlar, ABD’nin yanıda eriştikleri zaferin, AB gözünde de değerlerini arttıracağı, bundan böyle daha fazla ciddiye alınmalarını sağlayacağı inancındalardı. Ancak ABD’nin emretmesi sayesinde büyük güç oyunu oynayan ve dünyadaki konumunu böylesine abartılı bir biçimde algılayan bir ülkenin AB tarafindan ciddiye alınması sözkonusu dahi değildi. Aksine, Polonya’ya kuşkuyla bakılıyor. Şimdiye kadar duyulan güven bundan böyle esirgenecektir ve bu Polonya’nın yenilgisi olacaktir.

“Politika doğası gereği kokmalıdır, ama o kadar da değil” diyen Edouard Herriot’a (1872-1957) bir kez daha hak vermek gerekiyor…

BİR CEVAP BIRAK

two × five =