'Rus saldırganlığı değil ABD yayılmacılığı'

'Rus saldırganlığı değil ABD yayılmacılığı'

0
PAYLAŞ

Milne, Washington ve Londra'nın 2006 yazında binden fazla sivilin hayatını kaybettiği İsrail-Lübnan savaşında da ateşkes anlaşmasını engelledikleri belirterek şu yorumu yaptı:

"Burada sorun Rus saldırganlığı değil, ABD'nin emperyalist yayılmacılığı. Rusya, düşmanlık potansiyeli taşıyan bir güç tarafından giderek kuşatılıyor. Ancak artık daha güçlü olan Rusya'nın, Güney Osetya'yı kullanarak bu yayılmacılığı durdurma girişimi bizi şaşırtmamalı. Anlaşılması daha zor olan, Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin geçen haftaki saldırıyı neden başlattığı ve Washington'daki dostları tarafından cesaretlendirilip cesaretlendirilmediği."

"RUSYA DIŞLANMAMALI"

Independent yazarlarından Adrian Hamilton da benzer görüşleri dile getirdi. Rusya'nın uluslararası siyasi ve ekonomik platformlardan dışlanarak cezalandırılmasına şert bir şekilde karşı çıkan yazar, şöyle devam etti:

"Yetersizliğimizi gizleme adına Rusya'yı cezalandırmak, kendi çıkarlarımızı zedelemekten başka bir işe yaramaz. Rusya ile dondurulan askeri işbirliğinin temel amacı, nükleer silahların etkisiz kılınmasıydı. AB-Rusya ekonomik ortaklık görüşmeleri ise enerji güvenliğini konu alıyor ki bu da bizim için hayati önemde bir konu.

Daha kötü bir adım ise Rusya olmadan G7 toplantıları yapmak olur. G8'in amacı, ekonomik konularda uluslararası işbirliği göstermek isteyen sanayileşmiş ülkeleri bir araya getirmektir ve dünya bu işbirliğine hiç şimdiki kadar ihtiyaç duymamıştı."

"RUSYA'YA TAVIR NE OLMALI?"

"Peki Gürcistan krizi sonrasında Batı'nın Rusya karşısında nasıl bir tutum izlemesi gerekiyor?" sorusuna yanıt arayan  The Independent yazarı Adrian Hamilton'a göre de Batı önce, kendi içindeki sorunları halletmeli…

Yazarın değerlendirmesi şöyle:

"Rusya'nın Avrupa ve Batı için bir sorun teşkil ettiği doğru. Sert milliyetçiliği, enerji kaynaklarından savunmaya birçok alanda soru işaretleri yaratıyor. Ve bu durum, Kafkaslar'dan Orta Asya'ya kadar birçok ülkenin geleceğini belirsizliğe itiyor. Ancak Batı'nın neyi temsil ettiği ve kurumlarımızın hedeflerinin neler olduğu konusunda net bir karara varmadan, bu zorluklarla mücadele etmemiz mümkün değil. Geri dönmekte olduğumuz, Soğuk Savaş günleri değil. Geri dönmekte olduğumuz, 19'uncu yüzyılın gaddar ve çalkantılı dünyası. Tek sorun, bu dünyayı kontrol edecek savaş gemilerine sahip olmamamız."

BİR CEVAP BIRAK

three + nine =