Sakalsızlar kafir mi?

Gazetemi otobüsün içinde okuyorken, Ulus durağında ön kapıdan yolcuların bindiği sırada bir itiş kakış ve bağırış başlayıverdi. Neyin nesi olduğunu gazeteden kafamı kaldırıp anlamaya çalışırken, uzun sakallı, yaşlı biri bağırıp çağırıyor.  “İtiyorsun-itmiyorum” münakaşası sırasında, oturanlardan orta yaşlı sakalsız biri, uzun sakallı ve yaşlı adama, “amca sen haksızsın, otur yerine” diye ikaz etti.


Uzun sakallı ve yaşlı adam, ikaz eden ve sakalı olmayan orta yaşlı kişiye, “sen karışma senin sakalın yok, sen kâfirsin” deyiverdi.


Şoför, “susalım beyler sakin olalım” uyarısı duyulurken, sakalsız kimseler de, o uzun sakallı ve yaşlı adama, “amca bizim sakalımız yok kâfirmiyiz” diye çıkışınca gürültü arttı.


Şoför yerinden kalkıp o yaşlı ve uzun sakallı adamın yanına gelerek kolundan tuttu. “Amca senin tantananı dinlemek zorunda değiliz, ya sus, ya aşağı in” diye çıkıştı. Ortalık yatışırken, sakallı ve yaşlı adam sustu. Ama sakalsızlar, “Allah Allah ne günlere kaldık  ” diyerek başlarını sallayıp durdular. Sakallı adam, sürekli dudaklarını oynatarak sessizce biriyle atışıyor gibiydi.


Kendi kendime, turban murban derken, iş nerelere gidiyor diye düşünmeye başladım. Okuduğum gazetede, rahiplerin öldürülmesi, Malatya’daki üç adamın, dini inancı yüzünden kesilmesi irdeleniyordu.


SAPIĞI OTOBÜSTEN İNDİRDİLER


Madem Belediye otobüsüne değindik; aynı gün başka bir tuhaf olayı da anlatayım.
Toplum olarak toplum araçlarını sürekli kullanıyoruz. Yine aynı 12.12.2007 günü “Sakalsız Kâfir” otobüsünden inip Milli Kütüphaneye gitmek üzere başka otobüse bindim. Oldukça kalabalıktı, çoğumuz ayakta idik.


Otobüs hareket ettikten sonra, otobüsün içinde benden dört beş adım uzakta bir gürültüdür koptu. Bir bayandan “Pis sapık ne yapıyorsun”, “terbiyesiz herif” diyen bağırışmalar duyuldu. Adamın biri de, yanımda “amanın tansiyon yükseldi” diye mırıldanıyorken, bayanlar bir adamı itip kakıyor, küfüler savuruyordu. Şoför arabayı durdururken, bayanlar, “in aşağı sapık herif” diye 30–35 yaşlarındaki bir adama yükleniyorlardı.


Adam “bizim de namısımız var yahu” diye mahcup ve korkan bir tavırla açılan kapıdan aşağı inip uzaklaştı.  Meğer adam bayanlara sarkıntılık gibi bir şeyler yapıyormuş… 20 yıldır Ankara’dayım ilk kez böyle bir olaya rastladım.


Bu tanık olduğum bir günlük iki olayı sizinle paylaşmak istedim..
Cevat Kulaksız.   ckulaksizster@gmail.com.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here