Öğrenme süreci

eğitim sistemi yapılandırıldığı zaman,  daha iyi durumda olacaktır. 


Geçenlerde,  çocukluk döneminin psikolojik gelişimi hakkında konuşan   CBC Radyo Fikirleri ‘nin bir bölümünü dinledim.


Program, çocukların nasıl öğrendiği hakkında birçok yanlış inanışların foyasını ortaya çıkardı.  


Öğrenme, hepimizin üniversiteye gelmek için yaptığımız şey olduğundan dolayı,   öğrencilerin daha iyi öğreniciler olmasına izin veren  ümitle  onların tartıştığı bazı önemli şeyler üzerinde durmak isterim. 


Anne babalar, çoğu kez,  nöronal (sinirsel) büyümelerini en çok yapmak için,   çocuklarının ortamına “değer katmak” için, böylece çocuklarını zeki ve başarılı yetişkinler yaparak,   aşırı uzunluklara gider.  


Sanırım, onların önermesi  anlaşılabilir.


Bununla beraber, psikologların söylediği gibi, çocukları daha akıllı yapmak için anne  baba ve öğretmenlerin  metotları, çoğu kez, amaca zararlıdır. 


Mozart Etki, flaş kartlar ve  erken okuma dersleri, bir çocuğun ortamına  değer katmak  için yapılan,   girişimlerin tümüdür, fakat, çocuk gelişiminin en temel bakış açısı  pahasına  bu girişimler çoğu kez  gelir: bedava keşif (incelem) ve sosyal etkileşim.


Büyük çocuk psikologu  Jean Piaget ‘in  onu koyduğu gibi, “ Oyun, çocukluk döneminin işidir.”


Onun araştırması,  çocuklar doğal  doğmuş bilginler olduğunu  ileri sürdü:  onların ortamı hakkında öğrenmek ve açıklamak için doğuştan gelen bir  eğilime sahiptirler. 


Çocuklar, doğal olarak, çevreleri içinde “deney” yapar ve öğrenilen dersleri,  çocuğun aklında   Piaget’in “ şemalar“   terimlendirdiği,  dünyanın nasıl çalıştığı hakkında yeni fikirleri  sindirmek için   çocuğa izin verir.  


Genç öğrencilerin bir grubu, bir ağaç içinde, bir kale  inşa ettiği zaman, onlar,  dünyanın nasıl çalıştığı hakkında dolaylı olarak şemalar yaratıyor: Onlar, ortak bir amacı tamamlamak için bir takım olarak  beraber çalışmak için öğreniyorlar ve gelecekteki fizik kursları içinde faydalı ispatlanabildiği  ağırlık ve denge   gibi kavramları bile benimseyebilir.


Öğrenciler,   bilgi  edinmek için onların doğal  eğilimini  iyileştirmek ve yeni koşullara uyum sağlamak için,   eğitim sistemi yapılandırıldığı zaman,  daha iyi durumda olacaktır. 


Tüm çocuklar, doğal olarak, öğrenmek ister ve hayatın oyununda işin ehli  olur, böylece,  bu sürece  intibak etmek için,  eğitimi niçin yapılandırmayız? Siyaset alanında, bu fikir, iyi anlaşılmaz.


Temple Universitesinden  Dr. Kathy Hirsch-Pasek’e göre,  yasak iç tarafa taşınıyor olan,  ABD de 30,000 ilköğretim okulu vardır. 


Onların ümidi, onların, bilginin alımını maksimize edebildikleri çocukların yaşamları içine daha çok yapı  empoze etmeleridir. 


Bununla beraber, araştırma, çocukları gerçekten daha akıllı yapan molanın olmadığının   çok kanıtını göstermez.


Ve daha kötüsü, o,  çocuklarımızın okula karşı bir isteksizlik   kazanacağı  riskte gelir. – doğal bir öğrenme sevincini etkin olarak tahrip ederek.


Albert Einstein’ın dediği gibi, “öğrenmeme engel olan tek şey, eğitimimdir.”


Çoğu okul ve üniversiteler, çocukların keşif türünden eğilimlerinden faydalanmak için,  özenle ve sebat ederek, yapılandırıldı.


İlk zamanlarda, ilköğretim okullarında, onlara bilimsel metodu tanıtarak tamamlanılan bilgiyi edinmek için,   bilim fuarları, çocukların doğal  eğilim yöntemleriydi.


Bugünlerde,  müfredata denk geldiği bir yapı içinde deney için ihtiyacımızı sağlayabilen,  bizim bilim kursları laboratuvarda zaman harcamak için bize ihtiyaç duyar. 


Yine, makalelerin araştırması yapıldığı zaman,  doğal olarak hakkında meraklı olacağımız konuları açıklayabileceğiz. 


Sosyal etkileşimden ne haber? Sosyal olma,  birçok önemli neden için, çocukluk döneminde gelişme çok önemlidir.


Bir çocuk yetişkinlerle veya daha yaşlı akranlarıyla etkileşimde bulunduğu zaman, çocuğun bilgisini ve kelime bilgisini iyileştiren yeni kavramlar ve terimler sunulur. 


O, daha olgun insanlar ile, fikirleri paylaşmak için çocuğa bir şans  da verir.


Eğer çocuk, olumlu geri beslenme  alırsa, ondan sonra, o, daha sosyal ve  kendinden emin  olacaktır.


Sinir sistemi ve beyni inceleyen ve araştıran bilim adamı Maryanne Wolfe’nın dediği gibi, öğretmenlerin ve anne babaların beraber, çok okuma ve yazma zamanı harcadığı yerde, ailelerden  gelenler ile  karşılaştırılan, çocukların sosyal olarak, mahrum edilmiş arka planlarının olduğu yerde,  büyük bir çalışma yapıldı.


Sosyal olarak, zenginleştirilen çocuklar, mahrum edilmiş çocuklardan 33 milyon daha çok kelime örneklerine maruz kaldığı tahmin edildi. 


Bir nörobilimci bakış açısından, sosyal olarak mahrum edilmiş ortamlar içinde yaşayan çocuklar ile karşılaştırılan  genişçe  daha büyük kelime bilgisi ve  hayal gücü için izin vererek, terimlerde değişimlerin bir daha anlaşılması vasıtasına daha çok dil çocukları maruz kalır. 


Benim kendi akademik deneyimim içinde,  açık tartışmanın cesaretlendirildiği sınıflarda çok şey öğrendim. 


Profesörler, öğrenci girdisini mükafatlandırdığı zaman, ister doğru, ister yanlış olsun,  daha çok enine boyuna   açıklamak için  ve   diğer öğrencinin  konuları nasıl yorumlayacağını işiterek, onlar  için sorgularımızı büyütebiliriz.


Üstelik, kurslarımızın içeriğine ilişkin,  kendi akran grubum görüşlere sahip olduğu zaman, onların katılımı akıl yürütmemi daha ileri iyileştirir.  


Bir konu  ile ilgili,  eğer onu başkasına açıklamaktan, veya başkasının argümentine (tartışmasına) karşı sizin noktanız için tartışmaktan,   daha iyi öğrenme  yolu  yoktur.   


Eğitim  sistemlerinin başları,   iyileştirilmiş öğrenmede  sosyal etkileşimin gücünün doğal güçlerini kullanmak için, sevimli bir şekilde, akademik çizelgeyi yapılandırdı.


En sosyal bilim kurslarının , semineri  vardır: Öğrenciler için soruları cevaplandırma ve içeriğini açıklama  vasıtasıyla  TA’ları  kuvvetlendirmenin  eklenen  bonusunu ile,  TA larıyla açık bir şekilde  kurs içeriğini tartışma hakkında öğrenciler için bir fırsat.


Böylece,  öğrenme hakkında ciddi olan sizin gibiler  için,  o, seminerlerinize (birçok kursun, seminer katılımına not vermemesi gerçeğine rağmen) devam etmek (ve katılmak) için  en iyi ilgi içindedir.  


Bizim doğal öğrenme süreçlerimiz bakımından  kamuoyu ne kadar bilinçlenirse, hükümet,  ilköğretim okulları içinde  molayı elimine etme gibi  aptal politikaları muhtemelen o kadar az gerçekleştirecektir. 


Felsefeci Desiderius Erasmus ifade ettiği gibi, “bir ulusun  esas ümidi,   onun gençliğinin uygun eğitimi içinde yer alır. “


*İngilizce Öğretmeni  Y.Müh. Naim Uygun tarafından İngilizce’den tercüme edilmiştir.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nine + 10 =