Rusya krizine bir de Almanya eklendi

Rusya krizine bir de Almanya eklendi

0
PAYLAŞ

Türkiye’ye 130’un üzerinden ülkeden ziyaretçi geliyor.

Bunun dörtte birini aşkın bölümünü iki ülke Almanya ve Rusya oluşturuyor.

24 Kasım’da uçağı düşürülen Rusya ile turizmde kriz zirveye ulaşmışken, Almanya da 2 Haziran’da meclisinden 101 yıllık Ermeni soykırımı yalanı ile ilgili aldığı karar, bütün ilişkileri olduğu gibi, turizmi de içine alan geniş ve doğru tanımıyla seyahat endüstrisini de olumsuz etkileyecek.

Peki buraya hangi dönemde, kimin yönetiminde nasıl gelindi ?

Sürecin iç ve dıştaki seyrine bir bakalım.

Almanya, İkinci dünya Savaşında Hitler Nazi’zminin gerçekleştirdiği, uluslararası mahkeme ve Birleşmiş Milletler tarafından da soykırım olduğu tescil edilen Yahudi soykırımına suç ortağı arıyordu.

Almanya meclisinin 2 haziranda aldığı karar ile,Türkiye’yi 1915 yılında Müslümanlar ile Ermeniler arasında çatışma karşılıklı ölüm ve bunun arkasından gelen zorunlu göç olaylarının Ermenilere karşı ‘soykırım’ olduğunu iddia ederek, buradan hareketle de, bir adım sonrasında 20 yüzyılın, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde ülkelerin bağımsızlığından kadınlara ilk oy hakkına kadar siyasal ve sosyal alandaki birçok uygulamanın ilkini gerçekleştirerek dünyaya örnek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna gölge düşürülmesinin yolunu açacak sinsi çalışmalara zemin hazırlayacak bir şey yaptı.

Alman meclisinin aldığı bu kararın yasal bir yaptırımı yoktur.

Tam tersine Almanya’nın da üyesi olduğu hatta kimi konularda önderliğini yaptığı Avrupa Birliği (AB) ve diğer ülkeleri de bağlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’in, İsviçre’nin Vatan partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkında açtığı dava üzerine verdiği kararı çiğnedi.

Zira AİHM İsviçre Perinçek davası olarak kesinleşen kararı ile 1915 yılı olaylarının Yahudi soykırımı ile karşılaştırılamayacağını, durum bu iken İsviçre meclisinin aldığı ‘Ermeni soykırımı yapılmamıştır demek suçtur’ kararını redetti.

Bununla da kalmadı.

AİHM, buradan hareketle herhangi meclis dernek vb kurum ya da kuruluşun konuyla ilgili karar alamayacağını ‘Ermeni soykırımı iddialarının tarihçiler tarafından incelenecek bir konu olduğuna gerekçeli kararında yer verdi.

101 yıl önce yaşanmış, herkes için büyük acılara neden olmuş olaylar o günden beri başta Ermeni diasporası denilen, yani çeşitli ülkelerde yaşayan Ermenilerin oluşturduğu gruplar olmak üzere, çeşitli kesimler ve ülkeler tarafından zaman zaman gündeme getiriliyor.

Almanya 101 yıllık konuyu neden bu dönemde gündeme getirdi.

Konuyla ilgili olarak bugüne kadar çok şey söylendi bundan sonra da söylenecek.

İşin buraya gelmesinde daha önce resmen şimdi de partisin fiilen lideri olan Erdoğan politikaları ve 14 yıldır tek başına iktidarda olan AKP sorumludur

Alman meclisinin 2 Haziranda aldığı karar ile ilgili hazırlıklar aylar önce başladı.

Bu süre içinde Erdoğan ve atadığı AKP’li başbakanlar Alman şansölyesi (başbakanı) Angela Merkel ile birçok kez kez görüştü.

Bu görüşmelerde konuyu gündeme getirmedikleri anlaşılıyor.

Nitekim konunun Alman meclisinde görüşüldüğü gün Erdoğan Uganda’daydı. Konunun kendisine sorulması üzerine “Şu anda çıkmamış bir kararı değerlendirmeyi uygun bulmuyorum. ‘karar geçsin bakarız’ diyordu.

CHP hiç değilse, Alman meclisindeki bütün partilerin milletvekillerine bu kararın geri almalarını içeren bir mektup gönderdi.

Ermeni soykırım yalanını AİHM’ye taşıyarak burada 100 yıllık yalana ağır tokat indirilmesini sağlayan Doğu Perinçek önderliğindeki Vatan Partisi girişimi ile Berlin’de bir miting düzenlendi.

Bu mitinge Avrupa’da yaşayan yurttaşlarımızın sayısının milyonları aştığı dikkate alındığında olması gerekenden daha az sayıda olsa da katılım oldu.

Ama ‘Almanya bu konuda karar vermeye yetkin yok, kararını geri çek’ konulu bu mitinge Erdoğan’ı dinletmek için salonları doldurtan AKP başta olmak üzere parti bazında CHP ve MHP de ilgisiz kaldı.

AKP’nin izlediği dış politikanın Suriye’de bataklığa sürüklerken uluslararası alanda da en haklı olduğu konularda bile ülkemize karşı en büyük haksızlıkların yapılmasına zemin hazırlıyor.

Ülke genelinde yaşanan bu sıkıntının turizme her alanda olduğundan daha fazla sıkıntısı turizmde yaşanıyor.

Bu politikanın turizmde neden olduğu sıkıntılar 2014’ün ikinci yarısından sonra ortaya çıkmaya sayladı

24 Kasım 2015’te angajman kuralarını ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesi ile bu ülke ile ilişkiler koptu.

İlişkilerin koptuğu Rusya turizmde Türkiye’nin ikinci büyük ve gelişen pazarıydı. Kriz öncesinde gelen ziyaretçi sayısı 4.5 milyonu ulaşmıştı.

Rusya 24 Kasım’dan sonra Türkiye’nin turizmde tarihinin en ağır krizini yaşadığı bir sürece girdi.

Alman meclisinin 2 Haziran’da aldığı ‘Ermeni soykırımı yapılmıştır yalanına dayalı karar Türkiye’nin turizmde en büyük pazarında yaşanmakta olan sıkıntıları bir üst aşamaya yükseltecektir.

Diyeceğimiz şudur :

Türkiye’nin turizmde içine girdiği tarihinin en ağır krizine girmesinin nedeni sektörel ya da ekonomik değil tamamen siyasidir.

Bu noktada sektörün kendi başına yapacağı bir şey yok.

Çünkü krizin nedeni de çözümü de ekonomik değil siyasidir.

Bunun da yolu AKP ve onun Türkiye’yi her alanda sıkıntıya sokan uygulamaları ve başta Suriye düşmanlığına dayalı dış politikalarının değişmesinden geçiyor.

Bunu da yalnız biz değil hafta başında gazetecilerle kahvaltılı sohbet toplantısında bir araya gelen başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’da söylüyor.

O sohbette Kurtulmuş’un değerlendirmeleri ‘Dış politikada değişiklik zaruri’ başlığı ile yer aldı.

Toplantıya katılan, AKP’den iyi haber almakla bilinen Abdülkadir Selvi de toplantıyı Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesine ‘Dış politikaya rötuş’ başlığı ile taşımıştı.

‘Açılım, Rus uçağının düşürülmesi, Almanya’nın soykırım yalanı ile ilgili kararının ülke geneli ve turizme etkileri değerlendirilirken bunlar dikkate alınmalı….

BİR CEVAP BIRAK