‘Ricardo’yu Türkiye`de 2 sene aradım’

Geçen yıl ilki gerçekleştirilen Guitareast festivalinin ikincisi, bu yıl  2, 3 ve 4 Haziran günleri Chats Palace’ta yapılıyor. Genç besteci, şarkı sözü yazarı ve enstrümantalistlere platform oluşturmayı amaçlayan festival öncesinde Suzan Beyazıt’ın festivalde yer alacak olan Fuat Yıldız’la yaptığı söyleşiyi yayınlıyoruz.
  
Müziğe, her ne kadar kızları etkilemek amacıyla başlamış olsa da, özveri, sabır ve emek dolu uzun çalışmalarla sürdürdüğü  müziksel yaşamının odak noktasına yerleştirdiği gitarından, Ricardo Moyano’nun uyarlamasıyla Aşık Veysel’in ‘Kara Toprak’ını kaçırmamak gerek!


Festivale klasik gitarıyla katılacak olan Fuat Yıldız, 3 Haziran Pazar günü saat 19.00’da sahne alıyor.


– Festivalde klasik gitarla solo olarak yer alıyorsunuz. Bütün günahı sevabı size ait olacak olan bir performans olacak bu. Biraz cesaret isteyen bir iş! Heyecanlı mısınız?
 – Elbette heyecanlıyım.Ben, beni gerçekten  dinleyen iki kişinin önünde bile heyecanlanırım.


– Müziksel geçmişinizden ve etkilenimlerinizden bahseder misiniz?
–  Müzikle yoğrulmuş, dolu bir geçmişim yok açıkçası. Gitara Asturias-Leyenda’yı (İspanya) çalabilmek ve kızları etkileyebilmek amacıyla başladım. Sonrasında göstermiş olduğum uzun saatli çalışmalar, Asturias’ı çalmış olmama rağmen gitara devam etmemi sağladı


– Türkiye’de yaşayan Arjanti’nli gitar ustası Ricardo Moyano’dan dersler aldınız. Sanıyorum konserde çalacağınız parçalardan  biri de Ricardo Moyano’nun gitara uyarladığı Aşık Veysel’in ‘Kara Toprak’ türküsü. Bu türkünün gitar uyarlaması ve özellikle ‘Yemen Elleri’, Türkiye’de çok beğeni toplayan çalışmaları. Ricardo Moyano ile nasıl tanıştınız ve bu müziğe bakışınızı etkiledi mi?
– Ricardo’yu Türkiye`de 2 sene aradım, fakat bulamadım. 2002’de Yıldız Teknik Üniversitesinde, bir konser sonrası tanışma imkanı yakalayabildim. Daha sonra çalışmaya başladık. Doğrusunu söylemek gerekirse, Ricardo ile çalışma isteyişimin ana nedeni,  Kara Toprak’ı öğrenebilmekti. Onu öğrendikten sonra ise, birçok insanda olabileceği gibi  daha fazlasını isteme eğilimi oluştu. Ve devamı geldi. Onun müzikal yetkinliğinin ve gitar uyarlamalarının, benim müziksel olarak yön belirlememde önemli bir katkısı olduğunu söyleyebilirim.
 
– Sizin de bildiğiniz gibi enstrümantal müzik pek rağbet edilen bir müzik türü değil.  Kendi bestelerinizden oluşan bir repertuarla çıkıyorsanız  işiniz daha da zorlaşıyor. Sizin bu konularda sıkıntılarınız var mı, varsa nasıl baş ediyorsunuz?
– Müziğin en zor yanına parmak bastınız. Müzik dinleyicinin taleplerine göre mi yapılmalı? Yoksa  salt müziğin gelişimi için mi yapılmalı? Bir baska deyişle, mevcut olanı koruyup, dinleyicinin taleplerine uygun, eğlenceye hizmet eden müziğe boyun  eğilmeli mi? Yoksa yeni arayışlara, yeni algılara açık, farklı deneysel çalışmalara mı yönelmeli? Ben bu noktada galiba biraz dinleyicinin isteklerini ön planda tutan, fakat bunu yaparkende kendi duygularımı da  içine katan bir yol seçtim diyebilirim.


– Londra’da yaşıyor olmanın müziğinize bir katkısı var mı ? Burada yaşayan müzisyenlerle birlikte çalışma imkanı yakalayabildiniz mi?
– Londra yaşıyor olmamın avantajları çok elbette. Geçen yaz bir konser verdim  Walthamstow festivalinde cok keyifli gecti. Bunun dışında ara ara küçük dinletiler, bunların hepsi uluslararası olma noktasında güzel adımlar. Hep solo çalmam dolayısı ile, herhangi bir müzisyenle ya da grupla çalışma fırsatım olmadı. Fakat çok istiyorum.


– Herhangi bir albüm çalışmanız var mı?
–  Amatör bir albüm kaydetmeye çalıştım.


– Konserde çalacağınız parçalar netleşti mi?
– Uzun ince bir yoldayım ve Kara toprak  Aşık Veysel’den ve ayrıca geleneksel karadeniz türküsü olan Horon yer alacak.


 



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.