Resmi Yeniden Okumak Gerekiyor

Başka pencereler açmak, kapalı havadan kurtulmak, gelişmeleri farklı okumak, giderek ezberleri yinelememek değil, yeni okumalar gerektiriyor. Ocak ayının sonuna gelindiğinde, çalışma yaşamındaki bazı gelişmelere, dışarıdan bakılınca, gazeteler ne yazıyor, televizyon ne aktarıyor bunlar bir yana, durup şöyle geçmişe bakıp, doğru ya da yanlış olabilir, ama yinede düşünceleri, sesi yazıya aktarıp, bir not düşmek istedik.

Bakanlar Kurulu’nca ertelenen, METAL GREVİ konumuz. MESS İle Birleşik Metal-İş Sendikası arasında ki, toplu iş sözleşmesi uyuşmazlığının geldiği son nokta.

Bu işyerlerinde çalışan işçilerin bir çoğu, 12 Eylül 1980’i yaşamadı. Bilgileri, okumalardan ve anlatımdan. Bir çoğu o günlerden sonra, yaşama merhaba dediler. Çok ama çok azı, 12 eylülü yaşadı. Yine çok azı 12 eylülden sonra işe girdi. Ama büyük çoğunluk, 12 Eylül 1980 den sonra dünyaya gelen GENÇ işçiler. Tabloda bu rengi iyi belirlemek gerekiyor.

12 Eylül 1980. Sendikalar kapatıldı ya da faaliyetten men edildi. Yani kapatılmayanlar da, toplu iş sözleşmesi bağıtlayamıyor. Mecburi tahkim sistemi, onlar adına sözleşmeleri Yüksek Hakem Kurulu yapıyor. Ve 12 Eylül yasaları, 2821 ve 2822 sayılı yasalarla, 274 ve 275 sayılı yasalar, tarihe anı olarak gönderilip, yerine yeni bir sistem öngörmek için getiriliyor. DİSK ve bağlı sendikalar kapatılmış, yönetcilerinin bir çoğu cezaevinde.

İşte bu süreçden sonra, yaşama merhaba diyenler, çoğunlukla şimdi bu metal işyerlerinde çalışıyor.

Yıllar sonrası 90’lı yılların başı, DİSK’in mal varlıklarının iadesi ve yeniden faaliyete geçmesi. Yani 12 Eylül yasaları sistemi içinde, yeniden başlayacaklar. Aradan 20 yıldan fazla zaman geçmiş. O işçiler, emekli olmuş, ayrılmış, işşsiz yada başka alanlarda çalışıyorlar. Ayakta kalma mücadelesi. İşte bu geleneği olan sendikaya yeni giren işçiler, greve giden işçiler. Tablo da bu, rengi de iyi belirliyelim.

Metal sektöründe, işveren örgütlenmesi, duyarlı, güçlü ve de sistemi belirleyici bir etkinliğide var. Ayrıca, seçilmiş ve atanan çalışanları ile donanımlı ve güçlü bir örgütlenme, MESS. Grevde nasıl davranılacağı, hatta grevin kırılacağını hesaplarken, değişime uyarak, söylemlere bile farklı yaklaşarak, bir başka “Manifesto” bile yayımladı. Adeta yayınlarıyla bir kütüphane bile oluşturdu.

MESS’in resimdeki yerini de, iyi görmek gerekiyor.

“DGM’yi ezdik sıra MESS’de.” Bu slogan 12 Eylül öncesinin sloganıydı. Işılar içinde olsun, 2000’lere gelirken Kemal Daysal, beğenirsiniz beğenmezsiniz, ama bir tanımlama yaptı. Bu tanımlamayı hem de MESS üyelerinin bulunduğu, MESS’in bir toplantısında yaptı. Ben tanığıyım. Bu açıklamayı yaparken gözlerinin içine baktım. Samimiydi, içtendi, kabullenme değil, özeleştiri de tam değil, yeniden bir değerlendirmeydi. Bu açıklamanın hemen sonrasında ve daha sonrada bu açıklaması ile ilgili görüşmelerimizden aldığım izlenim bu. Ne demişti, DİSK’e bağlı Maden-İş’in bu eski güçlü yöneticisi. Bu slogan yerine yani “ezme”, başka söylemler bulmalıydık demişti. Bu konuşma bandlarda da vardır, basıldı belgelendi de sonra sanırım.

Tabloda bu fırça izi rengini de iyi görelim.

Grub Sözleşmeleri. Metal, Tekstil ve Çimento sektöründe uygulanan, 12 Eylül yasaları ile getirilen yeni bir sözleşme tipi. İşverenler, işveren sendikasına üye oluyor. Sendika ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine isverenler adına sendikaları, işçi sendikaları ile tek tip toplu iş sözleşmesi yapmak üzere masaya oturuyor.

Bir durumu da yine belirtmeden geçmeyelim. 12 Eylül yasalarını kaldıracağız diye, 10 yılı geçtikden sonra söylem oluşturan AK Parti Hükümeti. Bu yasaları değiştirdi. Sistemi, bir iki küçük makyajla, geçtiğimi yıllarda daha da sağlamlaştırdı. Bu rengi de tabloda es geçmeyelim.

Tekrar, grev ve MESS’e dönelim. Bu sektörde üç konfederasyona bağlı üç ayrı sendika var. Türk-İŞ, HAK-İş ve DİSK’ bağlı sendikalar. MESS bu sendikalarla ayrı ayrı masaya oturuyor, ancak aynı sözleşme çıkıyor. Bu konuda asıl belirlyici olan, Türk-İş’e bağlı, Türk Metal Sendikası.

Son dönemlere kadar, yani 30 yıla yaklaşan süreç, bu şekilde gelişti. MESS’e bağlı işyerlerinde ayrı ayrı farklı sendikalarla imzalanan, ama içeriği aynı, tek tip sözleşme diyebileceğimiz sözleşmeler. Bu renk tabloda çok belirgin.

Geçtiğimiz dönemlerde, biraz kıpırdanmalar oldu. Farklı renkler, tabloda fırça darbeleriyle iz bırakmak istiyordu. Birleşik Metal-İş, önerilen, öngörülen ve kabul edilen sınırların dışına çıkmak için zorluyordu. İmzalamıyor, grev kararı alıyor ve sınırlı işyerinde de olsa, greve bile çıkıyordu. Sözleşmelerde işyerlerine göre farklı haklar da sağladı.

Ama bu gelişme, işveren kesiminde, yani MESS’de farklı sonuçlar getirdi. Bazı işyerleri, MESS’den ayrıldı, bazı işyerleri de farklı sözleşme imzaladıklaı için, uyarıldı ve cezalandırıldı. Bu rengin tablo üzerinde fırça darbeleriyle yeri de var. Gözden kaçmasın.

Şimdi, 2015 in Ocak ayında ki, MESS – Birleşik Metal İş Sendikası arasindai uyuşmazlığın son durumuna gelelim. Günceli değerlendirelim.

MESS, Birleşik – Metal-İş’in örgütlü olduğu işyerleri dışındaki, işyerlerinde diğer sendikalarla, grub toplu iş sözleşmesini imzaladı. Bu konu da bir değerlendirme yapmayacağız. Bu yazının sınırları sadece grev uygulaması aşamasına gelen konum ile ilgili.

Kısa başlıklarla gelişmeleri aktarmayı sürdürelim.

1. Birleşik Metal-İş, MESS’e bağlı örgütlü olduğu işyerlerinde, Grub Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Arabulucu aşamasında da anlaşma olmadı ve bu işyerlerinde grev kararı aldı. 29 Ocak Peşembe günü de, işyerleinde kademeli olarak greve başlayacağını açıkladı.

2. Grev kararının açıklanmasından sonra, grev uygulanacak bazı işyerlirinde, yasal olarak ‘grev oylaması’ istemi ortaya çıktı. Ayın 28’ine gelirken, grev oylaması yapılan tüm işyerlerinde, işçilerin çoğunluğu, ‘Greve Evet’ dedi.

3. Ayın 28 i akşamına kadar, uyuşmazlığın çözümü konusunda bir anlaşma gerçekleşmedi.

4. 29’u sabahı belirtilen sınırlı sayıdaki işyerlerinde (tümünde değil), grev uygulaması başladı.

5. Bakanlar Kurulu, yasada belirtilen milli güvenlik gerekçesi ile, grev uygulamalarını 60 gün süreyle erteledi. Başlayan grevler durdu. Başlayacak olan grevler de bu karar gereği uygulanmayacak

Şimdi ne olacak.

1. Grev ertelemesi, 60 günlük süreyi kapsıyor.

2. Bakan bu sürede, uyuşmazlığın çözümü için bir arabulucu atayacak. (Belkide atadı ve göreve başladı). Bu arabulucu taraflarla görüşerek uyuşmazlığı bu süre içinde gidermeğe çalışacak.

3. Taraflar,yani MESS ile Birleşik Metal-İş, bu arada arabulucu ile yapılan görüşmelerin dışında, kendi insiyatifleri ile de görüşmeleri sürdürebilirler.

4. Uyuşmazlığın 60 gün içinde giderilememesi sonrasında, yani bu 60 günlük süre sonunda, grevin yeniden başlaması gibi bir durumda yasal olarak söz konusu değil.

5. Uyuşmazlık 60 günün sonunda giderilemezse, konu Yüksek Hakem Kurulu’na gidecek ve sözleşmeyi, YHK yapacak. Yani, Mecburi Tahkim Sistemi. Yüksek Hakem Kurulu’nun yaptığı bu sözleşmeye itiraz söz konusu değil. Uygulanacak.

Kısa bir değerlendirme yapalım. Tablodaki renkleri öne çıkaralım.

1. Grev oylaması istemi ve sonuç. Grev Ertelemesi Kararı sonrası da, grevin yapılamaması sonuç. Birleşik Metal-İş Sendikası’nı, daha da üyesi işçiler nezdide güçlendirmiştir. Sendikaya ve çıkacak sözleşmeye dikkat artmıştır.

2. Grub sözleşmeleri yara almağa başlamıştı. Şimdi daha ağır bir yara almış ve alacaktır. Grub sözleşmelerinin yeniden gözden geçirilmesi, kaçınılmaz bir zorunluluktır.

3. Çimento ve Tekstil işkolundaki, 2 yıldan, 3 yıla çıkarılan sözleşme süreleri, bu dönem metal işkulunda da gündeme gelmiş ve bağıtlanan sözleşmeler üç yıllık olarak yapılmıştır.

4. Birleşik Metal-İş’e üye işyerlerinde çalışma barışı ve çalışma ilişkileri, bu kararlar sonrasında olumsuz olarak etkilenmiştir.

5. MESS’e bağlı bazı işyerleri, MESS’den ayrılarak, Birleşik Metal-İş ile sözleşme bağıtlama gelişmesi olmuş olabilecektir de.

Bu işkolunda uyuşmazlık ile ilgili önümüzdeki günlerde, ileriya yönelik çalışma barışı ve çalışma ilişkilerinin olumsuz etkilenmemesi için, bir kaç noktanın altını çizelim. Resmin geleceği ve renklerin uyumu buna bağlıdır.

1. Konu YHK’na giderse, çıkacak sonuç bellidir. Diğer bağıtlanan iş sözleşmeleri, adeta bu işyerlerine de genel çerçeve olarak, “Teşmil” edilmiş olacaktır. Uyuşmazlık bu sonuç ile bu noktaya gelmemelidir.

2. MESS, uyuşmazlık konusu işyerlerinin işverenlerinin istemlerini yeniden değerlendirerek, MESS’in dışında imzalanacak sözleşmeleri, MESS içinde gerçekleştirme çaba ve arayışına girebilmelidir.

3. Grub Sözleşmelerinin 30 yıllık serüveni, yeniden masaya yatırılarak değerlendirilmelidir. Resim doğu okunursa, Tekstil ve Çimento’da sektörü de bu değerlendirmeyi gündemine alabilir.

4. Sendikal örgütlenme içinde, rekabet ve farklı değrlendirme arayışı, çalışma ilişkilerini olumsuz etkileyebilir.

5. ZOR, fakat imkansız değil. 60 GÜNLÜK süre dolmadan, Birleşik Metal-İş ve MESS, görüşmelerle uyuşmazlığı birlikte çözümleyebilmelidirler. Bu sonuç, yaşadığımız ülkemizin gerçeklikleri karşısında, kaçınılmaz bir gerekliliktir. Yaşananlar, yaşatılmağa devam ettirilmek istenirse, bu birlikteliğe daha da fazla gereksinim vardır.

Özgürlükleri, özgürlüğü duyumsayanlar, birlikte özgürlüklere sahip çıkma, farkındalığı sağlama ve özgürlük istemlerini daha fazla destek ve katılılım sağlayarak, yaşama geçirmeğe çalışmalıdırlar.

Bu yazı, kimseyi memnun etme yazısı değildir. Çok eleştiri de alacaktır, bu sonuçta kaçınılmaz. Doğru-yanlış, katılınır, katılınmaz. Eksik, ama tamamlanması gereken bir durum tesbiti yapma yolunda, naçizane bir adımdır.

Bir not düşme belgesidir. Gelecek başkalarının ellerinde gelişmemeli.

Tablo, yerinde kalmalı. Renklerin zenginliği ve ışıltısı, bize hep birlikte özgürlük şarkıları söyletebilmeli.

___________________

Viyana. 3 Şubat 2015. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here