Öğrencilere öğrenmek için özgürlük verin

Öğrencilere öğrenmek için özgürlük verin

0
PAYLAŞ

Bununla beraber, sivil toplum olarak, eğitim sistemimizle, hala, yüksek derecede tatminsiz görünürüz.
Çoğumuz, hızlı-değişen toplumumuzun taleplerini karşılamakta başarısız olduğunu hissederiz.
Bu çelişkiyi ne açıklar?
Bir neden, maceralı açılımlar ve yenilikçi uygulamalar meydana geliyor, fakat izole edilmiş hücrelerde ve bir bütün olarak ülke içinde değil, olabilmesidir.
Bu uygulamalar, bütün eğitim sistemi içinde değil, sadece sınıf içinde benimseniliyor.
Eğitim sisteminin bürokratik ve politik açıları içine gitmeksizin, kanımca, eğitimin, mutlak surette, ihmal edilebilir olmayan bir yönü, “öğrenmek için özgürlük” ‘tür.
Öğrenciler, sevinç ve heyecanlarını, kaygı ve korkularını ifade edebildiği, bir öğrencinin seçeneklerin geniş bir aralığından seçebilir olduğu, öğretmen ve öğrencinin keşif harikası deneyimi yaşadığı, öğretmenin daha çok kolaylaştırıcı olduğu sınıf içinde bir büyütme atmosferi var olduğu zaman, daha anlamlı ve kalıcı öğrenme var olacaktır.
Öğretmek, daima kolay oldu, fakat, “öğrenmeye izin vermek” bakış açısı o kadar kolay değildir.
İhtiyati hikaye
Eski bir ihtiyati hikaye bu noktayı açıklar.
Bir koyun, tel örgü içinde bir delik buldu ve onun içine süründü.
Uzakta başı boş dolaştı ve geri dönüş yolunu bulamadı.
Ondan sonra, bir kurdun kendisini takip etmekte olduğunun farkına vardı.
O, koştu ve koştu fakat, çoban onu ağıla geri kurtarıncaya kadar, kurt, onu kovalamayı sürdürdü.
Herkes, çobana, tel örgü içindeki deliğin üstünü örtmesini söyledi.
Onlar, içerdeki ve dışarıdaki tehlikeler hakkında konuştu.
Onlar, aynı zamanda, çobana, tel örgüyü geçmeye izin vermeyecekleri zaman, koyuna bakmanın nasıl uygun olacağını söyledi.
Fakat, çoban, tel örgü içindeki deliği onarmayı reddetti.
Bu hikaye, eğitim bilimi için dersler getirir.
Öğretmenin asıl görevi, “öğrenmek için öğrenciye izin vermek”, öğrencilere “nasıl öğreneceklerini öğrenmelerine” yardım etmektir.
Örgün etitim, belirli bir noktada başlar ve biter, fakat öğrenme, son nefesimize kadar devam eder.
“Öğrenme” ile, biri, gerçekleri ezbere dayalı öğrenmeyi ve sınavları temizlemenin amaçları için ezberlenmiş anlamsız, ıvır zıvır şeyler hakkında bilgi toplamayı elbette demek istemez, fakat bir öğrenciyi motive eden doyumsuz merakı demek ister.

* İngilizce Öğretmeni Y.Müh. Naim Uygun tarafından Vijaya Subramaniam’ın makalesi İngilizce’den çevrilmiştir.
http://www.pekiyi.150m.com
dersogren@gmail.com

BİR CEVAP BIRAK