Rusya, Avrupa ve Türkiye’nin mülteci krizini derinleştiriyor

PAYLAŞ

Hazar Denizi’nde konuşlandırılmış uzun menzilli füzelerle Suriye’deki hedefleri vuran Rusya, Türkiye hava sahasını da defalarca ihlal ederek, şimdiden gerginliği had safhaya çıkardı.

Rusya’nın müdahalesi, Esad rejimi ve müttefiklerinin ülkenin orta kesimlerinde başlattığı yoğun kara harekatı ile birlikte, Türkiye üzerinden Avrupa’ya yeni ve büyük bir göç dalgasını tetikleyecek etken olarak görülüyor.

Avrupa Birliğinin, sınırlarına yönelen mülteci akınını durdurmak amacıyla Türkiye ile daha yakın işbirliğini öngören son girişimi de, böylece daha başlamadan, gelişmelerin gerisinde kaldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Pazartesi günü Brüksel’e yaptığı ziyaret sırasında ilke olarak üzerinde anlaşılan Avrupa Birliği-Türkiye Taslak Eylem Planı, Komisyon ve Türkiye heyetlerinin önümüzdeki günlerde sürdürüecekleri üst düzey görüşmelerde ele alınmaya devam edecek. Henüz son şekline kavuşturulmasa da, göründüğü kadarıyla şimdilik Türkiye’nin beklentilerine yanıt vermekten uzak.

Eylem Planının ana hedefi, Türkiye’den Avrupa Birliğine denetimsiz mülteci akınını durdurmak.

Bunu gerçekleştirmek için de Türkiye’den kamplardaki koşulları iyileştirmesi, Türkiye’ye daha fazla sayıda mültecinin gelmesini önleyecek, Avrupa Birliğine kontrolsüz gidişleri engelleyecek sınır denetimlerini sıkılaştırması ve insan kaçakçılığı ile daha etkili mücadele etmesi isteniyor.

Türkiye’nin ayrıca mültecileri kayıt altına alarak gerekli belgeleri sağlaması ve sığınma başvurularını tamamlaması öngörülüyor.

Türkiye’nin bu adımları atacak kurumsal kapasitesinin artırılması için daha fazla işbirliği, bilgi alışverişi, altı yeni mülteci karşılama merkezinin kurulması için destek ve daha önce açıklanan 1 milyar Euroluk yardıma ek olarak mali katkı vaad ediliyor.

Taslak plan, İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rights Watch tarafından “Avrupa Birliği hükümetleri,, mülteci ve sığınmacılara karşı sorumluluklarını komşu ülkelere yüklemeye çalışıyor” denilerek eleştirildi.

Örgütün Avrupa ve Orta Asya Bölümü başkan yardımcısı Benjamin Ward, Türkiye’ye desteğin artırılmasını olumlu karşılamakla birlikte, Türkiye, Sırbistan ve Makedonya’nın mülteciler için bir tür çöplüğe dönüştürülmesinin son derece yanlış olduğu ve çok sayıda kişinin yaşamını tehlikeye atacağı uyarısında bulundu.

Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Londra birimiyle Salı günü biraraya gelen Uluslararası Göç Örgütü (IOM) , Avrupa Bölgesi başkanı Eugenio Ambrosi ise Ürdün, Lübnan ve Türkiye’deki kampların zaten tıka basa dolu olduğuna dikkat çekerek, Avrupalıların Türkiye’den gerçekçi olarak ne isteyebilecekleri yolundaki soruma, “Türkiye, Suriyelilere zaten fazlasıyla yardım etti. Türkiye’den daha fazla ne istenebilir, doğrusu bilmiyorum” yanıtını verdi.

Eugenio Ambrosia, önceliğin can kaybını önlemeye ve mültecilerin haklarının korunmasına verilmesini, bir yandan da sınırlar ötesi faaliyet gösteren insan kaçakçısı şebekelerle ortak mücadele yürütülmesini istedi.

Avrupa Birliği, bir yandan Suriye’deki hava ve kara harekatlarından kaçan milyonlarca yeni mültecinin kapısına dayanmasından endişe ederken, öte yandan da Türkiye ve Rusya arasındaki gerginliği endişe ile izliyor. Bu hafta boyunca Londra’da konuştuğum kaynaklar, gelişmelerden artan ölçüde kaygı duyduklarını dile getirdiler.

Kamuoyu önünde, NATO üyesi Türkiye’ye koşulsuz destek verileceği söyleniyor olsa da, isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, Türkiye’nin bu krizi yönetme kapasitesine dair kuşkularını ifade ediyorlar.

Daha da önemlisi, önceki gün konuştuğum bir diplomatik kaynağın deyişiyle, “Recep Tayyip Erdoğan ve Vladimir Putin gibi iki ne yapacağı önceden kestirilemeyen liderin” idare ettiği bir krizin tehlikeli şekilde tırmanması, en büyük korku.
_______________________________

* Yazarın diğer yazıları için lütfen tıklayınız:
http://www.firdevstalkturkey.com/tr/

CEVAP VER