Ramazan reklamları ve bizim jet

Londra’dan memleketin nabzını çanak antenlerden de tutmaya çalışıyoruz. Ramazan geliyor hoş geliyor… Televizyon kanallarındaki programlara bir göz atın. Medya patronları AKP rüzgarını arkasına almak için Ramazan’ı bir fırsat ayı olarak gördüklerini neredeyse gözümüze sokuyorlar.

Ya reklamlara ne demeli? Dinin bu kadar alet edilmesi, kazanca dönüştürmek için kullanılması ve bu rezilliğe göz yumulması geçici bir dönemdir umarım… Televizyon reklamlarında nasıl çocukları korumak için yasal sınırlar getiriliyorsa, dini inançlar da böyle korumaya alınmalı. İnsanların inancını kendilerine bırakınız lütfen. Kupon karşılığı Kur’anı Kerim vermeyin! Ürününüzü alana dua kitabı hediye etmeyin!

Hani dini yayınlar yapan bir kanal olur da reklam yapmaksızın ve kazanç kaygısı elde etmeksizin izleyenlerine dua kitabından tesbihe bir takım dini hediyeler verir… Bunun anlaşılır bir yanı olabilir belki. Sözüm din tacirlerine… Ramazan yaklaşırken insanların inançlarını paraya çevirmeye çalışanlara… Üyelerinin çoğu muhafazakar olan Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RÜTÜK) buna ‘Dur’ demesi gerekir” diye düşünüyorum…

Sözü RÜTÜK’ten açmışken kanal yöneticilerine “Dizicileri dizilerin sonunda neden küfür ettiriyorsunuz kardeşim” diye sormak istiyorum. Dizi sonuna doğru reklama giriyor, yeniden başladığında bir kaç saniyelik görüntüyle yapım kadrosunun ismi görüntüde geçmeye başlıyor. Sizce izleyiciyi yanıltarak reklamı zorla izlettirmek etik mi? RÜTÜK göreve…

***

Bir başka konuya daha değinmek istiyorum. Suriye tarafından düşürüldüğü öne sürülen Türk jeti kim vurduya gidecek gibi… ABD ve Rusya jet ile ilgili bilgilere sahip olduklarını açıkladılar. Türkiye’de Genel Kurmayı da jetin akibetini bilebilecek teknolojiye sahip… Ne yazık ki “jete ne oldu?” sorusunun yanıtını bir türlü öğrenemiyoruz. Jet hangi hava sahasında düşüşe geçti ve nerede düştü? Arıza mıydı, vuruldumu? Vurulduysa nasıl oldu, kim yaptı? Genel Kurmay neden çelişik açıklamalar yaptı? Kesin olmayan bilgiler neden kamu oyuyla paylaşıldı? Neden açıklamaları Başbakan değil de Genel Kurmay yapıyor?

Bu arada, jeti arama kurtarma çalışmalarına katılan ve iki pilotun naaşlarına ulaşıldıktan sonra arıza gerekçesiyle faaliyetlerine son veren ABD’nin Nautilius gemisiyle ilgili soruların da yanıtı bana inandırıcı gelmiyor…

Sabah gazetesinin haberinde ABD’li üst düzey bir yetkili; Nautilius gemisinin çalışmasına son verme gerekcesini, “Kamerasındaki teknik arıza ve içindeki akademisyen ve öğrencilerin bu olaydan psikolojik olarak etkilenmesi nedeniyle…” diye açıklamış…

İki ülkeyi savaşın eşiğine getiren jet olayındaki bilinmezliği ortaya çıkaracak Nautilius “öğrencilerin bu olaydan psikolojik olarak etkilenmesi”ni bahane ediyor… “Ufak atın da civcivler yesin” türünden bir açıklama bu…

“Jet Fadıl bu işe el atıp doğruyu bulmalı” diye düşünüyorum… Siz ne dersiniz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × two =