Rumlar Annan Planını istemiyor

Son birkaç haftadır Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Hükümet Sözcüsü Kipros Hrisostomidis’in çenesi düştü.


İlgili ilgisiz her konuda açıklamalar yapmaya başladı. Önce AKEL Genel Sekreteri Hristofyas ile kapıştı. Arkasından ezeli ve ebedi düşmanı Anastasiades ile dalaştı. Şimdi de hem Annan Planından dem vuruyor, hem de  KKTC hükümetinin KKTC Anayasasının 159’ncu maddesinde değişiklik yapmasını eleştiriyor.


Daha Annan planının görüşülüp görüşülmeyeceği netlik kazanmadan, BM Genel sekreteri Kofi Annan’ın tarafları masaya çağırayım mı, yoksa çağırmayayım mı ikileminde bocaladığı bu dönemde müzakere masasına yeniden gelecek olan planın aynı plan olmayacağını, müzakereler sonucunda yapılacak özlü değişikliklerle yeni bir plan olacağını söylemeye başladı.


Bu sözler aslında Papadopulos’un bayatlamış sözleri. 24 Nisan 2004 referandumundan beridir, Rumların %75 oranında verdikleri “HAYIR” oylarını ve kendisinin son gece TV’ye çıkıp göz yaşları içinde Kıbrıs Rumlara “HAYIR” demeye davet etmesini haklı göstermek için belki de birkaç yüz kere bu iddiayı ortaya attı.


Bana göre pek inandırıcı değil. Üstelik işler bir öneri ve adaya barış getirecek bir düşünce de değil.


Burada amaç, 5.ci Annan Planı’nın Kıbrıs’lı Türklere verdiği bir takım temel hakları ortadan kaldırmak ve Kıbrıs’lı Türklerin elinden almak.


Kıbrıs (Rum) Hükümeti, Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni müzakerelerin, BM Güvenlik Konseyi kararları ve AB ilkeleri zemininde yapılması gerektiğini savunuyor. Yani işin içine illaki üyesi oldukları AB’yi de sokmak istiyorlar. AB üyesi oldukları için, AB’nin her platformunda, komisyonunda, konseyinde söz hakları ve oy hakları var. Bu ayrıcalıklarını sonuna kadar kullanmak arzusundalar.


 Kıbrıs’ta kalıcı bir çözümün, “Kıbrıs’ın tüm yasal sakinlerinin insan ve siyasal haklarının korunması ve demokrasi ilkeleri temelinde işleyecek iki toplumlu, iki bölgeli federal çözüme yönelik olması gerektiğini” belirtiyor ama bence ağızlarından çıkan bu sözler başka, akıllarındaki nihai çözüm başka.


 Bence Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Başkanı Tasos Papadopulos, politik ve taktiksel nedenlerden dolayı aksini söylemesine karşın Annan planının felsefesini benimsemiyor ve kabul etmiyor. Bana göre Papadopulos’un aklında, müzakere temelini Annan planından ziyade, BM Güvenlik Konseyi kararlarının, doruk anlaşmalarının, AİHM kararlarının ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin oluşturması fikri var.


Peki kulağa hoş gelen bu anlaşmaların, kararların ve sözleşmelerin içeriklerinde ilk bakışta gözle görülmeyen neler var.


Ben size sıralayayım.


BM Güvenlik Konseyi Kararları demek, adada barışı engelleyenin KKTC ve Kıbrıs’lı Türklerin olduğu, adada tanınan tek devletin Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti olduğu ve adanın kuzeyinin Türk askerinin işgalinde olduğu demektir. Bu kararların yeni plana yansıması demek, KKTC’nin lav edilmesi, Kıbrıs’lı Türklerin kurucu ortaklıktan çıkarılması ve Türk askerinin geri gitmesi demektir.


Doruk anlaşması demek, 1977-1979 Denktaş-Makarios Doruk anlaşması demektir ve adada iki toplumlu ve iki bölgeli Federasyonun kurulmasını öngörmektedir. Buna karşın Papadopulos bu doruk anlaşmasından kurtulmak için elden geleni yapmaktadır. Özellikle bu anlaşmayı geçersiz hale getirmek ve adada tek toplumlu, tek bölgeli ve Rum çoğunluk idaresine dayalı yeni bir devlet kurmak veya mevcut Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni bu hali ile “Yeni Plan” diye yutturmak çabasındadır.  


 AİHM kararları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi demek, adanın kuzeyindeki Kıbrıs’lı Rumlara ait tüm taşınmaz malların ve 1974’de adanın kuzeyinde Kıbrıs’lı Rumlar tarafından terk edilen tüm taşınır malların tazmini veya iadesi demektir.  


İşte bu nedenle Papadopulos hükümeti daha başından beri, Kıbrıs’lı Türklere kuruculuk ve ortaklık hakkı veren,  yeni kurulacak devletin her kademesinde Kıbrıs’lı Türklere, 2 Rum’a 1 Türk oranında temsiliyet hakkı tanıyan ve Türkiye’nin garantörlüğünü içeren Annan Planının tüm versiyonlarına karşı.


Ve bu karşı görüşlerini de, istediği sonucu elde edinceye kadar hiç değiştirmeyecek. Biz de aksini kabul etmeyeceğimize göre, adaya barışın gelmesi ve adada ortak bir devletin kurulması tam bir hayal. 


________________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × 4 =