Psikolojik baskı mı?

İZZETTİN İÇİN – Geçenlerde kadınlar gününü kutladık. Bu kutlamalarda yine kadın hakları ve kadına uygulanan şiddet gündeme geldi. Yaşadığımız asırda halen bunların konuşuluyor olması,  elbette çok üzücü bir durumdur. Bu konunun,  toplum olarak halletmemiz gereken önemli bir sorun olduğu da muhakkaktır.


Kamuoyunun gündemine giren öyle konular var ki, zamanla bunlar tek yönlü olarak insanları meşgul eder duruma gelmektedir. Bunların gündemde olması doğrudur. Ancak, konuların tek taraflı işlenmesi,  bir süre sonra meseleyi moda haline getiriyor. Artık herkes,  o konuyu aynı pencereden görmeye  başlıyor  ve aynı şekilde tek taraflı işlenmesine devam ediliyor. Kimse, farklı ses çıkarma riskine girmek istemiyor.


Mesela, kadınların şiddete maruz kaldıkları doğrudur ve gündemde tutulmalıdır. Ancak, maksat sadece konuyu işlemek mi, yoksa çözüm yolları aramak mı? Eğer maksat çözüm ise, konunun bir tarafı olan erkeklerin de dinlenmesi gerekmez mi?  Bu dinleme; “ sen niye şiddet uyguluyorsun” diye değil belki ama; “ senin de sıkıntıların var mı?” şeklinde sormak olabilir.


Tek tarafı dinlemek ve hak vermek çözüme götürür mü? Bu önemli meselenin çözümünde kadınların yeri neresi ya da katkısı ne olabilir? Konuyu gündeme getirirken bunların konuşulması ve tartışılması yerinde olabilir. Bu yazının maksadı, kadının da hatalı olacağını veya erkeğin haklı olabileceğini ima etmek değildir. Fakat, konuyu tek yönlü işlemenin ve sürekli tek taraflı suçlamanın, erkek ile kadın arasında daha derin uçurumlar meydana getirebileceği endişesi bulunmaktadır.


Kadınlar günü kutlamalarından hemen sonra, bir değişiklik yapıp bu kez erkekleri dinlemeyi yeğledim.


Samimi ve iyi tahsil yapmış bazı erkeklerden duydum. Deniyor ki “ bizim kadın tarafından fiziki şiddete maruz kalmamız uzak bir ihtimal ancak,  psikolojik baskıya uğradığımız doğrudur. Ve iddia ediyorum ki, zamanımızda bir çok erkek bu şekilde psikolojik şiddete tabi oluyor ve kimse halimizi sormuyor. Bu tarz şiddet erkekleri geriyor ve strese sokuyor. Belki kadına karşı yanlış yapmamızın altında bu sebepler de olabilir. Çünkü insanımız, nefesinin tıkandığı ve  genellikle  sözünün  bittiği yerde ellerini kullanıyor. Bu da bir başka acı doğrulardandır.”


Bir eğitimci de şunları  anlattı; “ her evden çıktığımda hanım bana bir tokat atsın,  razıyım ama, imalı ve iğneleyici sözler söylemesin. Kimseyi bana örnek gösterip her fırsatta kendince hatalarımı yüzüme vurmaktan vazgeçsin. İmkanım dışında olan şeyleri ısrarla ve örnekler vererek istemeyi bıraksın. Yapamadığım zaman da bana,  küçültücü gözlerle bakmasın”


Her iki tarafın dinlenmesi ve çözüme gidilmesi doğru yol olmalıdır.


Bu yazıyı okuyan birçok erkeğin; “oh be, nihayet derdimizi anlayan biri çıktı” dediklerini duyar gibiyim.


Diğer yandan,  bu yazıyı yazdığımdan dolayı hanımdan fırça yiyeceğimi de tahmin edersiniz.


Bilmem, haksız mıyım?


E-mail: izzettinicin@hotmail.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.