Rikki Tikki Tavi

Rikki Tikki Tavi

0
PAYLAŞ
Rikki Tikki Tavi
Rikki Tikki Tavi

Tabiat Ana yapacağını gayet iyi bilir.

Ona güvenin…

Öleceği tutan canlının dahi acı çekmemesi için gereken afyonu Tabiat Ana dudağının kenarından, usulca, içersine akıtıverir de kimse farkına dahi varmaz.

Eğer zehir saçan Kobra gibi bir canlı yarattıysa, yanında pan-zehiri olacak bir başkasını da gönderir.

Kobra’nın pan-zehiri de var!

Firavunfaresi diye bilinen kedigillerden yılan düşmanı bir hikâye kahramanımız yılanın zehrine teşnedir:

Adı Rikki Tikki Tavi…

Rikki, işte böyledir.

Yılan düşmanı olsun, gelsin canımı ¨yisin!¨

Hindistan’daki Kobra yılanlarını avlayan Mongoose -Firavunfaresinin hikâyesini, hele, İngiliz Koloni zamanlarını yaşamış Londra efendisi Rudyard Kipling yazınca, okumanın tadı bir başkadır.

Hem çocuk masalı okumuş, hem de büyüklere ait bir hikâyeyi fars-fable olarak dinlemiş olursunuz.

Rudyard Kipling’in eserleri, 19.yüzyıl sonlarıyla yirmincinin başlarında yayımlandı.

O vakitler İngiliz kolonyalizmine ait Okyanusların, Uzak Asya’nın ve dahi bilinmez geçitlerle dolu acaip yerlerin egzotik dünyasına merak duyan Avrupa Romantizmi, Batılı entelektüelizm  Kipling’in eserlerine, İpek ve Baharat Yollarında gezinmeye hevesli turist gibi ilgi gösteriyordu.

James Hilton’ın 1933 tarihli Kaybolan Ufuk – Lost Horizon adlı eserinde anlattığı Cennetten eksiği olmayan Shangri-La ülkesi, böylesi Şarkiyatçı/Orientalist üslubun bir ürünüdür.

Bu türden Batılı birçok yapıtı sıralayabiliriz.

Rikki Tikki Tavi
Rikki Tikki Tavi

İngiliz Sör Kipling de, hem edebî yanı güçlü hem de fabl-hayvan ve doğanın konuştuğu eserler  yazarak bu moderniteye ait açlığı kendi zamanında iyice doyuruyordu.

Kipling’in eserleri, o yüzden ihtiyaç oldukça, sıralandığı kütüphane raflarından alınıp alınıp okunan yazıtlardır.

Son zamanlarda, Hollywood Sinemasının canlandırma teknolojisini – animation- kullanıp geniş kitleleri beyazperde başına toplama becerisi göstermekle, ticarî başarı adına gişe hasılatları kıran filmlerinin birçoğu Kipling’in  hikâyelerinden üretilmektedir.

Sadece Hollywood değil, 1965’de Sovyet sinemacıları kısa bir animasyon film hazırlayıp Rikki’yi komünist filmler kategorisine sokmuştu.

Filmi merak edenler, youtube üzerinden izleyebilir.

Cangıl Kitabı [The Jungle Book] adlı eseri, Kipling’in içinden en az yirmi tane film çıkarılacak sayıda ¨senaryo¨ imkanıyla doludur.

Bunlardan birisini, geçtiğimiz ¨vizyon yılında¨  Orman Çocuğu başlığıyla Türkiye sinemalarında, dünyada ise Mowgli’s Jungle adıyla izledik.

Aslına bakarsanız  Kipling’in kitaplarından daha çok, bu eserlerden üretilmiş filmleri  meşhurdur.

Gelgelelim yazarımızın adını filmin jeneriğinde akan isimler arasında bir zayıf ışık gibi, günümüzün çoğu çocuk ve genç olan izleyicisi, ya görür ya görmez. Görse de birçoğu bilmez…

Ama bizim işimiz,  bu Hint ve Çin Hindi dolaylarına ait inanılmaz hikâyelerin gerçek sahibini burada sizlere bir kez daha hatırlatmaktır.

İngiliz asıllı ama Hindistan doğumlu Kipling’in eserlerinden bugüne kadar, eğer yanlış saymadıysak, yirmi beş civarında film yapıldı.

Bir o kadar belgesel konusu oldu, eserleri…

İlk filmin 1915’de sessiz sinema zamanı çekilip beyazperdeye aktarıldığını söyleyelim de, gerisi size kalsın; elbette son film, 2016’ya aittir…

Firavunfaresi Rikki Tikki Tavi, bir İngiliz ailenin yaşamakta olduğu Hindistan’ın sömürgecilere ait mahallesinde dünyaya gelmiş, anne ve babası, ‘‘ Bundan sonra  yaşayacağım yer ve aile burası evladım, al sana kocaman bir konak, ye iç ve yan gel yat!’’ diye mülk bağışlar gibi orayı teslim ederler.

Rikki kısa sürede serpilir gelişir, Hindistan’ın belası Kobraları, zehirli sürüngenlerin hepsini ve dahi akrepleri avlamakta ustalaşır.

Rikki’yi beslemeye başlayan aile, İngilizler, kısa sürede karşılığını alacaktır.

Nag ve Nagaina adlı karı-koca iki Kobra yılanından baba Nag, bu konağın geniş bahçesinde yuvalandıkları yerden çıkar ve evin küçük oğlunu sokmaya sürünerek gider.

Rikki Tikki derhal Nag’i alt eder, kısa bir boğuşma ardından Nag kıskıvrak kalır, Firavunfaresinin keskin dişleri onun boğazında kilitlenir, zehiri toprağa akar.

Nag’in karısı çocuklarıyla beraber Nagaina dul kalmıştır, zehirini akıtacağı, hıncını alacağı zamanı beklemektedir. Rikki bu düşmanının da farkındadır, dikkatli ve teyakkuz halindedir. Gece gündüz demeden konağın bahçesinde dört göz kesilir, nöbet tutar.

Ancak Rikki taktik değiştirip Nagaina’nın henüz kabuğunu kırmamış ve ortalığa çıkmamış yılan yumurtalarını ele geçirir, bunları savaş hilesi olarak kullanır.

Malum yılanın başı küçükken ezilmelidir!

Nagaina yavrularını kurtarmak için ortaya çıkar ve Rikki’yle son savaşını, Armagedon’unu, kıyamete ait o bitiş mücadelesini yapar; Rikki kazanır.

Rikki’nin avcılıkta bir tanedir, dişlerini Kobra’ya geçirir; biz rahatlarız, artık Kobralar bizi rahatsız etmeyecektir.

Rikki Tikki Tavi
Rikki Tikki Tavi

Rikki’nin mükafatı İngiliz sömürgeci ailenin sunduğu yiyeceklerdir.

Hepsi bu kadar!

Ne var bunda demeyiniz, rica ederim. Altında sınıf mücadelesi, toplumsal çatışmalar, ruhsal problemler falan aramayın. Basit bir hikâye aslında…

Fakat Firavunfaresinin bir vakitler, üç bin yıl kadar evvel Mısır’da,  Nil kıyısında çoğalıp güçlenip, nehrin timsahlarına kadar saldırmasıyla doğal dengenin bozulduğunu gören eski Firavunların ‘gördüğünüz yerde bu fareleri öldürünüz’ diye ferman saldığını da hatırlayınız.

Bazen bizi koruyanlardan da sakınmak gerekiyor, zaten Tabiat Ana böyle durumlarda hiçbir tarafa acımıyor, imha ediveriyor.

Siz Rudyard Kipling’in bu hikâyesi dahil tüm eserlerini Türkçede çocuk edebiyatı olarak bulsanız da aldırmayınız, büyüklere ait birçok mesel içinde vardır.  

Onun eserlerini çocuklara ait zanneden yayıncıların  ve editörlerin bu hafifseyişlerine inat, kitaplarını klasikler arasında kabul ediniz.

Rikki Tikki Tavi’yle tanışmanızın zamanı bence gelmiş olmalıdır.

BİR CEVAP BIRAK