Ürküten KTHY ve devlet

İlginçtir son zamanlarda bazı devlet daireleri ve KİT’ler tarafından yapılan alımların büyük bir kısmı ihalesiz yapılıyor.

Örneğin Gümrük Müdürlüğü için bastırılan ve sayısı yüzbinleri aşan formların ihalesiz alımının yapılmasının gerekçesi “Aciliyet” imiş. Formlarının ne zaman biteceğini kestiremeyen ve bunun tedbirini aylar önce alamayan yetkililerin yeri kapının önüdür. Acımasızca işten atılmaları gerekirdi.

Uzmanların söylediklerine göre KTHY’nin 2 adet A320 Air Bus ve 1 adet Boeing 737-800 uçak kiralaması da bu kategoriye giriyor.

Açılan bir ihale yok.

Adına “Fair Market” denilen uçak kiralama piyasasından alınmış fiyatlar da yok. Varsa açıklanmasında fayda var. Çünkü Fair Market’deki uçak fiyatları, yaşanan global krizden ve piyasada halen faal durumda olan fazla uçak sayısından dolayı taban yapmış durumda. Benzer uçakların kira bedelleri 230,000 dolar.

Dünyadaki petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle ABD’de çok sayıda havayolu şirketi battı. Bu nedenle de neredeyse 150 adet uçak apronlarda pinekliyor. Normal zamanda uçaklarda aylık 450 bin dolarlardan başlayan kira fiyatları, kriz nedeni ile 230 bin dolarlara kadar, neredeyse yarı yarıya indi.

Durup dururken bu kiralama işi de nereden çıktı.

KKTC’ye gelen turist sayısı ya da turist olmayan yolcu sayısı mı arttı da haberimiz olmadı.

Keramet DETUR’un İskandinavya-Antalya seferlerinde. Bizimle hiçbir ilgisi yok.

DETUR Türkiye’nin en saygın tur operatörlerinden birisi. Dedeman Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirket yurtiçi ve yurtdışı tur programları, gemi seyahatleri ve uçak bileti rezervasyon hizmetleri veriyor. (www.detur.com.tr)

KTHY, DETUR’un İskandinav müşterilerini Antalya’ya taşımaya talip olur ama uçak sayısı bunun için yetersiz. Ya DETUR’un müşterilerini taşıyacak ya da KKTC yolcularını. Her ikisini aynı dönemde yapması olanaksız.

İmdada “Turkuaz Havayolları” şirketi yetişir.

Turkuaz Havayolları 25 Kasım 2008 tarihinde Türkiye’ye iç ve dış hatlarda tarifesiz seferlerle (Charter) yolcu ve yük taşımacılığı yapmak için kuruldu. Uçuşlarını 2 adet 2007 modeli A320-200 tipi Airbus uçaklarla gerçekleştirmek üzere de TR-021 no.lu işletme izni aldı.

Turkuaz’da bir sorun yok. Hatta batık Amerikan havayolu şirketlerinden kiraladığı uçakları için deve bile kurban etmişti.

Sorun Turkuaz’ın bu uçaklarının İskandinavya-Antalya arasında uçamayacak olması. Benzin deposu kapasitesi buna el vermiyor.

Kiralama işinin asıl işin ilginç yanı da burada başlıyor.

KTHY, İskandinavya-Antalya arasını uçabilecek kapasitede olan kendine ait Boeing 737-800 tipi uçaklarını DETUR’a kiralıyor. Kendisi de Turkuaz’dan 2 adet uçuş masrafları daha pahalı olan A320 kiralıyor.

A320’ler bu gün Türkiye’deki en pahalı uçaklar.

Turkuaz bu nedenle bu işten çok memnun.

Yolcularını 2008 yaz sezonunda Hollanda’da faaliyetlerini Airbrokers olarak sürdüren Komfortours aracılığı ile bulurken, 2009 yaz sezonunda Turkuaz’ın artık yolcu bulmak gibi sorunu yok. Kargo bulmak gibi bir sorunu da yok. Zarar etmek gibi bir olasılıkta yok. Oturduğu yerde hem personelini ödeyecek, hem de uçakları kendi çalıştırdığı vakit elde edeceği kardan daha fazlasını kazanacak.

KTHY’nin zararları ise dillere destan.

2005 zararı 6.5 milyon TL

2006 zararı 20 milyon TL

2007 zararı 39 milyon TL

Bu zararlardan sonra KTHY’nin bağlı olduğu Türkiye’deki Sivil Havacılığı denetleyen kuruluş devreye girdi ve öz sermayenin belirli bir kısmı eridiğinden KTHY’nin sermaye artırımına gitmesini talep etti.

Ne KTHY’de ne de KKTC devletinde para olmadığından, sermaye artırımı için kağıt üzerinde bir “Al gülüm-Ver gülüm” oyunu yapıldı ve bu badire atlatıldı.

KKTC devleti 2007’de KTHY’ye 20 milyon TL verdiğini ve sermayenin arttırılmasına gerek olmadığını beyan etti. Buna karşın da KTHY, ileriye dönük olarak 20 milyon TL değerindeki meydan (çıkış) vergilerini KKTC devletine peşin ödediğini kayıtlarına geçirdi. Olmayan bir para ile hem KTHY’nin öz sermayesi yerine kondu hem de KTHY birkaç yıllık meydan (çıkış) vergisini peşin ödemiş oldu. KTHY kağıt üstünde 20 milyon TL’yi aldı ve aynı yöntemle de kağıt üstünde geri gönderdi.

Aynı yöntem bu defa 2007 yılında beyan edilen 39 milyon TL zararın Türkiye Sivil Havacılık otoritesini ürkütmemesi için gene yapıldı.

Şimdi KTHY, KKTC devletine peşin olarak neredeyse 60 milyon TL meydan (çıkış) vergisi ödemiş durumda. Bu yıl bunun 10 milyon TL’sinin kağıt üzerinde ödenmiş olduğunu varsayarsak, geriye 50 milyon TL kalır. Herhalde önümüzdeki 10 yıl KTHY, KKTC devletine meydan (çıkış) vergisi için tek bir kuruş ödemeyecek.

Bu durum daha geçen hafta KKTC Meclisinden geçirilen “Rekabet Yasası”na aykırı.

Yasaya göre KKTC’ye hizmet veren diğer havayollarına karşı, KTHY’ye ayrımcılık yapılmış durumda.

Ya 19 Nisan da hükümet değişirse de, yeni hükümet bu yöntemi kabul etmezse, KTHY 2008 zararını kapatmak için ne yapacak.

Artık rekabet yasası var ve bu yöntem de geçersiz.

Zaten diğer hava yolu şirketleri de büyük bir olasılıkla mahkemelere başvurup bu yöntemi yargının önüne koyacaklar.

İşin en önemli kısmı da, KKTC devletini, KTHY’nin ödemesi gereken meydan (çıkış) vergisinden mahrum edenlere bunun hesabını kim soracağıdır.

*Prof. Dr. Ata ATUN

http://www.ataatun.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five + 19 =