“Recep sarayda tek başına”…

Beklenen oldu.
Tahminler şaşmadı.
AKP-CHP koalisyonu suya düştü.
Oysa ehven-i şer de olsa, neticede “kötünün iyisi” dir nasılsa diyerek AKP-CHP koalisyonuna ben sıcak bakmıştım.
Neticede geniş tabanlı bir hükümet olabilirdi.
Ülkeyi erken seçime değil, genel seçimlere kadar götüreblirlerdi..
“Zıtların Uzlaşması” tanımına uygun iyi bir örnek teşkil edebilirlerdi.
Zıtların bir araya gelmesine taanık olabilecektik.
Demokraside bir ilk hayata geçirilebilirdi.
Tabii ki, demokraside…
Demek ki, biz demokraside filan değilmişiz.
Demokrasiyi oynuyormuşuz sadece…
Bata-çıka…
Düşe-kalka…

Neden ve nasıl bugünlere geldik, neden ülke kan kaybediyor?
Olup biteni tekrarlamakta yarar yok.
“Sarayda tek başına” oyununu sürdüren Recep Tayyip Erdoğan ülkenin tek hakimi.
Tek güç, tek karar verici, tek hakem.
Gözü gibi baktığı, büyüttüğü ve iktidara taşıdığı partisi AKP, 13 yıl sonra seçimleri kaybetti.
Ama Erdoğan hala buna inanmıyor.
Bu mağlubiyeti hazmedemedi.
Yeni bir seçimin peşine düştü.
Oyun kurucu olarak yeni senaryolar yazıyor…
Yazıyor, okuyor ve oynamaya çalışıyor.
Oysa seçimlerin yenilenmesi değil bu.
Seçimlerin tekrarı olacak.
Belki de AKP adına sandıktan daha kötü bir sonuç çıkacak.
Buna inanmıyor.
Kafasına koyduğu başkanlık sistemi hayalinin esiri olmuş.
AKP’ nin kazanacağına inanmış.
Oysa cin lambadan çıktı.
Çıkmak değil, 7 Haziran’da adeta dışarı fırladı cin.
Bir daha geri girmesi mümkün değil.
Erdoğan ise hala “AKP tek başına iktidara gelecek” diyor.
“Sarayda tek başına” kaldığının farkında bile değil.
Saray 1100 yataklıymış…
Binden fazla danışman ve personeli varmış.
Koruma ordusunun sayısı dahi bilinmiyormuş.
Kimin umurunda.
“Recep, sarayda tek başına”
Farkında değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.