Öğretmenler neden greve gidiyor?

Daha fazla özelleştirme, okul bütçerindeki kesintiler, çocuklar için daha fazla sınav ve öğretmenlerin çalışma ve ücret koşullarında koötüleştirilme bu reform paketin başında gelen meseleler. Bu konudaki taleplerimizi hükümete sürekli anlatmaya çalışmamıza ragmen karşımızda sürekli eğitim sistemini anlamayan ve eğitimi tamamen bir kar amaçlı endüstriye çevirmek isteyen bir anlayış ile karşılaştık. Öğretmenler için çalışma koşulları aynı zamanda çocuklarımızın öğrenme koşullarını oluşturuyor. Bu anlayış ile baktığımızda aslında yapılan reformların en temelde çocuklarımızın kaliteli bir eğitim almasını engeleyeceğini görebiliriz. Benimde üyesi ve yönetici olduğum ve aynı zamanda Avrupa’nın en büyük eğitim sendikası olan Ulusal Öğretmenler Sendikası olarak bir dizi grev kararı aldık. Bu grevlerin ilki 5 Temmuz’da olurken diğerleride Ekim ve Kasım aylarında olması bekleniliyor.

Daha önceki yazılarımda greve gitme konusundaki sebeblere şu veya bu şekilde değinmiştim. Bunlara kısaca değinmek gerekirse şöyle sıralıyabiliriz.
Akademi okulları – Bu model okullar son günlerde tekrar gündeme geldi. Bu konuda aile ve öğretmenlerin sıkıntı ve kaygılarını dile getirmesi ile geri adım atan hükümet, eşit ve kaliteli bir eğitim için felaket sayılabilinilecek bu fikrinden tamemen vazgeçmiş değil. Akademi okulları ne ve ne anlama geliyor?

o Akademi okulları yerel belediyelere ve topluma bağlı olmayan fakat ödenen vergiler ile kurulan ve finanse edilen okul modelidir. Akademi okullarının bir çoğu özel şirketlere veya Akademi zincirleri tarafından yönetilir. Okul hakkindaki tüm kararlar bu şirket veya kuruluş tarafında belirlenir.

o Akademi okullarına öğrenci alma ve yerleştirme konusundaki kriterleri kendi kendisine belirleyebiliyor. Hükümet akademilerin İngiltere genelinde kullanılan kriterleri uygulamalarını istiyor. Fakat şu ana kadar yapılan araştırmalarda görülen akademiler kendi bulundukları bölgeleri tam olarak temsil etmedikleri – yane bulundukları bölge dışında sırf başarılı diye öğrenci seçebiliyor ve alabiliyorlar. Böyle olunca o bölgede okul yeri sıkıntısı yaşanabiliyor ve çocuklar başka bölgelere eğitim almak için gitmek zorunda kalabiliyor.

o Akademi okullarında öğretmenler için çalışma koşulları ve ücret konusu kaygı verici. Akademi modelindeki okullar özel bir kurum olarak geçtiği için öğretmenlerim ücret ve çalışma koşullarını kendisi belirleyebiliyor. Diğer devlet okulları bakanlık tarafından belirlenen çalışma koşulları ve ücretleri takip ederken akademilerin çoğu bunu görmezden geliyor. Bu durumda akademi okullarında öğretmen değişikli çok daha fazla oluyor. Akademi okulları kötü çalışma koşulları ve ücretten dolayı öğretmen bulmakta zorlanıyor. Bu durumda öğretmenlik diplomasi olmayan bireyleri hiç bir pedagojik eğitim vermeden çalıştırabiliyor. Unutulmaması gereken önemli nokta, öğretmenlerin çalışma koşulları aynı zamanda cocuklarımızın öğrenme koşullarını belirliyor. İyi koşulda çalışan bir öğretmen iyi bir eğitim ortamı sağlar.

o Akademiler ailelere ve yerel belediyelere danışmadan kendi açılış/kapanış saatlerini ve dönem takvimini belirleyebiliyor. Tatillerin süresini yada ne zaman olabileceğini kendisine göre belirleyebilir. Bu konuda kimseye danışma gibi bir yükümlüğü yok.

o Akademilerin eğitim başarısını artıran hiç bir genel bilgi yok. Akademilerin başarı oranı diğer okul modellerinden daha iyi olduğu konusunda somut olan bir bilgi yok. Hatta bazılarının daha da kötü olduğu gerçeği var. Yine geçen haftalarda okul müfettiş liderleri akademi okullarının devlet okulları ile aynı derecede başarılı olduğunu, akademi okullarının daha başarılı oldugunu gösteren hiç birsey bilginin olmadığını açıkladılar.

Okul bütçelerine yapılan kesintiler – Eğitim bütçesinin ödenmesi konusunda yapılan yeni uygulamaya göre bölgelere ödenekler ihtiyaçtan daha çok belirlenen bir rakam üzerinde yapılacak. Bu durumda zengin ve yoksul semtler aynı eğitim fonuna sahip olacak. Bu uygulamanın hayata geçmesi Hackney ve Londra’daki bir çok bölge için okul bütçesinden 20% kesinti yapılacağı anlamına geliryor. Bunun yanında okul öncesi eğitim bütçesinden 22% ve Yüksek Eğitim ihtiyacından 38% gibi bir kesinti önümüzdeki günlerde hayata geçecek. Bu kesintiler okullar için daha az öğretmen, daha az araç gereç ve daha kısıtlı olanaklar anlamında geliyor.

Sınav fabrikaları haline gelen okullar ve öğretmen krizi – İlk ve orta öğretimde artan sınav sayısı çocukları ve eğitmenleri okullardan soğutuyor. Okul hayatlarının ilk yılından itibaren uygulanmaya başlanılan sınavlar, eğitim ve öğrenimden zevk almayan, tamamen sınav dayalı bir eğitim alan çocukları eğitimden soğutuyor. Bu koşullarda eğitim vermek istemeyen binlerce öğretmen mesleği bırakıyor. Bu sorunu çözmek konusunda ciddi bir yaklaşıma girmeyen hükümet, öğretmen açığını diplomasız ve hiç bir pedegojik eğitim almamış kesimlere öğretmenlik yolunu açarak yapmayı planlıyor. Bu anlayışta başta eğitim olmak üzere çocukların güvenilir ve sağlıklı bir eğitim almasını engelliyor.

Anne/Baba/Veli olarak bu sorunlara karşı neler yapabilirsiniz?

Eğitimde yaşanılan bu sorunlara hakkındaki endişelerinizi dile getirmek için aşağıdaki kişi ve kurumlar ile iletiseme geçebilirsiniz:

Ayrıca yaşadığınız bölgelerde bu konuda çalışma yürüten aile birlikleri ile bir araya gelip ortak çalışmalarda yer alabilirsiniz. Daha fazla bilgi için benim ile irtibata geçebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × four =