İran’la savaş ihtimali artıyor

Türkiye’de TBMM’de “koltuk, koltuk, mevzi savaşı verilirken” ve yumruklar (allahtan çoğu boşa) sallanırken ve de KKTC’de tüm kamuoyu 17 Nisan Cumhurbaşkanlığı Seçimi’ne odaklanmışken Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Kafkas coğrafyasını hatta tüm dünyayı etkilemeye aday bir kriz ufak adımlarla ama hızlanarak ilerlemekte.
İran’ın Atom Bombası Macerası, yavaş, yavaş Saddam Hüseyin Irak’ında yaşananları hatırlatmaya başladı. Irak’ta da “Atom Bombası var, yok” tartışmaları ilk önce yıllarca sürmüştü. Ardından bölge kana bulandıktan sonra olmadığı ortaya çıktı.

İran’da ise durum farklı. İran gerçekten “Atom” ile oynamakta. Sadece komşuları için değil tüm dünya için bir tehlike haline dönüşmekte. İsrail’in İran’ın “Atom Bombası’ndan” korkması doğal. Çünkü eğer günün birinde kullanılacak olursa ilk hedeflerinden birinin İsrail olacağı açık. Ancak dünya ile ilişkilerinde “istikrar” kelimesini yabancı bir kelimeymişcesine tanımıyormuş gözüken İran’ın elinde “Atom Bombası” ile komşusu Türkiye içinde “tehlikesiz” bir konumda olacağını var saymak çok safça olur.

ABD haklı olarak kaygılanmakta. Rusya ve Çin şu anda aynı kaygılara sahip değilmiş gibi gözükselerde yarın bir anda değişebilecek bir İran Dış Politikası’nın karşıtı duruma düşebilme ihtimallerinin bilincedirler. İran’ın çok yakınında Pakistan’da ve onun ezeli düşmanı Hindistan’da “Atom Bombası” mevcut. Yakınlarında Kuzey Kore en az İran kadar tehlikeli bir “aktör olarak” oyunda yerini çoktan almış durumda. Aynı coğrafyadaki “Süper Atom Güçleri” Rusya ve Çin’i de unutmazsak bölge zaten tam bir “Atom Cephaneliği” konumunda!

Dünya uzun bir süredir “Atomla oynayan” İran ile barışçıl çözümler gerçekleştirme peşinde. ABD Başkanı Barack Obama sert görünse de İran ile olası “yumuşak” çözümlere sıcak baktı uzun süre. AB, İran ile “Irak benzeri” bir sıcak çatışma içinde olmaya kesinlikle karşı. Türkiye, AK Parti’nin yeni Dış Politika Koordinatları doğrultusunda “Atom Bombası’nın Türkiye için ne derece tehlikeli” olduğunun bilincinde olarak “arabulucu” rolüne soyunup sorunu barışçıl çözme gayretinde.
Ancak tüm bu çabalara karşın İran neredeyse “Kuzey Kore Taktiği” olarak tanıdığımız yöntemlerle dünyayı oyalamaya ve vakit kazanmaya çalışıyor. ABD, Rusya, Çin ve AB arasındaki farklı çıkar çelişkilerini bir avantaj olarak değerlendirme gayretinde.

Bu hafta sonu Münih’te her yıl olduğu gibi gündeme gelen “Güvenlik Konferansı’nda” Almanya Dış İşleri Bakanı Guido Westerwelle, “uzattığımız elimiz boşta kaldı” deme ihtiyacı duyarak bu konudaki sıkıntısını dile getirirken, Almanya Savunma Bakanı Karl-Theodor Guttenberg, “Bu zaman kazanma oyununa son vermek” gerektiğini belirtiyordu. ABD Savunma Bakanı Robert Gates ise daha sert bir şekilde “bir çözüm olanağına yakın olduğumuz söylenemez” derken, ABD Başkanı Barack Obama’nın Güvenlik Politikaları Danışmanı James Jones İran’ın tavrını değiştirmemesi halinde “cezai önlemlerin ve izolasyonların kaçınılmaz olduğunu” belirtmekten kaçınmadı.

ABD Senatörü Jo Liebermann ise “askeri müdahale” talebi ile belki de bu konuda “düşünülen ama konuşulmayan” bir konuyu yüksek sesle düşünmüş oldu. Münih’teki konferansta Liebermann “Karar vermek zorundayız. Ya sert ekonomik tedbirler ile diplomasinin başarısını sağlayacağız ya da askeri bir harekat kararı vermek zorunda kalacağız” açıklaması ile belki de “İran’ı ABD Politikası” adına uyarıyordu.

Beklenmedik bir şekilde Münih’e gelip bir dizi görüşmeler yapan İran Dış İşleri Bakanı Manutschehr Mottaki ise muhatablarını ikna edemedi. İran her geçen gün inandırıcılığını yitirmekte.

Dileğimiz olmaması ancak Türkiye ve KKTC coğrafyasındaki bizler yakın bir gelecekte gündeme gelebilecek sıcak gelişmelere hazır olmalıyız. En “masum” sıcak gelişmenin İran’daki “Atom Tesisleri’nin” imhası olma ihtimali yüksek. Ancak İran bir Irak değil. Bu nedenle çok daha sıcak ve kanlı gelişmeler ihtimalini göz ardı etme lüksümüz yok. Irak ile mukayese edilemeyecek kadar daha fazla Türkiye’yi etkileyecek bir “İran tüm dünyaya karşı krizi” bir anda Kıbrıs da dahil çok sayıda alanda bir çok şeyin beklenmedik farklı yönlerde değişmesini gündeme getirebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.