Rum parlamentosuna Londra’dan protesto

PAYLAŞ

ATCA bildirisinde, Rum Parlamentosunun kabul ettiği “şok edici” kararın, iki devletli federal bir yönetim için yapılan tüm anlaşmalara karşı olduğu belirtildi.

Adanın garantör devletleri Türkiye, Britanya ve Yunanistan’ın halen devam eden görüşmelere alınmaması kararının, Kabul edilemez olduğu vurgulan ATCA, bu karar ile barış görüşmelerinin geleceğinin de tehlikeye atıldığını öne sürdü.

Rum Yönetimi meclisinin almış olduğu kararın, adadaki özgürlüğü ve hakları kışkırttığını bildiren bildiride, “ 1960 anayasasına, ortaklardan biri tarafından yerleştirilen bu madde, Birleşik Krallık, ABD; Avustralya, Almanya ve Kuzey Kıbrıs’taki, 200 binden fazla Kıbrıslı Türk tarafından iyi karşılanmamıştır” denildi.

ATCA Bildirisi’nde, adadaki anlaşmazlığı çözücü her anlaşmanın, mutlaka orijinal 3 garantör ülkenin haklarını da kapsamasına dikkati çekti, “ 1960 anayasasının orijinalindeki eşitlik hakları ve ortaklık anlaşmasında adanın iki halkına saygı gösterilmesi maddeleri de yer almalı” dendi.

Kıbrıslı Rumların federal bir anlaşma istediği takdirde bu üç şarta mutlaka uymasının önemini vurgulayan ATCA, bu şartların pazarlık konusu yapılamayacağı, Zürih Anlaşması ve 1960 Anayasası’nın ana prensiplerinde de bunların yer aldığını belirtti

“BU KAFA ADA’YI TAKSİME GÖTÜRÜR”

Bildiride, adil, iki toplumlu, iki bölgeli federal yapının, Annan Planı’na benzer şekilde “ İki kurucu devlet” esasına dayalı olduğu, Kıbrıslı Türklerin de bunu daha önce açıkca kabul ettikleri ifade edildi.

Güney Rum yönetimi parlamentosunun aldığı şok edici kararın, bugüne kadar yapılan ve federal yönetim isteyen anlaşmalara tamamen aykırı olduğunu da vurgulayan bildiri şöyle devam etti:

“Bu son kararın, Kıbrıslı Rum tarafının gerçek amacı konusunda bazı soru işaretleri çıkardığına inanıyoruz. Gerçek niyetlerinin iki devlete dayalı bir federal devlet olmaması gibi. Kıbrıslı Rumlar, şimdi güvensiz ve belirsiz bir ortamı kesinlikle yaratmışlardır. Bu geriye dönüşü olmayan kafa yapısı, adanın devamlı taksimine kadar gidebilir…”

CEVAP VER