Pompeo: NATO’nun devri kapanabilir eğer…

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo: Üyeler sorumluluğunu yerine getirmezse NATO’nun devri kapanabilir…

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Rusya ve Çin’e dair uyarılarda bulundu ve NATO’nun “günümüzün zorluklarıyla mücadele edebilecek şekilde” güçlenmesi gerektiğini söyledi.

Berlin’de konuşan Pompeo, Çin’in kendi halkına uyguladığı baskıların Doğu Almanyalılara çok tanıdık geleceğini söyledi, Rusya’yı ise komşularını işgal etmekle ve muhalefeti ezmekle suçladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” sözlerine katılmadığını belirten Pompeo, “70 yılın ardından NATO’nun büyümesi ve değişmesi gerek. Günümüzün gerçeklikleri ve zorluklarıyla yüzleşmesi gerek” dedi ve ekledi:

“Eğer uluslar NATO’nun ihtiyaç duyduğu kaynakları sağlamadan, sözlerini tutmadan NATO’nun savunma faydalarından yararlanabileceğini düşünürse, NATO etkisizleşebilir veya NATO’nun devri kapanabilir”.

ABD Başkanı Donald Trump Avrupalı NATO ülkelerini sıklıkla yeterli askeri harcama yapmamak ve savunma ihtiyaçları için ABD’ye bel bağlamakla suçluyor.

NATO önümüzdeki ay Londra’da 70. yılını kutlayacak.

Berlin Duvarı’nın yıkılışının 30. yılından bir gün önce Berlin’de konuşan Pompeo, “Batı ülkeleri olarak hepimiz o gurur dolu andan sonra yolumuzu kaybettik” dedi.

Pompeo “Büyük zorluklarla kazandığımız 1989 zaferini savunmalıyız” ve “Bugün özgür olmayan uluslarla bir değerler rekabeti içinde olduğumuzu kabul etmemiz gerekir” ifadelerini kullandı.

Pompeo “Kaynaklarımızı ittifaklarımızdan başka şeylere aktarabileceğimizi düşündük ama yanıldık. Bugün Rusya, bir dönem Dresden’de çalışan bir KGB memurunun liderliğinde komşularını işgal ediyor ve siyasi rakiplerini biçiyor” diye konuştu.

Bu hafta Economist’e konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise ABD’nin ittifaka yeterince önem vermediğini savunmuş, Suriye’nin kuzeyindeki ABD askerlerini çekmeden önce NATO’ya danışmamasını buna örnek olarak göstermişti. Macron NATO’nun kolektif savunma sözüne hâlâ sadık olup olmadığını sorgulamıştı.

Perşembe günü konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel ise Macron’un “sert sözlerine” katılmadığını söylemişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova ise Macron’un sözleri hakkındaki Facebook paylaşımında “İyi ifade edilmiş. Gerçekliğe uygun ve meselenin özüne inen sözler. NATO’nun mevcut durumunun doğru tanımlaması” ifadelerini kullanmıştı

Berlin’de Soğuk Savaş’ın sonlanmasını anlaya giden Pompeo, ikinci bir soğuk savaşın başladığını ilan eder gibiydi.

İdeolojik bir mücadeleye dair mesajlar verdi.

Moskova’nın Batı’nın partneri olabilme ihtimalini tamamen reddeden Pompeo, şahin bir ton kullansa da pek çok kişi ABD’nin temel fikirlerinin ne olduğunu merak ediyor.

ABD Başkanı Trump Moskova’ya yaklaşımında daha yumuşak ve Batı’nın Çin ve Rusya ile ilişkisi hakkında Pompeo’yla aynı stratejik çerçeveyi paylaşmıyor gibi gözüküyor.

Washington’ın müttefiklerinin pek çoğunun da Pompeo’nun analizine katılmadığı açık. Moskova ve Pekin ise bu tür gerilimlerden ve bölünmelerden faydalanmak için istekli. Bolivya İçişleri Bakanı Carlos Romero Bonifaz da bir kez daha muhalifleri sükunete çağırdı.

Sosyal medya hesaplarındaki yalan paylaşımlara dikkati çeken Bonifaz, hükümete karşı bayrak açan polislere yönelik herhangi bir askeri operasyon düzenlenmeyeceğini vurguladı.

Sucre, Santa Cruz ve Cochabamba kentlerindeki bazı polisler akşam saatlerinde hükümet karşıtı protestoculara katılmıştı.

Savunma Bakanı Javier Zabaleta protestocu polislere karşı askeri güç kullanılmayacağını, söz konusu gruba yine polis gücünün müdahale edeceğini duyurmuştu.

Bolivya’da seçimlerde hile yapıldığını iddia eden muhalifler ve Devlet Başkanı Morales destekçilerinin sürdürdüğü gösteriler, sık sık taraflar arasında taşlı sopalı kavga ve çatışmalara dönüşüyor.

Bolivya’da, 20 Ekim’deki seçimleri Devlet Başkanı Morales yüzde 47,8 oyla ilk turda kazanmış, rakibi eski Devlet Başkanı Carlos Mesa ise yüzde 36,51’de kalmıştı.

Ülkedeki yasalara göre, bir adayın devlet başkanı olabilmesi için geçerli oyların yüzde 50’sini alması veya yüzde 40 oy alarak en yakın rakibine yüzde 10 fark atması gerekiyor.

Bu oranlara ulaşılamaması durumunda seçimler, en yüksek oy alan iki adayın yarışacağı ikinci tura kalıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.